|
olu dolu yaşanası hayat.. seni yaşayacağım...
|
|
ERKEKTE KISIRLIK
2-5 günlük bir cinsel perhizin sonunda istenen sperm tahlilinin
neticesinde spermlerde sayı, hareket ve şekil bozukluğu saptanan
durumlarda erkek problemi tanısı konarak detaylı değerlendirme ve
buna göre hareket tarzı gereklidir.
Erkek kısırlığı, çok nadir bazı hallerde altta yatan ve hayatı
tehdit eden ağır bir hastalığın örneğin testis tümörlerinin de ilk
bulgusu olabilir. Bu nedenle belirgin düzeyde erkek kısırlığıyla
karşılaşıldığında Ürolog (bevliyeci)muayenesi gerekir.
Yapılan araştırmalar sonucunda erkek kısırlığına neden olan en
önemli nedenler, çocukluk çağında geçirilen tıp dilinde
“kriptorşizm” denilen inmemiş testisler, üreme organlarındaki
enfeksiyonlar ve ileri yaşlarda karşılaşılan ‘varikosel’dir.
Erkek kısırlığına neden olan ve daha nadir görülen diğer sebepler
ise; testis tümörleri, testislerde yaralanma, yüksek ateşli
hastalıklar, üreme kanallarında tıkanıklık, geriye doğru boşalma,
sinir sistemine ait nedenler, genetik bozukluklar, hormonal ve
cinsel fonksiyon bozukluklarıdır.
Genetik sorunlardan kaynaklanan kısırlık vakalarında, tüp bebek
uygulamaları sonucu elde edilecek çocuğun sağlığını etkileyecek
genetik anomaliler de saptanabilir.
ERKEK KISIRLIĞINDA GENETİK İNCELEMENİN ÖNEMİ:
Son yıllarda genetik alanında ilerlemeler erkek kısırlığının
nedenleri hakkında çok önemli bilgiler elde etmemizi sağlamıştır.
Seks kromozomlarından Y kromozomu üzerindeki genlerdeki silinmeler
vücut yapısı ve fonksiyonları normal olmasına rağmen testiste
sperm yapımının azalması veya hiç sperm yapılmaması gibi duruma
yol açmaktadır.
Aynı şekilde yine seks kromozomlarındaki sayı anomalileri örneğin
en sık görülen 47 XXY Klinefelter sendromu gibi genetik hastalıkta
da testis gelişimi yetersiz kalmış ve sperm yapımı azalmış
olabilir.
Ayrıca testislerden sperm taşıyan kanalların doğuştan olmaması
halinde testiste normal sperm üretimi olmasına rağmen çıkış imkanı
olmadığı için menide sperm görülmez. Bu da genetik olarak
Konjenital Bilateral Vas Deferens Agenezisi (CBAVD) denilen bir
hastalığa bağlıdır.
Kısırlık sorunu olan erkeklerin bir kısmı, eksikliği saptanan
hormonların yerine konması veya bazı ilaç tedavileri ile sperm
üretimi arttırılarak tedavi edilebilir.
Sperm tahlilinde hiç sperm hücresine rastlanmayan (azoospermik)
hastalar ise detaylı tetkikler ile değerlendirilerek testislerde
gerçekten sperm üretimi olup olmadığı veya spermin geçtiği
kanallarda tıkanıklık varlığı araştırılır.
Ayrıca toplumdaki erkeklerin %15'inde rastlanan ve kısırlık tanısı
ile müracaat eden erkeklerin ise %40'ında saptanan varikosel
(testis damarlarında genişleme, varisleşme), sperm üretimini bozan
etkenlerden biridir. Varikosel, testislerde ısı artışı ve
toplardamarlardaki kullanılmış kanın testise geri akımı sonrası
testis içi mikro-dolaşımı etkileyerek sperm üretimini ve özellikle
de hareket özelliklerini bozabilir.
Değişik derecelerde görülebilen varikoselin tanısı muayene ile ve
çeşitli radyolojik tetkiklerle konulabilir.
Uzman bir kişinin muayenesi ile saptanmayan sadece doppler
ultrasonografi ile gösterilen yani az düzeyde var olan varikosel
ameliyatı yapmanın herhangi bir faydasının olmadığı
gösterilmiştir.
Bazen ağrı sebebi de olabilen varikosel, genelde bir sağlık sorunu
olmayıp sadece çocuk sahibi olmak isteyen erkeklerde saptandığı
takdirde önem taşır. Ergenlik çağında başlayan varikosel
testislerin gelişmesine de engel olabilir, bunun çok gecikmeden
tedavisi gereklidir. Varikosel, sperm üretimine olan etkisini
yıllar içerisinde gösterebilir.
Varikosel mikro cerrahi yöntemler kullanılarak, tedavi edilebilen;
en sık rastlanan erkek infertilitesi sebebidir. Tanısı doğru
olarak konulan ve mikro cerrahi yöntemlerin başarılı uygulaması
ile tedavi edilen varikosel vakalarında spermiogram değerlerinde %
60-70 oranında düzelme sağlanır. Ancak spermlerdeki bu düzelmenin
gebelik oranlarını ne derece düzelttiği konusunda çelişkili
araştırmalar vardır.
Genellikle varikosel operasyonunu takiben 6 ay içersinde
spermiyogram sonuçlarındaki düzelmeye rağmen gebe kalmayan
olguların mutlaka rahim içi aşılama (IUI) veya tüp bebek
–mikroenjeksiyon- uygulamalarına geçmeleri gereklidir.
Aşırı olmayan hafif düzeydeki sperm bozukluklarında sperm yıkama
işlemi ve aşılama ile gebelik elde etmek mümkündür. Gerekli
görülürse Ürolog (Bevliye Uzmanı) görüşü alınır. Ağır düzeydeki
sperm bozukluklarında ise aşılama ile fayda sağlanamaz ve tüp
bebek-mikroenjeksiyon tedavisi uygulanması gerekir.
Verilen sperm örneğinde hiç sperm olmaması durumunda ve bunun
denedi olarak da tıkanıklık saptanmadıysa yani sperm üretim azlığı
söz konusuysa o zaman testislerden (erkeğin yumurtalıklarından)
alınacak parçalardan elde edilecek spermler ile (TESE) tüp bebek
tedavisi yapılması gereklidir.
Erkek kısırlığında doğal olarak en çok sorulan soru buna neyin
sebep olduğudur.
Ancak ne yazık ki spermlerin sayı, hareket ve şekil
bozukluklarının saptandığı olguların pek çoğunda ne hikayede ne de
muayenede belirgin bir sebep ortaya koymak mümkün olmaz.
Buna sebebi belirsiz erkek kısırlığı adı verilmektedir. Yapılacak
işlemler ise yine aynıdır, yani belli bir oranda sperm varsa
aşılama eğer yoksa tüp bebek-mikroenjeksiyon tedavisi.
http://www.gebelikveannelik.com
|
|
Dolu dolu yaşanası hayat.. seni yaşayacağım...
|