|

|
|
EVLİLİKTE DOYUMU YAKALAMAK
Evlilikteki doyum kavramı; “
evlilikteki uyum ve mutluluğu “ içermektedir.
Son zamanlarda; .“ Evliliğinizden ne kadar doyum alıyorsunuz?”
sorusuna eşlerin verdiği cevap çoğunlukla negatif yönde…
Bu doyumun sağlanması ; eşlerin evlilik ilişkisinden elde
ettikleri sonuçların beklentilerinin üzerinde olması ile
mümkündür. Bu doyumu sağlayabilmek için ; eşlerin ikisine de
bazı roller düşmektedir. Bir evliliğin zorunlu ve gönüllü
nitelikleri bir dengeye ulaştığı zaman ; bu evlilik iyi gitmeye
başlar. Evlilikte eşler ilişkilerini tümüyle zorunlu bir ilişki
olarak algılamaya başlarlarsa evliliğin tüm heyecanı ortadan
kalkmaya başlamakta ve eşler arasında çatışmalar ortaya
çıkmaktadır.
Birlikte olmaya söz verilen ilk imza ile; hoşgörü adımları
atıldığı gözlemlenirken , var olan ama asla gözükmeyen bir süreç
de kendiliğinden başlamış olur. Kim neyi ne ölçüde kontrol
edebileceğinin gizli savaşı başlamıştır. Çatışmalar; eşlerden
her birinin kendini algılama biçimi ile eşinin algılama biçimi
uyuşmadığında ortaya çıkmaktadır . Kadın bir davranış biçimi
bekler , erkek onu anlayamaz ve kendini eşinden farklı olarak
görmeye başlar ve bir sorunlar yumağı oluşmuş olur. Bu da
evlilikten beklenen doyumu zamanla düşürecektir.
İlişkilerinin belli noktalarını tartışamayan , kafalarındaki
düşüncelerini birbirine açıkça söyleyemeyen ve birbirlerini
tanıyamayan eşler zamanla birbirine yabancılaşır ve
birbirlerinden soğurlar. Sorunlu evliliklerde; güç savaşını
kimin kazanacağı çok önemlidir. Bu güç savaşının devam etmesi
evliliğin sonlanmasına neden olabilmektedir. Eşler ; bu savaşa
girmemeye özen göstermelidir . Savaşmamak tamamen teslim
olunduğunu göstermez. Sadece bir erdem ve kendinizi koruma
yöntemi olarak algılanmalıdır. Birçok eş bunu yapmıyor ve her
gün mücadele etmeye devam ediyor. Bu mücadele önce kişinin
kendisini yorar ve uzun süreli yorgunluklarla sorun daha
patolojik bir hal alır ki bunun sonucu bir depresyon veya
evliliğin sonlanması olabilir.
Bu mücadeleyi yapmamak gerekirse o zaman kişi ne yapmalıdır ? Bu
sonun cevabı; sağlıklı bir iletişim ve mutlu bir bireyden geçer.
Mutlu olan bir birey; daha sabırlıdır, olayları daha geniş
değerlendirebilir ve evlilikte de mutluluğu yakalamak için daha
çok çaba gösterir. Bu çaba , diğer eşe yansıyabilirse istenilen
etkileşim sağlanır ve diğer eş de çaba göstermeye başlar. Bunun
için anlayış çok önemlidir. Anlayabilen bir birey iletilen
gerekli mesajları alabilmiş demektir. Bu da sağlıklı bir
iletişimi beraberinde getirir. Güç savaşı yerini sağlıklı bir
iletişime bırakabildiğinde gerekli uyum sağlanabilmiş ve eşler
evliliğinden daha çok doyum almaya başlamıştır.
Evliliğinde doyum sağlayabilen çiftler; yaşanan anlaşmazlıklar
karşısında aynı fikirde olmasalar da diğerinin kanıtlarının
geçerliliğini ve önemini kabul ederler. Mutsuz çiftlerde ise;
eşlerden birinin şikayetinde diğeri kendi şikayeti ile tepki
verir, her isteğe karşı bir istek söz konusudur. Böyle bir
ortamda da sağlıklı bir iletişimden söz edilemez. Evliliğinde
bir türlü mutluluğu yakalayamadığını ifade eden eşler böyle
yakındığı sürece evliliklerinde mutlu olamayacaklardır. Bu
süreçte eşler; evliliklerindeki mutsuzluğun nedenlerini
araştırmalı, kendisinde gördüğü yanlış davranışlar varsa
düzeltmeli, eğer yalnız başına düzeltemiyor ve objektif
olamıyorsa uzman bir kişiden yardım almalı, eşi ile açık bir
iletişime geçerek sorunları beraberce paylaşmalıdırlar.
Psk Eda Gökduman
|
|
|