|

|
|
BAĞIŞIKLIK
SİSTEMİNİZİ SAĞLIKLI BESİNLERLE GÜÇLENDİRİN
Güçlü bir
bağışıklık sistemi hastalıklardan korunmak için çok önemlidir.
Birbirinden lezzetli meyveler, şifa deposu sebzeler ve yemişler
insan sağlığının koruma kalkanı bağışıklık sisteminin en önemli
yardımcılarıdır. Pek bağışıklık sisteminin korunması için neler
tüketilmeli, nelerden uzak durulmalıdır? Memorial Şişli
Hastanesi Kilo Kontrolü Merkezi’nden Dyt. E. Yasemin Sancak,
sağlıklı beslenerek bağışıklık sistemini güçlendirmenin yolları
hakkında bilgi verdi.
Kilo durumu, sağlıklı beslenme, doğru ve mümkün olduğunca doğal
besinlerin seçimi ve bunların uygun şekilde hazırlanması, sigara
ve alkolden uzak durmak ve hareketli bir yaşam biçimi edinmek de
bağışıklık sisteminin korunması için en önemli noktalardır. İşte
size bağışıklık sisteminin korunması için çok önemli ipuçları:
Hayatınızın her
döneminde ideal kilonuzu koruyun. Aşırı zayıflık da obezite gibi
önemli bir risktir, unutmayın!
Dengeli beslenme ve düzenli egzersizi yaşam şekli haline
getirin.
Aşırı kilo alma veya vermeden daima kaçının. (Aşırı zayıflarda
yapılan araştırmalara göre, aşırı zayıflık durumunda kanser
hücresi oluşumu ve çoğalmasi/büyümesinin gerçekleştiği
bulunmuştur. (CACS- Anoreksiya-Kaşeksiya Kanseri Sendromu))
Eğer “Kilo”/ “Boy”un metre cinsinden karesi şeklinde
hesaplanan Beden Kitle İndeksiniz 25’in üzerindeyse (hafif
şişman) veya 30’un üzerindeyse (obezite) mutlaka kilo verin.
Sağlıklı besinler
tüketin. Günde 7-9 porsiyon (en az 5 porsiyon) meyve - sebze
tüketin!
Sebze ve meyveleri tüm ana ve ara öğünlerde tüketin.
Her gün farklı çeşitlerde ve reklerde sebze- meyveler tüketin.
Her renkten sebze ve meyvede farklı önemli antioksidanlar
olduğunu unutmayın. Sarı-turuncu besinlerden aldığımız A
vitamini, koyu turuncu ve kırmızı besinlerden gelen likopen,
turunculardan gelen beta-karoten, turunçgiller, yeşil yapraklı
sebzeler ve meyvelerden alınan C vitamini, E vitamini, selenyum,
yeşil çaydan, elma kabuğundan, beyaz sebzelerden vb. aldığımız
flavonoidler, sarımsakla aldığımız allium bileşikleri, fenolik
bileşikler bağışıklık sistemi için vazgeçilmezlerdir.
Sarımsak, soğan, arpacık soğanı, nane, maydonoz gibi sebzeleri
yemek hazırlarken eklemeyi ihmal etmeyin.
İşlenmiş, tütsülenmiş gıdaları, kızartmaları, salamura, turşu
gibi yiyecekleri ve ağır yağlı kırmızı etleri tüketmeyin.
Kızarmış patates, cipsler ve diğer kızarmış sebzeleri mümkünse
hiç tüketmeyin. Eğer çok nadiren tüketecekseniz, yanında mutlaka
antioksidan C vitaminli bir besin tüketin. (Maydonoz, domates,
biber, limonlu bir salata vb.)
Ayrıca mevsiminde üretilmiş sebze ve meyveleri tüketmeye özen
gösterin.
İdeal kilonuza
ulaşmak için, yiyecek ve içecek seçiminde dikkatli olun!
Yiyecek porsiyonlarınızı ve tabak ölçülerinizi küçültün.
Yiyeceklerinizi azaltın.
Yüksek kalorili yiyeceklerden az miktarda tüketin. Bir miktar
enerjisi, yağı veya şekeri azaltılmış yiyeceklerin kalorisi çok
düşük değildir. Aşırı tüketmemek gereklidir.
Kızarmış patates, hamburger, çizburger, dondurmalar, tatlılar,
şekerli meşrubatlar yerine, sebze-meyveler, düşük enerjili
yiyecek ve içecekler tüketin.
Dışarda yemek yediğinizde, kızarmamış, düşük kalori, yağ ve
şeker içeren yiyecekleri tercih edin. Büyük porsiyonlardan
kaçının.
Yağsız veya yarım yağlı süt ve ürünlerini tüketin. Ayrıca
tercihen light
kefiri ve
prebiyotik yoğurdu
hem hücre yenilenmesinde, hem kanser riskinin azaltılmasında,
dönüşümlü gün aşırı bir büyük çay bardağı (150 ml.) tüketmenizi
öneririm.
Tazesi her zaman daha faydalıdır fakat sebze veya meyve suyu
tercih ediyorsanız, %100 sebze veya meyve içerikli olanları
tercih edin.
Özellikle sıcak suda
2-3 dakika bekleyerek demlenmiş yeşil çay veya açık siyah
antioksidan öğeler içerdiği için kansere karşı koruyucudur!
İşlenmemiş ve
öğütülmemiş tahıllar ve şekeri tercih edin!
Esmer pirinç, kepekli makarna, tam tahıllıekmekler ve tam
tahıllı gevrekleri tercih edin. Sebze-meyveler, tam tahıllı
besinler ve kurubaklagillerin tüketimini artırarak yeterli posa
alımını sağlamak kanser riskini azaltır. Çünkü, posa vücutta
çözünerek veya çözünmeden atılırken ve zararlı maddelerin de
beraberinde vücuttan atılmasını sağlar.
Rafine karbonhidratların (beyaz un, beyaz şeker) yer aldığı,
pastaları, gevrekleri ve diğer şekerli besinleri tercih etmeyin.
İşlenmiş ve yağlı
etlerin tüketimini sınırlandırın!
Balık, tavuk, hindi veya kurubaklagilleri (kurubaklagil,
nohut, yeşil mercimek veya barbunyayı), biftek veya kuzu eti
gibi etlere tercih edin.
Kırmızı eti haftada 2 öğün, mutlaka yağsız kısmından küçük
porsiyonlarda (90 gram) tüketin.
Etleri, kanserojen maddeler oluşturabilecek olan kızartma veya
kavurma yapmak yerine, fırında, ızgarada veya haşlayarak
pişirin.
Mümkün olduğunca
doğal ve organik beslenin. Katkı maddelerini içeren yiyecekleri
tüketmemeye özen gösterin!
Besinlerin (kuruyemişler, baharatlar vb.) saklama koşullarına
dikkat edin, kanser oluşumuna neden olabilecek küf (aflatoksin)
oluşumuna izin vermeyin!
Fiziksel olarak aktif bir yaşam benimseyin!
Yetişkinler:
Haftada en az 4-5 gün veya daha fazla, en az 30 dakika orta
seviyede egzersiz yapın.
Çocuk ve
adölesanlar: Haftada
en az 4-5 gün veya daha fazla, günde 60 dakika oyun oynayın veya
orta seviyede egzersiz yapın.
Düzenli egzersiz
yapıldığında;
Kolon, meme, endometrium ve prostat başta olmak üzere kanser
riski azalır.
Düzenli egzersiz yaşam şekli haline getirilebilirse, kanser
dışında, kalp hastalıları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve
kemik erimesi riski de azalmaktadır.
Hiçbir şekilde
sigara ve benzerlerini kullanmayın!
Eğer alkol kullanıyorsanız, limitli tüketin!
|
|
|