|
Canım Bebeğim,
Evliliğimizin 1.yılında bir bebeğimiz olsun diye karar verdik.
Fakat sen nazlandın ve tam 7 ay sonra gelmeye karar verdin.
Geleceğini öğrendiğim zamanki halimi ileride anlatırım ve eminim
çok güleceksin. Hele baban, uçtu adeta...
Derken zaman ilerledi ve malum hamilelik şikayetleri başladı.
Bulantı,kusma,günlerce hiçbir şey yiyememe, ağır koma hali derken
kendimi hastanede buldum. Seni sadece serumla beslemek bana acı
veriyordu. Her gece Allah'a beni iyi etmesi için dua ediyordum ki
bol vitaminli şeyler yiyerek seni iyi besleyeyim diye. Ama olmadı.
İyi olamadım, daha da kötüye gittim. Doktor doktor gezerken türlü
hastalık teşhisleriyle karşılaşıyor, yine de yılmamak, dimdik
kalmak için kendimle mücadele ediyordum. Her gece "ağlamayacağım,
kendimi üzmeyeceğim, sonra üzüntüm kızıma geçer, onu üzmeye hakkım
yok" diyordum, ama içimin acısına ve gözyaşlarıma engel
olamıyordum. Hep seninle konuşuyor, "bitecek kızım, hepsi geçecek"
diyordum. Sonra doğuma kadar kabus gibi çöken ve çoğu zaman ölmek
istediğim dayanılmaz acı verici kaşıntılar ve krizler başladı.
Artık çevremdeki herkes bana acıyarak bakıyor ve sana sitem
ediyorlardı. Bense "öyle söylemeyin, benim bünyemden
kaynaklanıyormuş, onun suçu yok" deyip sana kinlenmelerini
önlemeye çalışıyordum. 8 aylık olmana rağmen karnım hala çok
küçüktü ve yeterince beslenemediğin için çok küçük olacağından
korkuyordum. Çünkü 8.ayda yiyebilmeye başlamıştım. Sağlıklı doğman
için karaciğerimi feda etmeye razıydım. Evet çünkü, yapılan
tetkiklerde karaciğerimin tükendiği söyleniyordu. Bu tür durumlara
binde bir rastlanırmış. Bazı kişilerde hamilelik ciddi
rahatsızlıklara neden olabilirmiş ama genellikle tüm şikayetler
doğumdan sonra ortadan kalkarmış. Sonunda 1 nisan günü dünyaya
gözlerini açmana karar verdiler ve tekrar Çapa Tıp Fakültesine
yattım. Herkes öyle heyecanlandı ki 1 nisan şakası yaptığımı
sandılar. Çünkü doğuma aslında 2 hafta vardı. En nihayet 3 Nisan
2004 günü akşam saat 7'de geldin. Çok yorgundun ve yüzündeki o
ağlamaklı ifadenin nedenini biliyordum. Dudaklarını büzmüştün ve
işte geldim anneciğim, seni üzdüğüm için özür dilerim der
gibiydin.
Hayır yavrum beni hiç üzmedin. O kadar inanmıştık ki; baban da ben
de hiç vazgeçmedik seni dünyaya getirmekten. Ve rabbim beni
ödüllendirdi. Senin gibi dünyalar tatlısı, dünya güzeli bir evlat
verdi. Şimdi sağlığım çok iyi ve o kadar mutluyum ki kelimelerle
ifade edemem.
Hoş geldin bebeğim, zor ama çok hoş geldin. Allah sağlığınla seni
bize bağışlasın. Tüm kötülükler senden ve yeryüzündeki bütün
çocuklardan uzak dursun. Melekler sizi korusun. SENİ ÇOK SEVİYORUM
CANIM YAVRUM.
ANNEN.
NİMET BAŞARAN
KIZIM ELİF SUDE BAŞARAN
DOĞUM TARİHİ: 03-04-2004 / İSTANBUL |