|

|
|
AMNİYOSENTEZ
Amniyosentez
ultrasonografi eşliğinde bebeğin içinde bulunduğu sıvıdan örnek
alınması için yapılan bir işlemdir. Genellikle 16-20. haftalar
arasında kromozom tayini amacıyla yapılabilir. İşlem
ultrasonografi eşliğinde steril koşullarda lokal anestezi ile
iğnenin batırılacağı bölge uyuşturulur. En uygun bölgeye iğne ile
girilerek yeterli miktarda sıvı elde edilir. Bu işleme bağlı
oluşabilecek problemler :
Zarların yırtılmasına bağlı sıvı gelmesi
Kanama
Düşük ve düşük tehdidi
Zarların iltihaplanmasıdır.
Bu problemlerin ortaya çıkması sonucu gebeliğin kaybedilmesi
olasılığı 4. ayda yapılan genetik tanı amaçlı amniyosentez için %
0.5 - 1 civarındadır.
Bebeklerin %3-4,5 u çeşitli anomalilerle doğarlar. Bunların
oluşumunda genetik kusurların rolü çok büyüktür. Genetik
hastalıklar için kalıcı bir tedavi yöntemi henüz olmadığından bu
hastalıkların erken tanısı ve hayatla bağdaşmayan ağır anomaliler
varlığında anne ve baba adayının kararıyla bebek "kritik" sınıra
ulaşmadan gebeliğin sonlandırılması düşünülebilmektedir.
Bu amaca yönelik kullanılan çok sayıda yöntem vardır ve anne
adayında invaziv girişim gerektiren prenatal (doğum öncesi) tanı
yöntemleri arasında en sık kullanılan yöntem amniosentezdir.
Amniosentez en sık ileri anne yaşı olan anne adaylarının
bebeklerinin kromozom anomalisi açısından değerlendirilmesinde ve
üçlü testte risk saptandığı durumlarda kesin tanı amacıyla
kullanılır.
Amniosentez (AS) nedir?
Amniosentez anne adayının karın cildinden girilen bir iğneyle
uterusa ve buradan da bebeğin içinde yüzdüğü amnios sıvısına
ulaşılması ve buradan sıvı alınması işlemine verilen isimdir. AS
ağır polihidramnios (bebeğin sıvısının normalden fazla olması)
gibi durumlarda anne adayını rahatlatmak için tedavi amaçlı
kullanılabileceği gibi, bebekte kromozom anomalisi araştırması,
NTD (nöral tüp defekti) araştırması, ya da bebeğin akciğer
olgunlaşmasının araştırılması gibi nedenlerle tanı amaçlı da
kullanılabilir.
Günümüzde amniosentez en sık tanı amaçlı olarak uygulanmaktadır.
Bu uygulamalarla sitogenetik tanı (kromozom anomalisi
araştırması), bebeğe ait metabolik hastalıkların tanısı, bebekte
nöral tüp defektlerinin tanısı (amnios sıvısında alfafetoprotein
ve gerektiğinde asetilkolinesteraz ölçümü), kan grubu
uyuşmazlığında bebeğin etkilenme derecesinin belirlenmesi ,
bebeğin akciğerlerinin olgunlaşıp olgunlaşmadığının belirlenmesi
ve daha bir çok durumun tanısı mümkündür.
Aşağıdaki durumlarda bebeğin kromozom anomalili ya da AS ile
saptanabilen bir hastalığı olma riski yüksektir ve bu anne
adaylarına AS önerilir:
3 5 yaş ve daha üstü anne adayları
Daha önce kromozom anomalili olan bir bebek doğurmuş olmak.
Anne ya da baba adayında dengeli translokasyon taşıyıcılığı ya da
diğer yapısal kromozom kusurlarının olduğunun bilinmesi.
Anne ve babada kalıtsal hastalıklar: Bazı kan ya da metabolizma
hastalıkları kalıtsal olarak nesilden nesile geçer. Bu geçiş
sonucu aileye yeni katılan bireyde hastalık belirtileri ortaya
çıkabileceği gibi, birey ömür boyu taşıyıcı olarak da kalabilir.
Taşıyıcı birey aynı hastalığı taşıyan biriyle evlilik yaptığında
çocuklarında da yine ya hastalık ya da taşıyıcılık meydana gelir
ve hastalığın aktarımı bu şekilde devam eder.
Özellikle akraba evliliklerinde hem anne hem de baba adayı genetik
benzerlikler nedeniyle aynı hastalığı taşıma olasılıkları
arttığından, bebeklerinde bu tür hastalıkların ortaya çıkma riski
de artar. Ancak akraba evliliği yine de direkt AS uygulanması için
bir neden teşkil etmez.
Hem anne, hem de baba adayının belli bir hastalığı taşıdıkları
biliniyorsa, ya da anne veya babadan birinin kalıtsal olduğu
bilinen bir hastalığı varsa AS ile bebeğin incelenmesi gerekir.
Ancak klasik sitogenetik inceleme bu hastalıkların tanısı için
yeterli değildir ve tanısı konulmak istenen hastalığa göre eğer
varsa özel teknikler kullanılır. Bu özel tekniklerle tanınabilen
kalıtsal hastalıkların sayısı her geçen gün artmaktadır.
Daha önce NTD'li bebek doğurma öyküsü ya da anne veya baba
adayında NTD olması: (NTD:nöral tüp defekti yani anensefali
(bebeğin beyninin gelişmemesi ve spina bifida (omurgada bir
açıklık ve buradan sinir dokusunun dışarı çıkması)
Üçlü testte risk saptanması: üçlü testte Down sendromu riski
yüksek olduğunda (1/200-bazı ekollerde 1/270) bebeğin kromozom
analizi için, NTD riski yüksek çıktığında ise amnios sıvısında AFP
ya da asetilkolinesteraz aktivitesi değerlendirmesi için AS
önerilir.
Rutin ya da ayrıntılı ultrasonda bebekte anomali saptanması:
Bebekte saptanan anomaliler sıklıkla (yaklaşık %30 oranında)
kromozom anomalisiyle beraber olduklarından AS önerilir. Gebelik
haftası AS'ye uygun değilse (18. haftayı geçen gebelik), KS (kordosentez)
yöntemiyle bebekten alınan kanda inceleme yapılabilir.
Anne adayının daha önce anomalili bebek doğurmuş olması: Bu
anomalili doğan bebeğin kromozom analizi yapılmış olmasa da
tekrarlama riski olduğundan AS önerilir.
Tanı amaçlı AS genellikle 16.-18. gebelik haftaları arasında
uygulanır. Ancak son zamanlarda 15. gebelik haftasından önce de
amniosentez uygulanmaya başlanmıştır
Tanı amaçlı AS'nin bu gebelik haftaları arasında uygulanmasının ve
daha ileri gebelik haftalarında uygun olmamasının nedeni sonucun
genetik laboratuarından genellikle 3-4 hafta gibi uzun bir süre
içerisinde bildirilebilmesidir. Zira alınan sıvı içinde bulunan
fetusa ait az sayıda hücrenin kültür yapılarak incelenebilecek
sayıya ulaşması için bu zaman gereklidir. Bu durumda laboratuardan
genetik hastalık tanısı geldiğinde gebelik de 3-4 hafta ilerlemiş
olmaktadır. Belirtilen gebelik haftalarında uygulanan AS'de bu
durum problem teşkil etmemekle beraber daha büyük haftalarda AS
yapıldığında ve genetik anomali belirlendiğinde gebeliğin
sonlandırılması hem tıbbi açıdan hem de kanuni açıdan çeşitli
problemler yaratabilmektedir. Bu yüzden daha ileri gebelik
haftalarında genetik tanı gerektiğinde 48 saatte sonuç veren
kordosentez tercih edilir.
Son zamanlarda doku ve hücre kültürü tekniklerinin gelişmesi bu
süreyi 1-2 haftaya kadar indirmiştir. Ancak bu laboratuar donanımı
henüz yaygın olmadığından AS için belirlenen sınırlar halen
geçerlidir.
AS nasıl uygulanır?
Anne adayına ayrıntılı bir ultrason yapıldıktan ve bebeğin uterus
içindeki haritası çıkarıldıktan sonra karın cildi antiseptik
maddeyle silinir. Ulltrason eşliğinde işleme uygun incelikte iğne
(genellikle spinal anestezide kullanılan iğneler tercih edilir)
karnın uygun bir yerinden girilerek uterusa ve buradan da amnios
sıvısının bulunduğu uterus boşluğuna ulaşılır. Enjektör yardımıyla
çekilen amnios sıvısının ilk 0.5 mililitrelik kısmı atılarak
yeterli miktarda sıvı çekilir. Tekrar bir ultrason değerlendirmesi
yapıldıktan sonra iğne yerinden çıkarılır ve işleme son verilir.
Alınan amnios sıvısı materyali oda sıcaklığında laboratuara teslim
edilir.
Genetik amaçlı AS'de ortalama 20 mililitre sıvı alınır. Bu miktar
16. gebelik haftasında olan bir bebeğin toplam amnios sıvısı
miktarının %10'una tekabül eder. Bebeğin 3-4 saat içerisinde bu
alınan sıvıyı tümüyle yerine koyduğu tahmin edilmektedir.
Amnios sıvısı bebeğin cilt, solunum sistemi, sindirim sistemi,
idrar boşaltım sisteminden dökülen hücrelerin olduğu bir sıvıdır.
Bu hücreler kültür ortamında çoğaltılarak sitogenetik analiz,
enzim ve DNA analizi için kullanılır. Sıvının kendisi ise AFP ve
asetilkolinesteraz (ACE) gibi maddelerin ölçümü için kullanılır.
ACE ölçümü özellikle amnios sıvısında AFP yüksek bulunduğunda
yüksekliği doğrulamak için çok değerli bir yöntemdir.
Prof. Dr. Bülent Baysal.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Doktoru
Telefon: 0212
246 70 45 Cep: 0532 216 92 09
Muayenehane: Büyükdere cad. (LAPE Hastanesi Karşısı) No:25/3 Şişli-İst
http://www.tupbebekgebelik.com/amniyosentez.html
TÜP BEBEK
EMBRYO DONDURMA
MİKROENJEKSİYON
ASİSTE YUVALANMA
TESE VE
TESA (MİKROSKOBİK TESE)
ANTİSPERM ANTİKORLAR (ASA)
KISIRLIK İNFERTİLİTE, KADIN
İNFERTİLİTESİ, ERKEK İNFERTİLİTESİ
NORMAL
DOĞUM MU SEZARYEN Mİ?
GEBELİKTE TEMEL
İNCELEMELER
DIŞ GEBELİK
KORDON KANI SAKLAMA
TARAMA VE
ERKEN TANI TESTLERİ
AMNİYOSENTEZ
GEBELİKTE CİNSEL
YAŞAM
GEBELİK ZEHİRLENMESİ-PREEKLAMPSİ
MENOPOZ
JİNEKOLOJİ
DOĞUM KONTROL HAPLARI
DÜŞÜKLER
KÜRTAJ
VAJİNİSMUS
MYOM
|
|
|