|

|
|
ÇOCUK EĞİTİMİNDE TEMEL KURALLAR
- Eğitim, doğruları
söylemek değil, doğruları yapmaktır.
- Çocuklar öğütten daha çok, iyi örneğe ihtiyaç duyarlar.
- Çocuklara "ne" düşünecekleri değil, "nasıl" düşünecekleri
öğretilmelidir.
- Çocuklarımızı "kişilik sahibi" yapabilmek için düşündüklerini,
isteklerini ve inandıklarını keşfetmelerine izin verin.
- Çocuğunuza vereceğiniz en değerli hediye, "ilgi ve
zamanınızdır."
- Çocuk, anne babanın görülen bir çok özelliğini aldığı gibi,
gözle görülmeyen özelliklerini de alır.
- Çocukların büyüme hormonu, gece uykuda iken salgılanır. Bu
nedenle geç yatan çocuklar sağlıksız olurlar. On iki yaşına kadar
çocuklar, kisin en geç 21.00, yazın 22.00'de yatmalıdırlar.
- Çocuklarınızla duygu ve ihtiyaçları hakkında konusun.
- Çocuklarınızı, tüm duygularınızla dinleyin ve onlara değer
verdiğinizi "beden dilinizle" onlara hissettirin.
- Çocuğunuzun duygu ve düşünceleri hakkında karşılıklı konusun.
- Çocuğunuzun yaşına ve gelişimine göre, uygun görev ve
sorumluluklar verin.
- Hangi yasta olursa olsun, çocuğunuzla oynama ve onun heyecanına
katılma fırsatını kaçırmayın.
- Çocuğunuzun her yasta anlattığını, sıkıntıdan patlasanız bile
dinleyin.
- Çocuğunuzun anlattıklarını dinlemiyorsanız, bir süre sonra onun
da sizi dinlemediğini görürsünüz.
- Çocuğunuzu dinlerken, mutlaka yüzüne bakin ve onunla "göz
ilişkisi"
içinde olun.
- Çocuğunuza "ne" söylediğinizden çok daha önemli olan, "nasıl"
söylediğinizdir.
- Çocuğunuzun problemlerini kendi kendine çözmesine fırsat verin.
Çözemediği vakit devreye girin.
- Çocuğunuzu başkasının çocuğuyla karşılaştırmayın.
- Çocuğunuzun yanlışlarını değil doğrularını yakalayın.
- Dengeli takdir edilen ve övülen çocuklar, anne-babalarını ve
arkadaşlarını da takdir etmeyi öğrenirler.
- Aşırı sevgi ve takdir, çocuğunuzu "şımarıklığa" yöneltir.
- Çocuklarınıza ne derseniz öyle olma ihtimalini artırırsınız.
"Tembel", "sorumsuz", "inatçı", "huysuz" gibi olumsuz sıfatlar, bu
özellikleri geliştirir.
- Sık eleştirilen çocuklar, içe kapanık ve güvensiz olurlar.
- Suçlanan, her konuda kabahati bulunan çocuklar, suçlamayı ve
yalan söylemeyi öğrenirler.
- Kızgın olduğunuz bir sırada çocuklarınıza hayat dersi vermeye
kalkmayın.
- Çocuğunuza hep çocuk gibi davranırsanız, o da hep çocuk kalır.
- Anne-babaların davranışları ne aşırı "baskıcı" ne de aşırı
"serbest"
olmamalıdır.
- Anne-babalar, çocuklarına karsı davranışlarında mutlaka tutarlı
olmak zorundadırlar.
- Çocuğunuza hep kendi isteklerinizi söylerseniz, ergenlik
çağından itibaren istemediklerinizi işitirsiniz.
- Çocuklarınızın arkadaşlarına karşı çıktığınız zaman, çocuğunuzu
kendinizden uzaklaştırır, onlara yaklaştırırsınız.
- Çocuğunuzun istediği mesleği seçmesine izin verin.
- Korkuya dayalı disiplin yerine, sorumluluğa dayalı disiplin
verin.
- Çocuğunuza istemediğiniz hareketleri yasaklamadan önce,
yasaklama nedeninizi mutlaka açıklayın.
- Çocuğunuza ne kadar çok kural koyarsanız, o kadar çok çatışır,
kızar ve disiplin sorunu yaşarsınız.
- Çocuğunuzu ilgilendiren bütün konularda, kararı onunla birlikte
verin.
- Hangi yasta olursa olsun, her fırsatta çocuğunuzun fikrini
sorun.
- Dövülen çocuklar, kavgayı, geçimsizliği ve düşmanlığı
öğrenirler.
- "Ceza" gelişmeye engeldir. "Ödül" ise gelişmeye katkı sağlar.
- Çocuklar da insandırlar. Onlar da herkes gibi kendilerini
devamlı emir verilmesinden hoşlanmazlar.
- Çocuğunuzun kendisi olmasına izin verin.
- Topluma faydalı, değişik ve yenilikler yapan insanları,
çocuklarınıza örnek gösterin.
İstemediğimiz Davranışlara Cezasız Nasıl Engel Olabiliriz?
A. Çocuk, Davranışı Yapmadan Önce
1. Önleyici açıklama:
Evde, konuşurken anne - babanın beklentilerini davranıştan önce
açık bir dille açıklamaları:
-Salonun her zaman düzenli olmasını istiyorum. Oyuncaklarını oraya
götürdügün zaman çok dağınık oluyor, misafir geldiğinde de mahcup
oluyorum.
Ne yapalım dersin?
-Dışarı çıktığımızda bağırıp - çağırırsan ya da ağlayarak bir
şeyin alınmasını istersen çok sinirleniyorum. O zaman seninle
çıkmak artık hoş olmuyor. Sokakta benden bir şey isteme, tamam mi?
-Sütünü içmediğin zaman, boyunun uzamayacağını biliyorsun değil
mi?
2. Çevreyi değiştirmek
Çocuğa kızmamak için önceden tedbir almak.
-Annenin dağınıklığı görüp de sinirlenmemesi için oturma odasında
bir oyun kösesi hazırlaması.
-Dışarı çıkılmadan önce çocuğun karninin tok olmasına dikkat
edilmesi.
-Çocuk akşamları zor yemek yiyorsa (o saatte yorgun olabilir)
yemek yemiyor diye kızacağınıza, yemek saatini daha öne alabilir
veya çocuğa daha önce yemek verebilirsiniz. Yahut çocuğun
özellikle yiyemediği bir yemek (örneğin ıspanak) varsa, bir müddet
o yemek için zorlamamak veya değişik bir şekilde sunmak (ıspanaklı
börek, ıspanak dolması gibi).
-Küçük kardeş büyüğü ders saatlerinde rahatsız ediyorsa, büyüğünün
ders yaptığı saatte küçüğe özel bir oyalayıcı bulmak (komşuya
küçükle birlikte gitmek, alışverişi onunla birlikte o saatte
yapmak, o saatte verilmek üzere küçüğe özel boya, kağıt, küçük
makas vermek, mutfakta anneye yardıma çağırmak, eğlenmesi için bir
iki kapta mercimek, nohut vermek gibi).
3. Örnek olmak
Anne-baba çocuğundan beklediği davranışlara önce kendi örnek
olmalıdır.
"Ben sana küfür etme demedim mi geri zekalı" diyen bir anne-baba
ile "Niye kardeşine vuruyorsun? Gel bakalım buraya uzat elini..."
deyip vuran anne-baba nasıl inandırıcı olabilir?
4. Çocuğun iyi alışkanlıklar geliştirmesine yardımcı olmak
Çocuklar çoğunlukla, kendilerinden beklenen davranışların neler
olduğunu ve nasıl yapılacağını bilemezler. "Odanı topla" dediğimiz
çocuk, küçük yastayken, odanın nasıl toplanacağını bilmez.
"Odan çok dağılmış gel beraber toplayalım, bak bebekleri su rafa,
arabaları su tarafa yerleştirelim, su kösede kitapların olsun"
diyerek birkaç kez beraber yapılmasına yardımcı olunması çocuğa
neyi nasıl yapacağını gösterir ve çocukta bir alışkanlık
başlangıcı olur.
5. Ders alışkanlığı
Çocuk okuldan gelince: "Gel, elimizi yüzümüzü yıkayalım, sana
yemeğini hazırladım. Sonra derse oturursun" diyerek yol gösteren
anne; çocuk ders yaparken gerekiyorsa kısa bir süre için (burada
önemli olan kısa bir müddet olması, sonra o fiili çocuk için
alışkanlık haline dönüştürebilmesidir)
dersi nasıl yapacağını ona gösterir.
Ve bütün bunlarda en önemli unsur "takdir"dir. Beğendiğiniz her
güzel, olumlu davranışı takdir etmek, onun tekrar edilmesi için
vazgeçilmez bir etkendir.
B. Sorun Olan Davranış Sırasında
Çocuklar genelde laf olsun diye olumsuz davranmazlar. İyice
bakıldığında bunun arkasında giderilmemiş bir ihtiyaç vardır. Bu
durumu bilirsek, bu bilgi hem sorunu daha etkili bir şekilde
halletmeye, hem de anne - çocuk ilişkisini zedelemeden güzel bir
düzeyde korumaya yardımcı olur. Bu gibi durumlarda çocuğa kızmak,
bağırmak, cezalandırmak sorunu halledeceğine onu daha büyük ve
önemli hale getirir. Önemli olan; anne-babanın nedenleri
düşünürken çocuğa danışması, onunla fikir birliğine varmasıdır.
Çünkü çocuklar bizden farklı yapı ve düşüncede olabilirler ve
ebeveynin etkili olduğunu sandığı nedenler çocuk için geçerli ve
gerçek olmayabilir. Örneğin gece yatağına gitmek istemeyen çocuğun
karanlıktan korktuğunu zanneden anne
- baba aslında çocuğun ilgi beklediğini veya kardeşini kıskandığı
için böyle davrandığını gözden kaçırılabilir.
6. Alternatif sunmak
Olumlu davranışı göstererek sadece "yapma, etme" yerine neyi
yapmasını beklediğinizi açıklamamız veya seçim yapmasına yol
göstermemiz gerekir.
Alışverişte her şeyi elliyorsa, satın aldığınız şeyleri ona
gösterip onun sepete koymasına müsaade etmek.
-Ağabeyi veya ablasının defterlerini karıştırıyorsa, ona da bir
defter ve kalem vermek gibi.
7. Anne-babanın duygularını belirtmesi
Duyguların ifade edilmesi kişiyi rahatlatır, sakinleştirir ve
kızgınlığın birikmesine engel olur. Ayrıca çocuk olumsuz
davranışının karşı taraf üzerinde bıraktığı olumsuz etkiyi anlamış
olur (bu, kızmak, beddua etmek, bağırmak, küfretmek anlamına
gelmez).
"Oyuncaklarını salonun ortasında bıraktığın zaman sürekli toplamam
gerekiyor ve yoruluyorum (etki) ve hele ben topladıktan sonra
tekrar getirirsen bu sefer de sinirleniyorum artık (duygu). Buna
bir çare bulmalıyız."
"Ben evde yokken dersini yapmadığın zaman çok rahatsız oluyorum
(duygu), bu hem benim sokağa çıkmama engel oluyor hem de sana
güvenim azalıyor (etki)."
C. Sorun Olan Davranıştan Sonra
8. Etkileri göstererek pişmanlığa yöneltmek
Çocuk olumsuz davranışının sonucunda ortaya çıkan zararın ne
olduğunu görmeye başlamalıdır. Bu şekilde çocuk, çevresi ve diğer
kişiler hakkında yavaş yavaş bilinçlenir, sebep-sonuç ilişkisini
kurar ve davranışının başkalarında yaratabileceği etkileri ve
tepkileri öğrenir. Başkasının üzüntüsüne, rahatsızlığına ve
acısına sebep olduğu düşüncesi, çocuğu yaptığı davranıştan ötürü
kendini suçlu hissetmeye ve pişmanlık duymaya yöneltir. Böylelikle
çocuk iç denetim (vicdan) geliştirmeye baslar. Bu durum ileride
sorumlu olacağı Islami hayatı için de temel oluşturmaktadır.
9. Çocuğun olumsuz davranışının sonuçlarını yaşamasına müsaade
etmek
Bu müsaade, suçla paralellik arz etmeli ve eşit ağırlıkta
olmalıdır.Örneğin; bütün ikazlara rağmen salonda top oynamaya
devam eden çocuğun elinden topu bir süre için alınır. Veya kırdığı
eşya için bedelini haftalığından karşılaması gibi zararı telafi
edici bir yöntem uygulanabilir. Söyle ki, uygulanan yöntem, suçu,
olumsuz davranışı hatırlatmalıdır. Çocuk, olumsuz davranışının
olumsuz sonucunu yasarken davranışı üzerinde düşünebilmelidir.
Örneğin, uyarılara rağmen duvarı boyayan çocuğun duvarı silmesi,
böylelikle annesine gereksiz yere is çıkarmaması istenir. Çocuk
duvarı silerken hem olumsuz davranışı üzerine düşünebilir, hem de
davranışını düzeltmek için ona bir imkan tanınarak suçunu telafi
etmesi, kendini affettirmesi ve ileride suçluluk duyguları
duymaması sağlanır.
Esra Agtaş
|
|
|