|
|
|
BEBEKTE GAZ SANCILARI
Gaz sancıları olmasaydı; bebekleri büyütmek, sanırım, çok daha
kolay ve keyif verici olurdu. Saatlerce süren, bitip bitip tekrar
başlayan, yırtınırcasına ağlayan bebeklerin bu durumuna
dayanabilmek, hele hele gencecik, deneyimsiz bir anne için çok zor
olsa gerektir. Ancak annelerin unutmaması gereken bir nokta da;
bugüne kadar gaz sancısı nedeniyle zarar görmüş bir bebeğin
görülmemiş olmasıdır. Burada hemen söylemem gerekir ki; bebeklik
dönemindeki ağlamaların hepsinin nedeni de gaz sancıları değildir.
Bunlar
Açlık
Diş çıkarma
Kulak ağrısı
İshal
Başka sebeplerle oluşan barsak spazmları
İdrar yolu enfeksiyonları
Popo (anüs) çevresindeki yara ve çatlaklar
Pişik
Pamukçuk
Gizli veya belirgin fıtıklar
Ağız ve dişeti sorunları
Vücudun herhangi bir yerindeki kırıklar
Bazı sinirsel hastalıklara eşlik eden ağlama tipleri...
Bunları ayırt etmek için mutlaka çocuk hekiminize danışmanız
gereklidir.
Gaz sancıları; zarar verici olmayan, belli bir süre ile sınırlı
fizyolojik bir olay olduğuna göre belirgin bir tedavisinin olması
da beklenemez. Bu durumda kesin tedavi etmekten çok gazı azaltıcı
bir takım önlemler ve davranış biçimleri içine girmemiz
gerekmektedir:
Öncelikle bebeğin gaz sancısı dışındaki herhangi bir sebepten
dolayı ağlamadığını tespit etmemiz gereklidir. En çok karıştığı
durum olan açlık'tan ağlayıp ağlamadığını saptamak kolaydır. Anne
sütünü verdiğinizde susuyorsa sebep açlıktır. Yok eğer susmuyorsa
her ağladığında inatla anne sütü veya mama veriliyorsa, sırf bu
yüzden gaz sancısı daha da artabilir. Sık sık ve düzensiz beslenen
çocukların gaz sancıları daha da artabilir. Hele hele erken
dönemde başlanan ek gıdalar bu tabloyu iyice dramatikleştirir.
Bebeklere şekerli su verilmesi, emziklerin bala veya pekmeze
batırılarak verilmesi, çok erken aylarda nişastalı gıdalara
başlanması, meyva ve meyva sularının gereğinden çok verilmesi veya
meyvaların olgunlaşmamış olması da gazı artırır.
Gereğinden fazla su içirilen veya tam tersi yeterince su
verilmeyen bebeklerde de gaz fazla olur.
Uzun süre açıkta kalan yiyecekler (özellikle süt ve sütlü
yiyecekler), iyi temizlenmemiş şişe-kaşık ve emzikler, uzun süre
kapağı kapatılmamış şuruplar (vitaminler, antibiyotikler, ateş
düşürücü-ağrı kesiciler) de basit mikrobik kirlenmeler nedeniyle
gaz yapabilirler.
Altının uzun süre ıslak bırakılması, bulunduğu ortamın aşırı sıcak
veya soğuk olması, uzun süre aynı konumda yatırılması da gazı
artırabilir.
Bebeğin kundaklanması, hareket kaabiliyetini sınırlayan kuşaklarla
sarılması da gazı artırabilir.
Annenin beslenmesinin gaz oluşumundaki rolü sanıldığı kadar
belirgin değildir.
Anne ve babanın sakin, hoşgörülü ve sevecen olması çok önemlidir.
GAZLI BEBEKTE NELER YAPILABİLİR?
Anne ve babanın sakin olması, bebeğe şefkatle ve güvenle
yaklaşması
Aşırı sıcak veya soğuk ortam oluşturulmamalı,
Dar ve sıkıcı veya üst üste giysiler giydirilmemeli,
Besinler hazırlanırken hijyen (temizlik) kurallarına uyulmalı,
Bebekler hep aynı pozisyonda yatırılmamalı, yan olarak veya karın
üstü yatırılmalı (karın üstü yatırılırken bir kişinin bebeğin
yanından ayrılmaması gerekiyor),
Karnına ve ayaklarına ılık bezler konulmalı,
Her beslenmeden sonra en az yarım saat ve en az iki kere "Gark"
edene kadar gazı çıkartılmalı,
Bebeğe okşayarak ve severek güzel sözler söylenmeli,
Sinirsiz olduğu bir zamanda bebeğe uygun masaj yapılmalı,
Gereğinden fazla emdirilmemeli, gereksiz yere ek besinler
verilmemeli,
Rezene çayı ve anason verilebilir.
Doktorunuza görünmeli ve onun önerilerine uymalısınız.
Yrd. Doç. Dr. Hayri Levent YILMAZ
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi |
|
|