|
olu dolu yaşanası hayat.. seni yaşayacağım...
|
|
Medeni Kanunun kadın hakları ile ilgili
bölümleri
8066
İKİNCİ KİTAP
AİLE HUKUKU
BİRİNCİ KISIM
EVLİLİK HUKUKU
BİRİNCİ BÖLÜM
EVLENME
BİRİNCİ AYIRIM
NİŞANLILIK
A. Nişanlanma
Madde 118- Nişanlanma, evlenme vaadiyle olur.
Nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya
kısıtlıyı bağlamaz.
B. Nişanlılığın hükümleri
I. Dava hakkının bulunmaması
Madde 119- Nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı
vermez.
Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza
şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.
II. Nişanın bozulmasının sonuçları
1. Maddî tazminat
Madde 120- Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın
nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir
sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük
kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve
katlandığı maddî fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat
vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da
uygulanır.
Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi
davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar
için uygun bir tazminat isteyebilirler.
2. Manevî tazminat
Madde 121- Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı
saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî
tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
III. Hediyelerin geri verilmesi
Madde 122- Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona
ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar
gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın
dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.
Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme
hükümleri uygulanır.
IV. Zamanaşımı
Madde 123- Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları,
sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
8067
İKİNCİ AYIRIM
EVLENME EHLİYETİ VE ENGELLERİ
A. Ehliyetin koşulları
I. Yaş
Madde 124- Erkek veya kadın onyedi yaşını doldurmadıkça
evlenemez.
Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple
onaltı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin
verebilir. Olanak bulundukça karardan önce ana ve baba veya vasi
dinlenir.
II. Ayırt etme gücü
Madde 125- Ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemez.
III. Yasal temsilcinin izni
1. Küçükler hakkında
Madde 126- Küçük, yasal temsilcisinin izni olmadıkça
evlenemez.
2. Kısıtlılar hakkında
Madde 127- Kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadıkça
evlenemez.
3. Mahkemeye başvurma
Madde 128- Hâkim, haklı sebep olmaksızın evlenmeye izin
vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra, bu konuda başvuran
küçük veya kısıtlının evlenmesine izin verebilir.
B. Evlenme engelleri
I. Hısımlık
Madde 129- Aşağıdaki kimseler arasında evlenme yasaktır:
1. Üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı,
hala ve teyze ile yeğenleri arasında,
2. Kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa
bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında,
3. Evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin
altsoyu ve eşi arasında.
II. Önceki evlilik
1. Sona erdiğinin ispatı
a. Genel olarak
Madde 130- Yeniden evlenmek isteyen kimse, önceki
evliliğinin sona ermiş olduğunu ispat etmek zorundadır.
b. Gaiplik durumunda
Madde 131- Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece
evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez.
Kaybolanın eşi evliliğin feshini, gaiplik başvurusuyla birlikte
veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir.
Ayrı bir dava ile evliliğin feshi, davacının yerleşim yeri
mahkemesinden istenir.
8068
2. Kadın için bekleme süresi
Madde 132- Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona
ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez.
Doğurmakla süre biter.
Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya
evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri
hâllerinde mahkeme bu süreyi kaldırır.
III. Akıl hastalığı
Madde 133- Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbî sakınca
bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça
evlenemezler.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM
EVLENME BAŞVURUSU VE TÖRENİ
A. Başvuru
I. Başvuru makamı
Madde 134- Birbiriyle evlenecek erkek ve kadın, içlerinden
birinin oturduğu yer evlendirme memurluğuna birlikte başvururlar.
Evlendirme memuru, belediye bulunan yerlerde belediye başkanı veya
bu işle görevlendireceği memur, köylerde muhtardır.
II. Şekli
Madde 135- Başvuru, evlenecekler tarafından yazılı veya
sözlü olarak yapılır.
III. Belgeler
Madde 136- Erkek ve kadından her biri, nüfus cüzdanı ve
nüfus kayıt örneğini, önceki evliliği sona ermiş ise buna ilişkin
belgeyi, küçük veya kısıtlı ise ayrıca yasal temsilcisinin imzası
onaylanmış yazılı izin belgesini ve evlenmeye engel hastalığının
bulunmadığını gösteren sağlık raporunu evlendirme memurluğuna
vermek zorundadır.
IV. Başvurunun incelenmesi ve reddi
Madde 137- Evlendirme memuru, evlenme başvurusunu ve buna
eklenmesi gereken belgeleri inceler. Başvuruda bir noksanlık
görürse bunu tamamlar veya tamamlattırır.
Başvurunun usulüne uygun olarak yapılmadığı veya evleneceklerden
birinin evlenmeye ehil olmadığı ya da evlenmeye yasal bir engel
bulunduğu anlaşılırsa, evlenme başvurusu reddolunur ve durum
evleneceklere yazıyla hemen bildirilir.
V. Redde itiraz ve yargılama usulü
Madde 138- Evleneceklerden her biri evlendirme memurunun
ret kararına karşı mahkemeye başvurabilir. İtiraz, evrak üzerinde
incelenip kesin karara bağlanır.
Ancak, mutlak butlan sebeplerinden birinin bulunduğuna ilişkin ret
kararlarına karşı açılan davalar, basit yargılama usulüyle ve
Cumhuriyet savcısının hazır bulunmasıyla görülür.
B. Evlenme töreni ve tescil
I. Koşulları
1. Evlenme izni
Madde 139- Evlendirme memuru, evlenme koşullarının
varlığını tespit ederse veya ret kararı mahkemece kaldırılırsa,
evleneceklere evlenme gün ve saatini bildirir veya isterlerse
evlenme izni belgesini verir.
8069
Evlenme izni belgesi, verildiği tarihten
başlayarak altı ay içinde evleneceklere herhangi bir evlendirme
memuru önünde evlenebilme hakkı sağlar.
2. Evlenmenin yapılamaması
Madde 140- Evlenme koşullarının bulunmadığının anlaşılması
veya belgelerin verilmesinden başlayarak altı ayın geçmesi
hâlinde, evlendirme memuru evlenme törenini yapamaz.
II. Yapılışı
1. Tören yeri
Madde 141- Evlenme töreni, evlendirme dairesinde evlendirme
memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık
olarak yapılır. Ancak, tören evleneceklerin istemi üzerine
evlendirme memurunun uygun bulacağı diğer yerlerde de yapılabilir.
2. Törenin şekli
Madde 142- Evlendirme memuru, evleneceklerden her birine
birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorar. Evlenme,
tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur. Memur,
evlenmenin tarafların karşılıklı rızası ile kanuna uygun olarak
yapılmış olduğunu açıklar.
3. Aile cüzdanı ve dinî tören
Madde 143- Evlenme töreni biter bitmez evlendirme memuru
eşlere bir aile cüzdanı verir.
Aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreni yapılamaz.
Evlenmenin geçerli olması dinî törenin yapılmasına bağlı değildir.
C. Yönetmelik
Madde 144- Evlenme işlemi, evlenme kütüğü, evlenmeye
ilişkin yazışma ve evlenme ile ilgili diğer konular yönetmelikle
düzenlenir.
DÖRDÜNCÜ AYIRIM
BATIL OLAN EVLENMELER
A. Mutlak butlan
I. Sebepleri
Madde 145- Aşağıdaki hâllerde evlenme mutlak butlanla
batıldır:
1. Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması,
2. Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt
etme gücünden yoksun bulunması,
3. Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı
bulunması,
4. Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın
bulunması.
II. Dava açma görevi ve hakkı
Madde 146- Mutlak butlan davası, Cumhuriyet savcısı
tarafından re'sen açılır.
Bu dava, ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir.
III. Dava hakkının sınırlanması veya kalkması
Madde 147- Sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı
Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen dava edilemez; fakat her
ilgili, mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir.
8070
Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya
akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan
davasını yalnız ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl
hastalığı iyileşen eş açabilir.
Evliyken yeniden evlenen bir kimsenin önceki evliliği mutlak
butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede
diğer eş iyiniyetli ise, bu evlenmenin butlanına karar verilemez.
B. Nisbî butlan
I. Eşlerin dava hakkı
1. Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk
Madde 148- Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme
gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir.
2. Yanılma
Madde 149- Aşağıdaki durumlarda eşlerden biri evlenmenin iptalini
dava edebilir:
1. Evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi
düşünmediği hâlde yanılarak bu evlenmeye razı olmuşsa,
2. Eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için
çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte
yanılarak evlenmişse.
3. Aldatma
Madde 150- Aşağıdaki durumlarda eşlerden biri evlenmenin iptalini
dava edebilir:
1. Eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından
veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak
evlenmeye razı olmuşsa,
2. Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan
bir hastalık kendisinden gizlenmişse.
4. Korkutma
Madde 151- Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı
veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile
korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava
edebilir.
5. Hak düşürücü süre
Madde 152- İptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği
veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı
ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
II. Yasal temsilcinin dava hakkı
Madde 153- Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni
olmadan evlenirse, izni alınmayan yasal temsilci evlenmenin
iptalini dava edebilir.
Bu suretle evlenen kimse sonradan onsekiz yaşını doldurmak
suretiyle ergin olur, kısıtlı olmaktan çıkar veya karı gebe
kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez.
C. Butlanı gerektirmeyen sebepler
I. Bekleme süresine uymama
Madde 154- Kadının bekleme süresi bitmeden evlenmesi,
evlenmenin butlanını gerektirmez.
8071
II. Şekil kurallarına uymama
Madde 155- Evlendirmeye yetkili memur önünde yapılmış olan
bir evliliğin kanunun diğer şekil kurallarına uyulmaması sebebiyle
butlanına karar verilemez.
D. Butlan kararı
I. Genel olarak
Madde 156- Batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona
erer. Mutlak butlan hâlinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar
geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.
II. Sonuçları
1. Çocuklar yönünden
Madde 157- Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten
doğan çocuklar, ana ve baba iyi niyetli olmasalar bile evlilik
içinde doğmuş sayılırlar.
Çocuklar ile ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin
hükümler uygulanır.
2. Eşler yönünden
Madde 158- Evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken
iyi niyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel
durumunu korur.
Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve
soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
E. Mirasçıların dava hakkı
Madde 159- Evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara
geçmez. Ancak, mirasçılar açılmış olan davayı sürdürebilirler.
Dava sonucunda evlenme sırasında iyi niyetli olmadığı anlaşılan
sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış
olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da
kaybeder.
F. Yetki ve yargılama usulü
Madde 160- Evlenmenin butlanı davasında, yetki ve yargılama
usulü bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır.
İKİNCİ BÖLÜM
BOŞANMA
A. Boşanma sebepleri
I. Zina
Madde 161- Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma
davası açabilir.
Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak
altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle
dava hakkı düşer.
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
II. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
Madde 162- Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına
kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır
derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma
davası açabilir.
Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak
altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl
geçmekle dava hakkı düşer.
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.
8072
III. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
Madde 163- Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya
haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla
birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman
boşanma davası açabilir.
IV. Terk
Madde 164- Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan
yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği
veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde
ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem
üzerine hâkim tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk
edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk
etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta
dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.
Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim, esası incelemeden
yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi
gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda
bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak,
boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe
ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe
dava açılamaz.
V. Akıl hastalığı
Madde 165- Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden
ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın
geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit
edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.
VI. Evlilik birliğinin sarsılması
Madde 166- Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri
kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa,
eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır
ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber
bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik
birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer
bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya
da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik
birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı
verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek
iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve
boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda
taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır.
Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak
bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu
değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur.
Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü
uygulanmaz.
Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın
reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten
başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun
ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden
sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya
karar verilir.
B. Dava
I. Konusu
Madde 167- Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse
boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir.
8073
II. Yetki
Madde 168- Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili
mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa
altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
III. Geçici önlemler
Madde 169- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim,
davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin
barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların
bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır.
C. Karar
I. Boşanma veya ayrılık
Madde 170- Boşanma sebebi ispatlanmış olursa, hâkim
boşanmaya veya ayrılığa karar verir.
Dava yalnız ayrılığa ilişkinse, boşanmaya karar verilemez.
Dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması
olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir.
II. Ayrılık süresi
Madde 171- Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için
karar verilebilir. Bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle
işlemeye başlar.
III. Ayrılık süresinin bitimi
Madde 172- Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona
erer.
Ortak hayat yeniden kurulmamışsa, eşlerden her biri boşanma davası
açabilir.
Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan
olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde
tutulur.
IV. Boşanan kadının kişisel durumu
Madde 173- Boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı
kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden
alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hâkimden bekârlık
soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir.
Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati
bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa,
istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir.
Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını
isteyebilir.
V. Boşanmada tazminat ve nafaka
1. Maddî ve manevî tazminat
Madde 174- Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma
yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu
taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya
uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak
uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
2. Yoksulluk nafakası
Madde 175- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf,
kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî
gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.
Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.
8074
3. Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi
Madde 176- Maddî tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan
veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar
verilebilir.
Manevî tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.
İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya
nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan
birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın
evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun
ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme
kararıyla kaldırılır.
Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin
gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar
verilebilir.
Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen
maddî tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal
ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara
bağlayabilir.
4. Yetki
Madde 177- Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında,
nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
5. Zamanaşımı
Madde 178- Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden
doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir
yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
VI. Mal rejiminin tasfiyesi
1. Boşanma hâlinde
Madde 179- Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu
rejime ilişkin hükümler uygulanır.
2. Ayrılık hâlinde
Madde 180- Ayrılığa karar verilirse mahkeme, ayrılığın
süresine ve eşlerin durumlarına göre aralarında sözleşmeyle kabul
edilmiş olan mal rejiminin kaldırılmasına karar verebilir.
VII. Miras hakları
Madde 181- Boşanan eşler, bu sıfatla birbirlerinin yasal
mirasçısı olamazlar ve boşanmadan önce yapılmış olan ölüme bağlı
tasarruflarla kendilerine sağlanan hakları, aksi tasarruftan
anlaşılmadıkça, kaybederler.
Boşanma davası devam ederken, ölen davacının mirasçılarından
birisinin davaya devam etmesi ve davalının kusurunun ispatlanması
hâlinde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
VIII. Çocuklar bakımından ana ve babanın hakları
1. Hâkimin takdir yetkisi
Madde 182- Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken,
olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet
altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan
sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel
ilişkilerini düzenler.
Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel
ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve
ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve
eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.
Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu
giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik
durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.
8075
2. Durumun değişmesi
Madde 183- Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir
yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması
hâlinde hâkim, re'sen veya ana ve babadan birinin istemi üzerine
gerekli önlemleri alır.
D. Boşanmada yargılama usulü
Madde 184- Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı
kalmak üzere Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa tâbidir:
1. Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların
varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe, bunları ispatlanmış
sayamaz.
2. Hâkim, bu olgular hakkında gerek re'sen, gerek istem üzerine
taraflara yemin öneremez.
3. Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz.
4. Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder.
5. Boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar,
hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerli olmaz.
6. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli
yapılmasına karar verebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
EVLİLİĞİN GENEL HÜKÜMLERİ
A. Haklar ve yükümlülükler
I. Genel olarak
Madde 185- Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği
kurulmuş olur.
Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların
bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle
yükümlüdürler.
Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak
zorundadırlar.
II. Konutun seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma
Madde 186- Eşler oturacakları konutu birlikte seçerler.
Birliği eşler beraberce yönetirler.
Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları
ile katılırlar.
III. Kadının soyadı
Madde 187- Kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak
evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı
yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da
kullanabilir. Daha önce iki soyadı kullanan kadın, bu haktan
sadece bir soyadı için yararlanabilir.
B. Birliğin temsili
I. Eşlerin temsil yetkisi
Madde 188- Eşlerden her biri, ortak yaşamın devamı
süresince ailenin sürekli ihtiyaçları için evlilik birliğini
temsil eder.
Ailenin diğer ihtiyaçları için eşlerden biri, birliği ancak
aşağıdaki hâllerde temsil edebilir:
1. Diğer eş veya haklı sebeplerle hâkim tarafından yetkili
kılınmışsa.
8076
2. Birliğin yararı bakımından gecikmede
sakınca bulunur ve diğer eşin hastalığı, başka bir yerde olması
veya benzeri sebeplerle rızası alınamazsa.
II. Sorumluluk
Madde 189- Birliği temsil yetkisinin kullanıldığı hâllerde,
eşler üçüncü kişilere karşı müteselsilen sorumlu olurlar.
Eşlerden her biri, birliği temsil yetkisi bulunmaksızın yaptığı
işlemlerden kişisel olarak sorumludur. Ancak, temsil yetkisinin
üçüncü kişilerce anlaşılamayacak şekilde aşılması hâlinde eşler
müteselsilen sorumludurlar.
III. Temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlanması
Madde 190- Eşlerden biri birliği temsil yetkisini aşar veya
bu yetkiyi kullanmada yetersiz kalırsa hâkim, diğer eşin istemi
üzerine temsil yetkisini kaldırabilir veya sınırlayabilir. İstemde
bulunan eş, temsil yetkisinin kaldırıldığını veya sınırlandığını,
üçüncü kişilere sadece kişisel duyuru yoluyla bildirebilir.
Temsil yetkisinin kaldırılmasının veya sınırlanmasının iyiniyetli
üçüncü kişilere karşı sonuç doğurması, durumun hâkimin kararıyla
ilân edilmesine bağlıdır.
IV. Temsil yetkisinin geri verilmesi
Madde 191- Temsil yetkisinin kaldırılmasına veya
sınırlanmasına ilişkin karar, koşullar değiştiğinde eşlerden
birinin istemi üzerine hâkim tarafından değiştirilebilir.
İlk karar ilân edilmiş ise, değişikliğe ilişkin karar da ilân
olunur.
C. Eşlerin meslek ve işi
Madde 192- Eşlerden her biri, meslek veya iş seçiminde
diğerinin iznini almak zorunda değildir. Ancak, meslek ve iş
seçiminde ve bunların yürütülmesinde evlilik birliğinin huzur ve
yararı göz önünde tutulur.
D. Eşlerin hukukî işlemleri
I. Genel olarak
Madde 193- Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşlerden her
biri diğeri ve üçüncü kişilerle her türlü hukukî işlemi yapabilir.
II. Aile konutu
Madde 194- Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası
bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez,
aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları
sınırlayamaz.
Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza
verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir.
Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş,
tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini
isteyebilir.
Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa,
sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle
sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri
ile müteselsilen sorumlu olur.
E. Birliğin korunması
I. Genel olarak
Madde 195- Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine
getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda
uyuşmazlığa düşülmesi hâlinde, eşler ayrı ayrı veya birlikte
hâkimin müdahalesini isteyebilirler.
8077
Hâkim, eşleri yükümlülükleri konusunda
uyarır; onları uzlaştırmaya çalışır ve eşlerin ortak rızası ile
uzman kişilerin yardımını isteyebilir.
Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda
öngörülen önlemleri alır.
II. Eşler birlikte yaşarken
Madde 196- Eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, ailenin
geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler.
Eşin ev işlerini görmesi, çocuklara bakması, diğer eşin işinde
karşılıksız çalışması, katkı miktarının belirlenmesinde dikkate
alınır.
Bu katkılar, geçmiş bir yıl ve gelecek yıllar için istenebilir.
III. Birlikte yaşamaya ara verilmesi
Madde 197- Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği,
ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddî biçimde tehlikeye
düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa
hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı
parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin
mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte
yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple
olanaksız hâle gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde
bulunabilir.
Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hâkim, ana ve baba ile
çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken
önlemleri alır.
IV. Borçlulara ait önlemler
Madde 198- Eşlerden biri, birliğin giderlerine katılma
yükümlülüğünü yerine getirmezse, hâkim onun borçlularına, ödemeyi
tamamen veya kısmen diğer eşe yapmalarını emredebilir.
V. Tasarruf yetkisinin sınırlanması
Madde 199- Ailenin ekonomik varlığının korunması veya
evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi
gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim,
belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak
onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir.
Hâkim bu durumda gerekli önlemleri alır.
Hâkim, eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini
kaldırırsa, re'sen durumun tapu kütüğüne şerhedilmesine karar
verir.
VI. Durumun değişmesi
Madde 200- Koşullar değiştiğinde hâkim, eşlerden birinin
istemi üzerine kararında gerekli değişikliği yapar veya sebebi
sona ermişse alınan önlemi kaldırır.
VII. Yetki
Madde 201- Evlilik birliğinin korunmasına yönelik önlemler
konusunda yetkili mahkeme eşlerden herhangi birinin yerleşim yeri
mahkemesidir.
Eşlerin yerleşim yerleri farklı ve her ikisi de önlem alınması
isteminde bulunmuş ise, yetkili mahkeme ilk istemde bulunanın
yerleşim yeri mahkemesidir.
Önlemlerin değiştirilmesi, tamamlanması veya kaldırılması
konusunda yetkili mahkeme, önlem kararını veren mahkemedir. Ancak,
her iki eşin de yerleşim yeri değişmişse, yetkili mahkeme eşlerden
herhangi birinin yeni yerleşim yeri mahkemesidir.
|
|
Dolu dolu yaşanası hayat.. seni yaşayacağım...
|