|

|
|
BEBEĞİ ŞIMARTMAK
Kızılcık sopası kullanmamak bebeğinizi şımartmaz, ama onu bütün
gün kucağınızda gezdirirseniz bu kesinlikle olacaktır. İlk
yıllarının ikinci yarısında bebekler anneleri kullanma hususunda
artık ustalaşmışlardır. Bazı toplumlarda bebek gününün büyük
kısmını annesi ile geçirmektedir. Bazılarında ise çalışan anneler
çoğunluktadır ve bebeklerin erkenden belli ölçüde bağımsızlık
kazanması hedeflenir. Bu hem annesinin kendi ihtiyaçları ve diğer
sorumlulukları için zaman ayırmasını sağlar, hemde bebeğin kendine
olan güvenini arttırır. Ayrıca diğer insanlarında hakları ve
ihtiyaçları olduğunu bebeğe öğretir. Bebeğinizi şımartmak
istemiyorsanız, şimdiden bazı tedbirler almalısınız. Aşağıdakileri
bir deneyebilirsiniz.
• Bebeğinizin gerçek bir ilgi eksikliği yüzünden kucakta taşınmak
istemediğinden emin olun. Gün boyunca birkaç defa oturup onunla
oyun oynadınız mı? yoksa onunla olan bütün etkileşiminiz onu bir
oyun parkında oyuncağı ile yalnız bırakmaktan, siz akşam yemeğine
başlarken onu oyuncağı ile yalnız bırakmaktan ve işe gitmeye
hazırlandığınız sırada onu alıp sallamaktan mı ibaret? Eğer
böyleyse bebeğiniz hiç dikkate alınmamaktansa bütün gün kucakta
taşınmanın daha iyi olacağı fikrine varmış olabilir.
• Bebeğiniz ağladığında onun gerçekten fiziksel ihtiyaçları olup
olmadığını kontrol edin. Yemek zamanı mı? Aç mı? Yorgun mu? Eğer
böyleyse onun ihtiyaçlarını karşılayın.
• Bebeğinizi eğlendirecek oyuncakları ve eşyaları olduğundan emin
olun. Böylece tüm vaktini sizinle geçirmek istemeyecektir. Dikkat
alanı dar olduğu için ulaşabileceği alan içine iki veya üç oyuncak
koyun, bunun tersine çok fazla oyuncak onu yoracak ve
sinirlendirecektir.
• Her şikayet ettiğinde onu kucağınıza almayın ama onunla
ilgilenin ve dikkatini başka taraflara çekmeye çalışın. Örneğin
ona tahta kaşıkla tencereye nasıl vurulacağını öğretin.
• Eğer kısa bir süre sakinleşmişse yapmanız gereken işler olduğunu
söyleyin ve tereddüt etmeden yanından ayrılın. Onun görüş alanı
içinde kalabilir ve eğer işe yarıyorsa ona şarkılar
söyleyebilirsiniz. Ama eğer sizin varlığınızda huysuzluğu daha da
artıyorsa bebeğinizi oyun parkına veya emniyetli bir yere
yerleştirip görüş alanı dışına çıkın. Bunu yapmadan önce, ortadan
kaybolduktan sonra tekrar geri geleceğinizi anlatmak için köşenin
arkasına geçip başınızı içeri uzatın.
• Her seferinde onu oyuncakları ile biraz daha uzun süre yalnız
bırakın. Bırakın istiyorsa itiraz etsin. Ama daima o ağlamadan
önce yanına dönerek onu teskin edin ve daha sonra yine ayrılın.
Onu kucağınıza mümkün olduğunca almayın. Eğer ağlayana kadar
beklerseniz ilginizi çeken tek şeyin bu olduğunu düşünecek ve ve
bunu bir silah olarak kullanacaktır.
• Onu kucağınıza almayın ve günün her dakikasında onunla
oynayamadığınız için suçluluk hissetmeyin. Eğer böyle
davranırsanız, tek başına oynamanın eğlence değil cezalandırma
olduğu ve yalnızlığın iyi bir şey olmadığı mesajını
verebilirsiniz. Onunla oynamak için vakit ayırdığınız sürece,
birbirinizden ayrı geçirdiğiniz zamanın hem size hem ona faydası
olacaktır.
Büyükanne ve Büyükbabaların Bebeği Şımartması
Büyükler için hayat daha kolaydır. Bir bebeği sonuçlarına
katlanmaksızın şımartabilirler. Torunları için getirdikleri tatlı
çörekleri iştahla yerken onu zevkle seyrederler. Ama az sonra
sofrada tok ve suratsız bir çocukla savaşacak olan kendileri
değildir. Torunları şımartmak büyüklerin vazgeçmeyeceği bir hak
mıdır? Bir ölçüye kadar evet. Sizin çocukluğunuz sırasında onlar
üstlerine düşeni yapmışlardır ve şimdi yükü omuzlamak sırası
sizindir. Yinede herkesin üzerinde görüş birliğine vardığı bazı
gerçekler vardır.
• Uzakta oturan büyükanne ve büyükbabalara daha çok esneklik
gösterilebilir. Bebeğinizi senede iki üç defa gören büyükler
muhtemelen onu şımartamazlar. Böyle zamanlarda bebeğinizin bir
öğle uykusunu kaçırmasını yada şekerleme yemesini çok görmeyin
çünkü bunlar alışkanlık haline dönecek kadar çok tekrarlanmaz.
Bırakın bu seyrek aksamalardan herkes zevk alsın ve daha sonra her
zamanki rutininize dönün.
• Aynı bölgede ve özellikle aynı evde yaşayan büyüklerin bebeği
şımartması daha kolay olur. Her sızlanışta bebeğin kucağa alınması
çocuğun kafasının karışmasına ve kuralların sürekli değişmesine
neden olur. Bundan sonrada çocuğun o kurallara uyması güçleşir.
• Ebeveynlerin koyduğu belli kurallar değişmemelidir. Uzakta veya
yakında otursunlar, aynı düşüncede olmasalar bile büyükler o
kurallara uymak zorundadır. Yatma saati, şekerli gıdalar,
televizyon seyredilmesi bu kuralların konusu olabilir. Bu tip
kurallara büyükler karışmamakla beraber dikkat edilmesi gereken
bir diğer nokta ise bunların anne ve babanın ortak fikirleri
olmasıdır. Çocuk anne ve babadan farklı mesajlar almamalıdır.
• Büyüklere ait bazı hakların dokunulmaz olduğu bilinmelidir.
Örneğin anne babanın pahalı olduğu için alamadıkları bir oyuncağı
almaları ve genel olarak herşeyden biraz daha fazla vererek
kendilerini torunlarına teslim etmeleri . Ama bu şımartmaları anne
babanın koyduğu kuralları ihlal etmeden yapmaları gerekir.
Büyükler kendilerine konan sınırı aşarsa ne olur? Sizin o kadar
incelikle koyduğunuz ve tutarlılıkla oluşturduğunuz kuralları
görmezden gelir ve açıkça ihlal ederlerse ne yapmalı? O zaman
onlarla açıkça konuşmanın zamanı gelmiş demektir. Konuşmayı
sevecen ve gerilimsiz olarak sürdürün. Eğer çok önemli konularda
sizinle aynı duyarlılığı göstermiyorlarsa, durumun ciddiyetini
vurgulayın. Onların bebekle vakit geçirmelerini sizin de
istediğinizi, ama koymuş olduğunuz kuralları çiğnemelerinin onun
kafasını karıştırdığını ve yaşama düzenini bozduğunu ve aile
dengesini sarstığını açıklayın. Bazı konularda esnek olmaya hazır
olduğunuzu, ama diğer konularada onların boyun eğmesi gerektiğini
anlatın.
www.bebek.com |
|
|