|
olu dolu yaşanası hayat.. seni yaşayacağım...
|
|
OSTEOPOROZ (KEMİK ERİMESİ) NEDİR? NASIL KORUNMALI?
Osteoporoz yani kemik erimesi kemik doku yoğunluğunun
azalması nedeniyle dayanıklılığının azalması, yani kalitesinin
düşmesidir. Kemik erimesinin şiddeti arttıkça kemik kırılganlığı
da artmaktadır. Osteoporoz ciddi ve sinsi bir hastalıktır. Bu
yüzden kemik erimesi, zamanında yakalanıp önlenmezse sakatlıklara
ve ölüme neden olur. Dünyada kalp-damar hastalıkları ve kanserden
sonra bilinen 3. ölüm nedeninin osteoporoz olduğu bildirilmiştir.
Menopozda olan kadınlar yaşamlarının geri kalan kısımlarında
osteoporoza bağlı %50'lik bir kemik kırığı riski ile karşı
karşıyadırlar. Osteoporoz 3 kadına karşılık 1 erkekte görür ve
yaşlılıkta daha çok rastlanan bu hastalık tek başına yaşlılık
hastalığı değildir.
Kemikler de kalp, beyin gibi canlı ve sürekli yapılanan bir
sistemdir. 30 yaşına kadar kemik yapısı ilerler ve 30 yaşında
doruk noktasına ulaşılır. 30 yaşında yeterli kemik kütlesine
ulaşılmaması halinde hastalık ortaya çıkmaya başlar. Bu yüzden,
kemiklerin korunmasında ve güçlü olmasında birinci adım
beslenmedir. 45 yaşından sonraysa kemik kayıp hızı, artmaya
başlar. 30-35 yaşına kadar kemik yoğunluğunu en üst seviyeye
taşıyabilirsek, ileride yaşanacak yıkımın tahribatını da en aza
indirebilir ve osteoporozun önüne geçebiliriz.
ANNE KARNINDAN İTİBAREN BESLENMEYE ÖZEN GÖSTERİLMELİ !
Bebeklikten, hatta anne karnından itibaren doğacak çocuğun
geleceği düşünülerek doğru beslenilmesi lazım. Kalsiyumun, yaşam
boyunca yeterli miktarda alınması, kemik dokusunu en üst seviyeye
çıkaracağından bu yıkımın etkisini zayıflatır. Ayrıca fiziksel
aktiviteler, kemiklerin güçlenmesini sağlar. Bütün bunlara karşın
yine de genetik gibi diğer bazı faktörler nedeniyle hastalık
ortaya çıkabilir. O zaman da uygulanacak tedaviyle yıkım
önlenebilir.
Osteoporotik kemik hem kütlesini kaybetmiş hem de iç yapısı
bozulmuş bir kemiktir. Kaybolan kemiği tekrar yerine koymak
oldukça zor, pahalı ve uzun zaman alan bir olaydır, dolayısı ile
risk faktörlerini belirlemek ve osteoporozu önlemek gelişmiş bir
osteoporozu tedavi etmekten daha kolaydır.
KEMİK ERİMESİ İÇİN ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRLERİ...
1. Kadın olmak
2. 50 yaşın üstünde olmak (Yaş arttıkça yoğunluğunu kaybeden
kemikler zayıflar)
3. Menopoza girmiş olmak (Menopoza girmiş kadınların ortalama üçte
birinde osteoporoz gelişmektedir ki, bunun sorumlusu östrojen
düzeyindeki azalmadır)
4. Erken menopoza girmek veya yumurtalıkların operasyon ile
alınmasını takiben cerrahi (yapay) menopoza girmek.
5. Erkeklerde erkek cinsiyet hormonu olan testosterondaki azalma
ile kemik kütlesi de azalabilmektedir (Erkeklerde gonad
fonksiyonunun; işlevinin herhangi bir nedenle azalması osteoporoza
bağlı kırıklara yol açabilmektedir).
6. Düşük kalsiyum içeren yiyeceklerle beslenme ve vitamin D
eksikliği
7. Fiziksel aktivitenin, hareketliliğin ve egzersizin az olması,
(egzersizin kemik kütlesini arttırdığı, kemiği kuvvetlendirdiği
kanıtlanmıştır).
8. Ailede osteoporozlu kimselerin bulunması (kırıklara yatkınlığın
bir kısmı kalıtsaldır; annelerinde omurga kırığı öyküsü olan genç
kadınlarda da kemik kütlesinde azalmaya rastlanmaktadır)
9. Kısa boylu, ince yapılı kişiler iri yapılı, kilolu kişilere
göre daha fazla osteoporoz riski taşımaktadırlar.
10. Beyaz tenli, açık renk gözlü olmak.
11. Sigara içmek
12. Alkollü, kolalı ve kafeinli içecekleri çok fazla tüketmek.
13. Bazı ilaçları uzun süreden beri veya yüksek dozlarda
kullanıyor olmak (örneğin; kortikosteroidler, lityum, alüminyum,
antikonvülzanlar, antiasitler, antikoagülanlar, siklosporin,
tiroid ilaçları ve bazı kanser ilaçları gibi).
14. Bazı hastalıkların olması. Örneğin; şeker hastalığı, tiroid
veya paratiroid bezinin fazla çalışması, mide-barsak operasyonu
geçirmiş olmak, uzun süren hareketsizlik, felçler, bazı romatizmal
hastalıklar ve diğer bazı endokrin (hormonal) hastalıklar
osteoporoza neden olabilmektedirler.
Bütün bu nedenlerden dolayı osteoporoz hastalığının sebebinin
araştırılmasında tanısında takibinde sadece muayene yeterli
değildir; film, kemik yoğunluğu ölçümleri, kan ve idrar
incelemeleri de gerekmektedir.
Belirtileri:
Bel ve sırt ağrısı
Boyda kısalma, omurgada kırık
Sırtta kamburlaşma, omuzlarda yuvarlaklaşma
El bileğinde kırık
Kaburga kırıkları
Kalça kemiğinde kırık
Hastalığın önüne geçmek için bol sebze ve süt ürünleri tüketilmesi
gereklidir.Peynir, lor, yoğurt, süt ve bol sebze sofradan eksik
edilmemelidir. Günde 15-20 dakika mutlak surette güneşte kalınmalı
ve egzersiz yapılmalıdır. Egzersiz günde en azından yarım saat
tempolu yürüyüş şeklinde olabilir.
Osteoporozda tanı kemik mineral yoğunluğu ölçümü ile konur.
Osteoporozun tipini belirlemek için bununla birlikte kan biyokimya
değerleri araştırılmalıdır.
Erken tanı konması son derece önemlidir !!!
Tedavide;
1.Yaşam tarzında değişiklikler yaparak düşmeyi azaltacak önlemler
almak,
2.Doktorunuzca önerilen egzersiz programlarını uygulamaya
çalışmak,
3.Beslenme şeklinizi önerilen şekilde düzenlemek,
4.İlaçlarınızı düzenli kullanmak ve yine düzenli doktor kontrolüne
gitmek,
5.Osteoporozun önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık
olduğunu bilmek gerekmektedir.
PROF.DR. FİKRET TÜZÜN-ALMAN HASTANESİ
|
|
Dolu dolu yaşanası hayat.. seni yaşayacağım...
|