|

|
|
FENİLKETONÜRİ
Fenilketonüri zihinsel özür
yaratan bir kalıtsal metabolik hastalıktır. İlk kez 1934 yılında
Asbjörn Fölling (1888-1937) isimli Norveçli bir hekim tarafından
zihinsel engelli olan sarışın, mavi gözlü iki kardeşte
tanımlanmıştır. Hastalık ismini idrarda normalde bulunmayan, bu
hastalıkta idrarla atılan bir maddeden almaktadır. Fenilketonüri
kalıtsal bir metabolik hastalıktır. Bu hastalıkla doğan çocuklar
proteinli gıdalarda bulunan fenilalanin isimli bir amino asidi
metabolize edemezler, sonuçta kanda ve diğer vücut sıvılarında
artmış olan fenilalanin ve onun artıkları çocuğun gelişmekte olan
beynini tahrip eder ve ileri derecede zihinsel engelli olmasına,
sinir sistemini ilgilendiren daha birçok belirtilerinin ortaya
çıkmasına neden olmaktadır. Hayatın ilk birkaç ayı içerisinde
fenilketonüri hastalığı olan bebekleri sağlıklı bebeklerden ayıran
özellikler fark edilemez. Tedavi edilmeyen fenilketonürili
çocuklarda beşinci ve altıncı aylardan sonra zekadaki gerileme
belirgin hale gelmektedir. Akranlarından farklı olarak oturma,
yürüme ve konuşma gibi becerileri kazanamazlar. Beyin gelişimleri
normal olmadığından başları da küçük kalmaktadır. Bazı
fenilketonürili çocukların saç ve gözleri anne ve babalarınınkine
göre daha açık renkte olabilmektedir.
Fenilketonüri aileden gelme bir hastalıktır. Fenilketonürili
çocuğun anne ve babasında fenilalanin hidroksilaz enzimi
yapımından sorumlu, biri normal, biri bozuk iki gen vardır. Anne
ve babasından bozuk genleri alan bir çocuk fenilketonüri hastalığı
ile doğmaktadır. Anne ve babasından bir bozuk gen alan çocuksa
anne ve babası gibi hastalığı taşır, ancak hastalık belirtisi
göstermez. Anne ve babasının her ikisinden de sağlam genleri alan
bir çocuk ise tamamen sağlıklıdır. Anne ve baba taşıyıcı olduğunda
her çocuğun fenilketonüri olma olasılığı % 25 gibi yüksek
değerlere ulaşır.
Fenilketonüri erken teşhiş edildiğinde tedavi edilebilen bir
hastalıktır. Tedavide genel ilke besinlerle alınan fenilalanin
miktarını azaltarak kandaki fenilalanin düzeyini normal sınırlar
içinde tutmaktır. Diyet tedavisinde fenilalanini çok azaltılmış ya
da fenilalanin içermeven özel ve ilaç niteliğinde mamaların ve
tıbbi ürünlerin kullanılması gereklidir. Tedavi en az beyin
dokusunun en hızlı geliştiği hayatın ilk 8-10 yılı boyunca çok iyi
şekilde uygulanmalıdır. Fenilketonüri hastalığı ile doğan bebeğin,
beyni etkilenmeden, erken olarak tanımlanması çok önemlidir. Bu
amaçla geliştirilmiş her yenidoğan çocuğa uygulanabilecek pratik,
ekonomik bir test vardır. Hayatın ilk günlerinde bebek en az 24
saat beslendikten sonra özel bir filtre kağıdına alınan 2 damla
kan teşhiş için yeterlidir. Hasta bebek hayatın ilk günlerinde
tanımlandığında uygun diyet tedavisi ile zeka geriliği
önlenebildiği için gelişmiş ülkelerde tüm yenidoğanların
fenilketonüri yönünden taranması zorunluluğu vardır. Ayrıca
annenin ilk çocuğu hastalıklı olarak doğmuş ise ikinci bebeğin
daha anne karnında iken hasta olup olmadığının belirlenmesi yani
anne karnında erken tanı mümkün olabilmektedir.
Fenilketonürili bireylerde hastalığın şiddetine uyan derecede
zihinsel özür yanı sıra hastaların yaklaşık % 60 kadarında açık
saç rengi, açık göz rengi, açık cilt rengi ile karakterize
görünümü vardır. Hastaların vücut sıvılarında özellikle idrarda
özel bir koku dikkati çeker. Fenilketonüride hiç tedavi
uygulanmamış hastada hastalığın şiddetine bağlı olmak üzere ağır
ya da çok ağır zihinsel özür gelişmesi kaçınılmazdır. Geç tanı
konmuş veya tedavisi iyi yapılmamış fenilketonürili bireylerde
aşırı hareketlilik, hırçınlık, dikkatini toparlayamama, otistik
davranışlar, yemek ve tuvalet sorunları görülebilmektedir.
Hastalıkta cinsiyet ayırımı yoktur, erkek ve kız çocuklarda aynı
sıklıkta izlenir.
Yenidoğan döneminde tanı konmuş ve tedavisi başlanmış ve başarıyla
sürdürülmüş fenilketonürili çocuğun, yaşıtları gibi, zamanında
normal ilköğretime başlayabilme, orta ve yüksek öğretime
gidebilme, okuyarak meslek sahibi olabilme şansı vardır. Tanısı
geç konmuş ya da iyi tedavi edilmemiş fenilketonürili çocuklar
uzun süre özel eğitim görerek kendilerine uygun okula
hazırlanmaktadırlar. Normal eğitimi başarabilecek fenilketonürili
çocuklar kaynaştırma eğitimi çerçevesinde ilköğretim okullarına
gönderilebilmektedirler. Normal eğitimi başaramayacak
fenilketonürili çocuklar ise özel eğitim okullarına
yönlendirilmektedir.
Kalıtsal metabolik hastalıklar nadir görülen hastalıklardır. Ancak
çok sayıda metabolik hastalık olduğundan hepsi birlikte
değerlendirildiğinde yılda doğan metabolik hastalıklı çocuk sayısı
oldukça fazladır. Pek çoğu zihinsel özür yaratan metabolik
hastalıkların hemen hepsi otozomal resesif yolla kalıtılır. Anne
ve babanın taşıyıcı olması halinde bu çiftin her çocuğunda bu
kalıtım şekliyle geçen kalıtsal hastalıkların görülme olasılığı %
25’tir. Ülkemizde akraba evliliklerinin sıklıkla yapılması
otozomal resesif kalıtılan metabolik hastalıkların yüksek sıklıkta
izlenmesine neden olmaktadır ve kalıtsal metabolik hastalıklar
zihinsel özürlülüğün ülkemiz için önemli bir nedenidir. Klinik
gözlemler ülkemizde 1/4500 sıklığında izlenen fenilketonüri
yanında diğer metabolik hastalıkların görülme sıklıklarının kesin
bilinmemesine karşın dünya ortalama değerlerinin üzerinde olduğunu
göstermektedir.
Kalıtsal bir metabolik hastalık olan fenilketonüri, toplumumuzda
hala yeterince bilinmemekte ve bir çok çocuğun ömür boyu özürlü
kalmasına sebep olmaktadır. Bu konuda sağlık kuruluşlarına ve
hekimlere ailelerin uyarılması konusunda büyük görev düşmektedir.
Bir damla kan ile bu hastalığın önlenmesi mümkün olabilmektedir.
Hazırlayan; Erdi Kanbaş-Özel
Eğitim Uzmanı, öneri-görüş ve sorularınız için. E-Postal:
ekanbas@mynet.com
KAYNAKÇA
- “Zihinsel Özür Yaratan Kalıtsal Metabolik Bir Hastalık” , Bilim
Teknik Dergisi , Temmuz, 2000.
- Tokatlı, Ayşe, Zihinsel Özür Nedeni Olarak Metabolik Hastalıklar
– Fenilketonüri , www.egitim.com
- Fenilketonüri Nedir, PKU Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği , www.pkuaile.org
- Tuncer, Koray, Kolayca Önlenebilecek Zihinsel Özür –
Fenilketonüri , www.drkoray.hekim.net
- Eripek, Süleyman . Zihin Engelli Çocuklar , Anadolu Üniversitesi
Yayınları , Eskişehir : 1998.
- Güven , Yıldız . Zihin Engelliler ve Otistik Çocukların
Özellikleri ve Eğitimi,
Marmara Ü. Özel Eğitim Blm. İstanbul : 2002
|
|
|