|

|
|
ÇOCUKTA DUYGUSAL SORUNLAR
Saldırgan çocuk, duygusal sorunları nedeni ile yaşıtları ve genel
olarak çevresi ile uyumlu ilişkiler kuramayan çocuktur. Aşırı
geçimsizdir. İlişkileri gergin ve sürtüşmelidir. Parlamaya
hazırdır, kavgacıdır. Sürekli kuralları çiğner, sık sık ceza
görür. Anne, baba, öğretmen ve genellikle büyüklere karşı gelmeye
meyillidir. Olağan anlaşmazlıkları bilek gücü ile çözmeye çalışır.
Öfkesini yenemez ve hep kendini haklı çıkarma eğilimindedir.
Davranışlarından utansa bile yinelemekten kendini alıkoyamaz.
Cezalardan hiç etkilenmez veya bir süre etkilenmiş görünür. Bu
tanıma giren çocuklar, ruhsal sorunlarını davranışlarına
aktarırlar. Evde, okulda, çevrede durmadan sorun yaratırlar.
Yetişkinlerle sürekli çatışırlar.
Çocukta sık görülen yaramazlık, itişip kakışma, ara sıra
geçimsizlik ve kavgalar bir çocuğu saldırgan olarak tanımlamaya
yetmez. Burada söz konusu olan, tutum ve davranışta süreklilik
gösteren saldırganlıktır. Saldırganlık cinsel dürtü gibi insanda
doğuştan varolan bir dürtüdür. Aslında bireyin yaşaması için
gereklidir. Ama insan aynı zamanda, en sevecen ve en uysal canlı
olabilme yeteneği de gösterir. Kişinin yaşantı ve deneyleri
kendisini bu iki uçtan birine doğru yaklaştırır. Kişinin
eğitilmesi, bir bakıma yapısında varolan bu saldırganlığın
yumuşatılması ve olumlu yollara aktarılması demektir. Toplumsal
yaşam bireylerin saldırganlık eğilimlerinin törpülenmesine
bağlıdır. Aslında insanda varolan saldırganlık yok olmaz veya
bütünüyle bastırılmaz, ancak biçim değiştirir. Beden gücünün
kavgada değil spor alanında yarışmaya araç olarak kullanılması, bu
yararlı dönüşüme bir örnektir. Uygar kişi saldırganlık dürtüsünü
kaba üstünlük sağlamak için kullanmaz. Onun yerine becerisi,
yetenekleri ve zekası ile toplumsal amaçlara yönelir. Çocuk
içinden gelen saldırganlığı başlangıçta bütün çıplaklığı ve
yalınlığı ile dışa vurur. Çocukta güven duygusu geliştikçe
beklemeyi ve tepkisini dizginlemeyi öğrenir. Gereksinimleri
doyuruldukça yatışır. Daha az tepkiyle de isteklerinin
karşılanabildiğini öğrenir. Başkaldırma yerine uysal davranmanın
kendi yararına sonuçlandığını görür. Kendisine sevgi ile
yaklaşıldıkça bu sevgiyi sürdürmek amacı ile kendi kendini
kısıtlamaya başlar. Bir yandan da saldırganlığını oyuna aktarır;
bastırmak zorunda kaldığı dürtülerine boşalım alanı sağlar. Daha
sonra benimsediği anne-babasına benzemek, onlar tarafından
beğenilmek için davranışlarını onlara uydurmaya çalışır. Bunlara,
anne-babasının ilgisini yitirmek ve cezalandırmak korkusu da
eklenince çocuk saldırganlığını daha da azaltır.
Saldırganlığın Nedenleri
-Dıştan gelen baskı ve kısıtlamalar.
-Dayak.
-Temel güven gereksiniminin azlığı.
-Psikolojik gereksinimlerin doyurulmaması, ilgisizlik.
-Evdeki eğitim ortamının tutarsızlığı, dengesizliği.
-Evdeki gevşek disiplin. Kurallara sınır getirilmemesi, çocuğun
kendi özbenliğini denetleyememesi.
-Çocuğun anne-babası ile sağlıklı bir özdeşim yapamaması.
-Organik bir rahatsızlık, beyin zarı yangısı ve doğum sırasındaki
beyin örselenmeleri sonucunda da saldırganlık olabilir.
Öneriler
-Anne-baba olarak çocuklara saldırgan birey örneği olmayınız.
Onların gördüğü, duyduğu veya farkettiği yerlerde eşinize,
arkadaşlarınıza ve özellikle çocuklarınıza karşı saldırgan
davranışlar göstermeyiniz.
-Çocuğunuza her fırsatta topluma uymayan, saldırganca yapılan
davranışların zararlarını, topluma uyan davranışların yararlarını
örneklerle anlatınız.
-Saldırgan davranışlar karşısında duyarlı olunuz, hoşgörülü
olmayınız. Özellikle saldırgan olduğu zaman çocuğunuzun isteğini
yerine getirmeyiniz. Davranışının istenmeyen davranış olduğunu
gösteriniz.
-Saldırgan davranışları dayakla cezalandırmayınız. Aksi halde
çocuğunuzun düşmanlık duygularını geliştirmiş olursunuz. Başka bir
yer ve zamanda saldırganlık daha kötü biçimde patlama olarak
ortaya çıkabilir.
-Çocuklar öfkeli, gergin, heyecanlı iken tartışmayınız. Çünkü bu
anda etkilenme olmamaktadır. Çocuk sakinleşip, hazır hale
geldikten sonra davranışının mantıksızlığını ve düşünülmeden
yapıldığını anlatınız.
-Çocukta saldırgan davranışlar görüldüğü zaman, boşalmasını
sağlamak amacı ile çocuğa çekiçle bir şeyler kırması, yastığı
yumruklaması, makasla kesmesini sağlayınız. Bunlar çocuğun
saldırgan yönlerini doyuracak ve biriken saldırgan enerjilerini
zararsız şekilde harcamalarını sağlayacaktır.
-Çocuklarınıza her yaşta beden, ruh ve zihin olgunluğu ile uyuşan
çeşitli sorumluluklar vererek saldırganlığını olumlu durumlara
yöneltiniz.
-Saldırgan çocuklar mümkün olduğu kadar grup etkinliklerine teşvik
edilmelidirler. Buradaki görev ve sorumluluk sonucu elde edeceği
başarı onun üstünlük elde etme, hakim olma, herkese varlığını
hissettirme duygularını doyurur.
-Çocuklarınızın akla uygun gereksinimlerini ve isteklerini,
olanaklar ölçüsünde yerine getirmeye çalışın, gereksiz engeller
koymayınız.
-Çocukların haklarına saygılı olduğunuzu her fırsatta gösteriniz.
NAR ÇİÇEĞİ ÇOCUK EVİ
1735 Sok. No: 210
Bostanlı / İzmir
Tel: (0232) 336 39 75 - 336 14 95 |
|
|