|
olu dolu yaşanası hayat.. seni yaşayacağım...
|
|
KADINLARDA CİNSEL İSTEKSİZLİK VE ORGAZM OLAMAMA
Cinsellik veya cinsel istek nedir;
Bunu anlayabilmek için isterseniz önce kısaca insandan bahsedelim.
Canlı doğarken tek bildiği şey ölüm dür ve yaptığımız her şey
hayatta kalmak için, yaşamak için yaptığımız şeylerdir.
Yaşamak, dünyada kalmak bir haz ve zevktir,
ölüm ise elem ve kederdir,
insan ve tüm canlılar elemden kaçar hazza yönelirler.
Her canlı yaşamda kalmayı ister ve bunun için çaba gösterir.
Yaşamda kalabilmek yani ölmemek için doğuştan var olan bazı
yeteneklerimiz ve hislerimiz vardır, bunlar sonradan
öğrenilmez, değiştirilemez şeylerdir. Hayvanlarda bunlara iç güdü
diyoruz, insanlardakine ise DÜRTÜ ismini veriyoruz.
Dürtüler bilinçaltından gelir. Çok kabaca bir örnek verirsek yeni
doğmuş bir bebeğin meme emmeyi bilmesi veya acıkınca ağlaması bir
dürtüdür.
Evet cinsellikte bir dürtüdür,hayatın ve de neslin devamını
sağlamak için var olan bir dürtüdür. Ama cinsellik ikincil-ikinci
sırada bir dürtüdür.
Birincil dürtüler kişinin o gün için yaşamda kalmasını sağlayan
dürtülerdir ki; bunlar yemek yemek, su içmek, uyumak gibi yapılması
gereken yapılmazsa kişinin hayatını kaybetmesine neden olacak
dürtülerdir.
Canlıların hayatta kalmaktan haz duyduklarını ve her şeyi bunun
için yaptıklarını biliyoruz.Ama gerçek olan bir şey var,oda her
canlının sonunda öleceği,ama biz yaşamaktan bu dünyada olmaktan
mutluyuz ve daha uzun kalmak istiyoruz,bunun için ne yapabiliriz??
Yapabileceğiniz tek şey ama tek şey bir şeyler üretip sizden
sonraya bırakmak ,bununda en doğru,basit vede tatminkar yolu
bedeninizden bir parça üretmek ve bunu sizden sonraya bırakmak
yani çocuk sahibi olmaktır.
Sahip olunan çocukla canlı bedeninden olan bir parçanın kendinden
sonrada dünyada kalacağını bilir ve bir huzur, mutluluk duyar ve
dürtülerini tatmin eder. Neden torunların şimdi insanın kendi
çocuklarından daha fazla sevildiği hakkında bir fikriniz oluştu
mu, çünkü torun o kişinin kendinden sonra dünyada kalacak ama kendi
çocuğundan daha fazla dünyada kalacak parçasıdır, garantisidir.
Bu yüzden insanlar kendi çocuklarını kendileri gibi görüp
yapamadıkları şeyleri onların üzerinden yaşamayı isterler ve kendi
istediklerinin dışında hareket etmesinden mutlu olmazlar, kabul
edemedikleri şey çocuklarının da bir beyni ve hisleri
olduğudur, sorunda buradan yaşanır.
O zaman cinsellik nedir?
Cinsellik; bir dürtüdür, ikincil öneme sahip bir dürtüdür, amacı
neslin devamını sağlamaktır.
Neden cinsellik yaşarız;
-Üremek için;
-Zevk duyduğumuz için;
-İletişim, paylaşım olduğu için; (aynı sinemaya gitmek gibi, el ele
tutuşup yürümek gibi bir paylaşım, insanların bir birini
tanımasıdır)
-Nosyon olduğu için; yapılması gerekli olduğuna inandığımız bir
şeydir, ne kadar çok sıklıkta yapılırsa o kadar iyi olduğu
öğretilir veya öğrenilir. Bazen gelen maillerde veya telefonda
sorulur ben haftada şu kadar seks yapıyorum yeterlimi? Neden bana
günde 3 ve 4 öğün yiyorum yeterlimi diye sormuyorsunuz, acıkınca
yiyorsunuz, sekste acıkınca yapılır, sayısı standardı yoktur, bizse
bazı tabularda sıkışıp sekse bazı gereklilikler yüklemişizdir.
Cinsel arzu nedir?
Cinsel arzu kişinin karşı cinsle ilişkiye girme arzusu olup
bedensel (hormonal) problemi olmayan herkeste mevcuttur.
Ne zaman cinsel arzu duyarız sorusunu yukarıda anlattığımız
konuların ışığında şöyle tanımlayalım isterseniz;
Bedensel olarak yeterli olgunluğa erişmiş kadın veya erkek o
gününü yaşamsal olarak garantiye aldığında cinsel arzu duyar, bunu
açıklayan en güzel ata ''sözü fakirin karnı doyunca pipisi
kalkarmış ''sözüdür.
Cinsel arzu kavramı kişiden kişiye ve toplumdan topluma değişmekle
beraber genel anlamda bir eşle seks ilişkisine girmeyi
istemektedir.
Ne kadar isteğin yeterli olduğu, ne kadarının az olduğu kadından
kadına değişir.
Bizim toplumumuzda kadınların istek ile ilgili sıkıntılarını
çeşitli gruplarda incelemek gerçekçi ve faydalı olacaktır;
Erkekler ve kadınlar kabaca aynı ölçüde cinsel istek duyarlar ama
yetiştirilme şartları, içinde bulunulan koşullar, aile
baskısı, ahlaki ve dini etkiler kadınların bu isteklerini
baskılamalarını, başka kanallara yönlendirmelerini, veya
gösterememelerine neden olur.
Bu yüzden bu konuda rahat olan erkekler genelde cinsel ilişki
arzusunu kadınlardan daha sık duyarlar;
bir bayan olarak eşinizin seksi sizden daha sık ve daha fazla
arzu etmesi sizin seks isteği yönünden bir probleminiz olduğu
anlamına gelmez.
Cinsel istek nerelerden doğar;
binlerce uyarı cinsel istek doğurabilir,
-görme,
-koku,
-duyma,
-dokunma,
-tatma,
-düşünce
- duygular
Genel olarak neler cinsel isteksizlik yapar;
-en başta gebe kalma korkusu,
-ikinci olarak bakire kadınlarda kızlık zarını kaybetme korkusu
özellikle evlilik öncesi ilişkilerde
-üçüncü sırada eğer kadın seks isterse veya bunu gösterirse
partnerin kadın hakkında ne düşünebileceği
-canının acıyacağı korkusu veya şüphesi
-çevrenin baskısı ve düşünceleri
-ahlaksal ve dinsel yasaklamalar
-aile baskısı ve yetişme tarzı
-fiziki olmayan nedenler arasında, eşle anlaşmazlık (uyumsuzluk)
çok görülen bir nedendir,
-depresyon
-partnere güvenmeme
-erkek partnerin erken boşalması
-ilişki sırasında acı duyma veya kuruluk
-cinsel ilişkiye zorlanmak
-taciz veya tecavüz yaşamak
-fiziki olarak hormonal bozukluklar
-çeşitli hastalıklar
-ilaçların yan etkileri bulunmaktadır.
- hayatın ileri yıllarında (ileri yaşlarda) bir ölçüde azalır.
Cinsel isteği olmayan kadın var mıdır?
Normal hormon yapısına sahip her kadında cinsel istek
vardır,cinsel isteksizlik veya zevk alamama veya orgazm olamama
gibi şikayetlerle baş vuran kadınların yapılan tetkiklerinde de
görülmüştür ki ancak bunların %1'inin gerçekten bedensel problemi
vardır. Geri kalan %99'luk kesimin problemi tamamen psikolojiktir.
Cinsel isteksizlik, zevk alamama veya orgazm olamama
düzeltilebilir mi?(eğer bedensel bir neden yoksa)
Evet, gerekli zaman ve maddiyat sağlandıktan sonra problemi
düzeltilemeyecek kadın yoktur, her kadına istek duyması, ilişkiden
zevk alması veya orgazm olması öğretilebilinir.
Ne kadar zamanda düzelir bu sorun?
Sorunun düzelmesi kişiden kişiye göre farklılık
gösterir, yetiştirilme tarzı, işi, eşi içinde bulunduğu ortamlara
göre bu çok çok değişiklikler gösterir.
Bedensel sorun olup olmadığı nasıl anlaşılır?
Yapılacak basit bir jinekolojik muayene ve bir kaç hormon
tahlili her zaman fazlasıyla yeterli olmaktadır.
Cinsel isteksizliği, zevk alamamayı ve orgazm olamamayı
isterseniz farklı sosyal gruplarda inceleyelim;
Bekarlarda; en büyük korku kızlık zarının zarar görmesi veya
acımasıdır,
-aile baskısı da çok çok önemlidir (bununla ilgili açıklama ilerde
vardır)
gebe kalma korkusu da önemli bir yer teşkil eder.
Partnerin sizi kötü kadın olarak görüp görmeyeceği düşüncesi de
önemlidir tabii ki, toplumsal baskılar vazgeçilemez bir istek
yok edicidir.
bu yüzden bir çok genç kız ya cinsel arzularını baskılar yada
mastürbasyona yönelir. Mastürbasyonda zara zarar vermez, gebe
kalamaz,günah işlememiş, ailesini üzmemiş olur ve ailesindeki
erkekleri başka bir erkekle aldatmamış olur, çünkü o yaşlarda sevgi
farkı ayırt edilemez, partnere sevgi duyarsa ailesine vereceği
sevgiden çalıyormuş gibi hissedebilir bazen genç kızlarımız.
Evli kadınlarda; evli kadınlar uzaydan mı geliyor hayır onlarda
yıllarca bunları yaşayarak yada yaşatılarak büyüyorlar ve bu
hisler bir alışkanlık haline geliyor ,daha sonra evleniyorlar.
Evlilikte sosyal uyumsuzluk,koca ile olan sorunlar ve maddi
sıkıntılar isteksizliği yaratabiliyor veya arttırabiliyor. Sizi
döven,sevmeyen veya aşağılayıp kötü davranan birisiyle sevişmek
için istek duyabilir misiniz? Bir çok kadın aile evindeki baskıdan
sıkıntılı hayattan kurtulmak için evlenir ve koca evinde daha
fazla baskı ile karşılaşır.
Korunmayı kabul etmeyen çok çocuk sahibi olmayı erkeklik gibi
gören kocalar yüzünden gebe kalma ve kürtaj olma korkusu yaşayan
bir kadın nasıl cinsellik duyabilir ki.
Adatılmak ta kadında cinsel soğukluk yaratır.
Ayrıca seksi kadının bir vazifesi, erkeğe vermesi gereken bir
hizmet olarak gören bazı erkekler yeterli veya hiç uyarı
sağlamadan kadınla ilişkiye girmektedirler buda kadına acı verir
ve cinsellikten soğutur.
Yukarıda yetiştirme tarzı demiştik; düşünün küçük bir kız
çocuğusunuz dünyadaki en önemli varlıklar anneniz ve babanız, onlar
olmadan yaşayamazsınız, onların sevgisi ve ilgisi sizin için
hayatta en önemli şey; anne ve babanız veya aile çevresi size söyle
bir mesaj veriyorlar daha doğrusu pırıl pırıl daha boş
sayılabilecek bir hafızaya şöyle bir şifre, işletim sistemi
koyuyorlar;
bizim kızımız canımızdır, bizi hiç üzmez, biz ona çok güveniriz, asla
bizi üzecek hiç bir şey yapmaz. İleri yaşlarda ara sıra mesaj
tazelenir, yenilenir, ben kızıma güvenirim, başka kızlar gibi
değildir, doğruyu bizi neyin üzeceğini bilir.
Tamam ana mesaj verildi,yani işletme programı beyne konuldu,anne
baba üzülmeyecek,onları üzecek bir şey yapmayacaksınız,onlar
üzülürlerse sizi sevmezler sizde onların sevgisi ilgisi olmadan
yaşayamazsınız.Şimdide işletme programının alt şifrelerini
koyalım;
iyi kızlar erkeklerle beraber olmazlar,
aile şerefimiz çok önemlidir,
konu komşu ne der?
kızımın bakire olmadığını duyacağıma öleyim daha iyi (bu çok
yaygındır, üniversite düzeyinde yaptığım anket çalışmalarında genç
kızlara sorulan eğer aileniz bakire olmadığınızı bilse ne olurdu
sözüne verilen ilk cevap;
''kalp krizi geçirip ölürlerdi her halde''
ikinci cevap;''beni evden atarlardı''
üçüncü sıklıkta verilen cevap ise;''beni öldürürler''olmuştu.
Programlama şöyle devam eder; çevreden ve televizyonlardan verilen
haberlerle alt yapı kuvvetlendirilir, mesela şöyle; Ayşe hanımın
kızı şöyle yapmış, ailesi kahroluyormuş, babasına felç gelmiş veya
kalp krizi geçirmiş. Televizyondan ise ,bak aile sözü
dinlemeyen kızların sonu budur gibi mesajlar verilir.
Üçüncü aşamadaki programlama: sen iyi bir kızsın (cinsellik isteyen
veya yaşayanlar kötüdür) beyaz gelinlikle evlenecek, çocuk
doğuracaksın. -kadının görevi eşine hizmet ve çocuk doğurmaktır, iyi
kadınlar bunu yapar, kötülerin ise hayatlarını yaşama hakkı vardır.
Daha ağır olarak eğer ki onların istemediği şeyleri yapmaya
yönelirseniz size soğuk davranıp sevgilerini kısarlar ve siz
dünya bu şekilde yaşanamaz zannedersiniz, küçükken ben annem ve
babam olmadan hayatta kalamayacağımı -hiç bir zaman için-ve eğer
onlar beni sevmezlerse hayatımın biteceğini zannederdim ki, bu
bütün çocuklarda böyledir.
Bir de kız çocuklarının babaya olan sevgisinin paylaşılması gibi
hissettirilir karşı cinse olan ilgisi ve kız çocuğu sanki
babasından olan sevgisinden çalıyormuş gibi zanneder eğer bir
erkeğe ilgi duyarsa, halbuki ikisi ayrı ayrı hisler ve
sevgilerdir.
Arabamızı aynı yere park etmeyi,aynı yere oturmayı bile alışkanlık
haline getirmişken yıllarca çocukluğundan itibaren şartlanmış
olarak yetiştirilen bir kişinin tamam sen evlendin 25 yıl sana
verdiğimiz mesajları, baskıları ve alışkanlıklarını
unut, baskıladığın, ayıp, günah olan hislerini, yönlendirdiğin
hislerini canlandır ve düzelt, cinselliğini yaşayabilirsin demekle
olmuyor bütün bunlar.
Ya bu hisler düzelmiyor yada geri gelmiyor ya da kadın yıllarca
alıştığı dost olduğu zararsız olan mastürbasyon alışkanlığından
kurtulamıyor, evliliği bambaşka hayal eden erkeğini prensi kendini
de pamuk prenses olarak gören kadın gerçek hayatla hele birde
erkeğin kaba ve anlayışsız davranışlarıyla karşılaşınca karşı
cinsten iyice soğuyor ve cinselliği ya hiç yaşamıyor ve
hissetmiyor yada mastürbasyonla yaşayıp ilişkiden zevk almıyor.
Mastürbasyon hayal gücünün veya fantezinin sonsuz kullanımı ile
gerçekleşir,kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi
düşünür ve sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiç bir cinsel
eylem bu sınırsızlıkta ve mükemmellikte gerçekleşmez. Bu da cinsel
eylemlerde bazen hayal kırıklığı yaratabilir.Kadın alıştığı bu
düzenin dışına çıkıp normal cinsellikten zevk alamaz.
Kadında orgazm nedir?
Teknik terimleri bırakıp gerçekçi olalım. Kadın orgazmı erkekten
çok çok farklıdır. Erkekteki gibi orgazm ile gelen bir sıvı görsel
bir olay yoktur kadın orgazmında. Ve bu her kadından kadına çok
çok farklılık gösterir.
KADIN İÇİN ORGAZM TANIMI: ''Yaşadığınız bir cinsel eylem
veya ilişki bittikten sonra gergin kalmıyorsanız, boğazınızda
yutamadığınız bir lokma varmış gibi hissetmiyorsanız, kendiniz
mutlu ve rahat hissediyorsanız ve sizin için yeterliyse siz orgazm
olmuşsunuz demektir.''
Bırakınız başkaları ne derlerse desinler, ne yazılırsa yazılsın
fark etmez, mühim olan sizin gerçeğinizdir.
Peki bunları yaşayamayan yada hissedemeyenler ne yapacaklar?
Erişkin kişilerde bunu kendi kendine çözümü çok zordur, en basit
ve kolay yolu destek almaktır.
Nereye başvurup destek alabilirler?
Gerek bize gerekse bir seksüel terapi merkezine baş vurup destek
alıp tedavi olabilirler.
Yani tedavisi vardır ve bu durum düzeltilebilinir mi?
Evet tedavisi vardır, gerekli koşullar sağlandıktan sonra her
türlü sıkıntı gibi buda düzeltilir, kişinin cinsel istek duyması,
veya cinsel ilişkiden zevk alması veya orgazm olması öğretilir.
Bu konuda çok başvuru oluyor mu?
Maalesef Türkiye koşullarında bu kadınlarımız içinde sıkça yaşanan
bir durum.
Bize de bu konuda sıkça başvuru oluyor ve destek verip terapiye
aldığımız bir çok hastamızın şimdi mutlu ve sağlıklı cinsel hayatı
var.
Mühim olan kadın olmaktan utanmamaktır, cinsellikten utanmamaktır.
Hayat güzeldir, kadın olmak ayrıcalıktır.
Güzelliği ayrıcalıklı olarak yaşamanın keyfini çıkarın !
Geliniz size destek olalım, sizde sağlıklı ve mutlu bir cinsel
hayata sahip olunuz!!
Biz kadına saygı duyuyor, cinselliğin her kadının hakkı olduğuna
inanıyoruz.
Bu yüzden cinsellikle ilgili her türlü probleminizi bize
danışabilir bu konuda tıbbi ve psikolojik yardim ve destek
isteyebilirsiniz.
Kaynak:
www.mutluinsan.com
|
|
Dolu dolu yaşanası hayat.. seni yaşayacağım...
|