|
olu dolu yaşanası hayat.. seni yaşayacağım...
|
|
GÜÇLÜ VE ZAYIF KADINLAR
Güçlü kadınlar vardır, her işlerini kendileri halletmeye çalışan.
Anne babaları tarafından böyle yetiştirilen. Onlar kendi
paralarını kendileri kazanmak isterler. Evdeki tüm tamirat,
tadilat işlerinden anlarlar. Bir erkeğe mecbur kalmadan da
hayatlarını devam ettirebilirler. Faturalarını kendileri
yatırırlar. Hemen hemen tüm işlerini kendileri yaparlar. Hatta
etraflarının yükünü de üstlenirler. Özgürlüğü severler, dik
durmayı da, güçlüdürler çünkü…
Aşık olduklarında hissederek yaşarlar.
Aşklarına kurallar koymadıkları gibi büyük beklentilere de
girmezler. Sevdiklerine problem çıkarmazlar. Bütün gün çalışıp
durduktan sonra, akşamları yorgun da olsalar sevgilileri buluşalım
dediğinde, hemencecik hazırlanıp sevgililerinin onları evden
almalarına gerek kalmadan, o her neredeyse onun olduğu yere
giderler. Çoğu zaman sevgililerinin ya da kocalarının haberi bile
olmaz yaşadıkları sıkıntıdan, yansıtmazlar çünkü. Para var mı,
işyerinde sıkıntı mı oldu, birine canı mı sıkıldı, hiç bunlarla
yormazlar birlikte oldukları erkeği. Çünkü istemezler kimse onlara
acısın. Sonra da bir bakarlar ki, bu kadar dik durmanın ve sorun
çıkarmamanın karşılığında gerçekten de kimse onlara acımaz. Bu
durum zamanla gelenekselleşir ve acınmama ile sorun çıkarmama hali
yaşam tarzına dönüşür. Eskaza dayanamayıp sorunlarını paylaşmaya
kalksalar, bu sefer de sorunlu kadın, kaprisli kadın, tahammül
edilmez kadın damgasını yerler. Bu yüzden de terk edildiklerinde
bile hiç seslerini çıkarmaz bu güçlü kadınlar!
Terk eden erkek de bilir onun ne kadar güçlü olduğunu ve onsuz da
yaşayabileceğini, içinde yaşadığı fırtınalardan bihaber. Sonra bir
dosttan, eşten, ya da tanıdıktan duyarlar ki onu terk eden gitmiş
erkeğe muhtaç yaşamak zorunda olan biriyle beraber olmaya
başlamış.
Erkekler çok severler böyle kadınları. Birinin ona muhtaç olduğunu
görmek bir çok duygusunu okşar erkeğin. Onlara kendini erkek gibi
hissettirir! Bu zayıf kadınlar erkeklere bağımlıdır. Mesela fatura
filan yatıramazlar, anlamazlar çünkü. Nerden yatırılır onu da
bilmezler. Ev ya da yemek alışverişi de yapmazlar, çünkü
taşıyamazlar onca torbayı. Hep yorgun olurlar, bütün gün spor
salonları, kuaför, o mağaza, bu mağaza gezerler. Akşama yemek
yapmaya fırsat bulamazlar. Akşam eşleri eve geldiğinde, bugün
nereye yemeğe gidelim, diye sorarlar. En kötü ihtimal dışardan
yemek söylerler. Zayıf kadınlar doğurdukları çocuğa bakacak gücü
de kendilerinde bulamazlar, pamuklar içinde yaşamaya alışmışlardır
bir kere. Kendilerini hep altın tepsi içinde sunarlar. Huysuzluk
da ederler, ama bu erkeğin hoşuna gider, çünkü kadın ona
muhtaçtır, söylenmeyen güçlü kadının aksine, Hiçbirşeyi
beğenmedikleri gibi devamlı da mutsuzdurlar. Pek teşekkür
etmezler, kıskançlık krizlerini de severler.
Kocasının ve sevgilisinin hayatlarını karartırlar.
Erkekler bu kadınları asla terk edemezler.
Çünkü o güçsüz, kırılgan bir kadındır. Ayrılırsa kurda kuzuya yem
olur zavallıcık.
Koruyup kollanmalıdır her an o!
Zayıf kadınlar hiç çökmez, buruşmaz ve yıpranmazlar.
Ancak işin ilginç yanı her zaman daha değerli olanlar da onlardır.
Ve geride kalan güçlü kadınlar tüm bunların nasıl
gerçekleşebildiğine sadece bakakalırlar.
AYLİN KOTİL SARIGÜL
|
|
Dolu dolu yaşanası hayat.. seni yaşayacağım...
|