|
olu dolu yaşanası hayat.. seni yaşayacağım...
|
|
HAYAT ÇOK KISA
NASIL YAŞAMALIYIZ?
Belki de bu satırlar ahlakınızı yeniden düşünmeniz için
ölümünüzden önce size tanınmış son bir fırsat, son bir hatırlatma,
son bir uyarıdır. Siz bu satırları okurken bir saat sonra hayatta
kalacağınızdan emin olamazsınız. Bir saat sonra hayatta olsanız
bir sonraki saate erişeceğinizin hiçbir garantisi yoktur. Saat
değil bir dakika, hatta bir saniye sonra bile hayatta olacağınız
kesin değildir. Bu yazıyı sonuna kadar okuyup bitireceğinizin de
hiçbir garantisi yoktur. Ölüm size, büyük bir ihtimalle, bir
dakika öncesinde ölmeyi hiç aklınızdan geçirmediğiniz bir anda
gelecektir.
Mutlaka öleceksiniz, tüm sevdikleriniz de ölecek, sizden önce yada
sonra mutlaka ölecekler. Bundan 100 sene sonra dünya üzerinde
sizin tanıdığınız hiçbir canlı insan kalmayacak.
Her insanın, kendi hayatı hakkında bitmek tükenmek bilmeyen
planları vardır. Liseyi bitirmek, üniversiteye girebilmek, mezun
olmak, iş sahibi olmak, ev sahibi olmak, evlenip çoluk çocuk
sahibi olmak, çocuğunu büyütmek, emekli olmak, huzurlu bir hayata
kavuşmak gibi... Bunlar bu planların en genel ve en sıradan
olanlarındandır. Bunların dışında, herkesin, kendi içinde
bulunduğu durum ve şartlara göre daha binlerce konuda çok kapsamlı
plan ve tasarıları vardır.
Oysa bu planların hiçbirinin gerçekleşeceği kesin değildir. Buna
karşın ölüm, yüzde yüz gerçekleşecektir.
Yıllarca çalışıp çabalayıp üniversiteye giren bir öğrenci okuluna
giderken ölür. Yada yeni işe giren bir kişi işine giderken veya
evlenenler düğünden dönerken ani bir trafik kazası sonucunda
ölürler. Başarılı bir iş adamı ise, işlerini çabuk halledebilmek,
gideceği yere daha çabuk ulaşıp vakit kazanmak ve daha çok şeyler
yapabilmek için uçak yolculuğunu tercih eder. Fakat uçak kaza
yapar, yere düşer. Orada hayatı hiç düşünmediği şekilde son bulur.
Bütün planlar boşa gitmiştir. Geriye kalan planlarını
gerçekleştiremeden, bir daha asla tamamlanmayacak bir şekilde
yarıda bırakarak, dönüşü olmayan bir yere giderek ölürler... Oysa
o gittikleri yer için hazırladıkları hiçbir planları yoktur.
Gerçekleştiremeyecekleri planları yıllarca en ince ayrıntısına
kadar düşünmüşlerdir, ama gerçekleşeceği kesin olan ölüm hakkında
hiçbir şey düşünmemişlerdir bile.
Peki akla ve bilince sahip bir insan hangisine öncelik vermelidir?
Gerçekleşeceği kesin olan hakkında mı, yoksa olmayan hakkında mı
plan kurmalıdır? İnsanların çoğu, kesin olmayana önem verirler.
Hayatın hangi safhasında olursa olsun bütün planlarını, gelecekte
daha iyi ve daha mükemmel bir hayata kavuşabilmek için yaparlar.
Eğer insan ölümsüz olsaydı, bu davranış gerçekten de mantıklı
olacaktı. Fakat bütün planlar, ölüm denen mutlak sona mahkumdur.
Bu nedenle, kesin olan ölümü bırakıp kesin olmayanları önemsemek,
kesinlikle akıl dışıdır.
Ama insanlar, kafalarını esir almış olan garip bir büyü nedeniyle
bir türlü bu açık gerçeği fark edemezler.
Ölüm sizi her an yakalayabilir.
Kim bilir o an, belki de şu andır yada size çok yaklaşmıştır.
Dolayısıyla, düşünmekten kaçmak, hiçbir şekilde çözüm değildir.
Peki ne yapmalıyız, hayatın kıymetini bilmeli bize verilen ömrü en
güzel şekilde değerlendirmeliyiz, bunu hiçbir şeyi umursamazca mı
yapalım ? tabiî ki Hayır.
O zaman nasıl davranalım?
İnsana verilen en önemli şey akıldır, aklımızı kullanırsak ne
yapmamız gerektiğini, nasıl yaşamamız gerektiğini, neleri yapıp
neleri yapmamamız gerektiğini anlayabilir, görebiliriz.
Ancak aklımızı kullanırsak gerçeği görebiliriz.
Gerçek nedir? Gereken nedir? Hepsi etrafımızda ve gözümüzün önünde
duruyor.Anlayana, görene, bilene
Dr.C.K not: yazıyı internetten edindim,yazarını bilmiyorum, bazı
kısımlarını çıkarıp, biraz ekleme yaptım, bilginize.
Kaynak:
www.mutluinsan.com
|
|
Dolu dolu yaşanası hayat.. seni yaşayacağım...
|