Bebek ve anne, bebek bakımı, bebek beslenmesi, bebek hastalıkları
Ana Sayfa
Bebek Kulübü Resimleri
Ziyaretçi Defteri1 - 2
Yemek Tarifim ve Sevgi
Doktorlar
Bebek Kitapları
Masal Dünyası
Yuvalar
Kısa Notlar
BebekveAnne Öyküsü

 
 
     
     
 
 
 

ANEMİ

 

Kansızlık hastada hemoglobin değerinin yaşa ve cinse göre olması gereken değerden düşük olması demektir. Tüm dünyada ve ülkemizde kansızlık nedenleri arasında en sık demir eksikliği anemisi görülmektedir.
1- Demir Eksikliğine Bağlı Anemi
2- Vitamin B12 Eksikliğine Bağlı Anemi
3-Folik Asit Eksikliğine Bağlı Anemi
4-Akdeniz Anemisi (Talassemi)

1- DEMİR EKSİKLİĞİNE BAĞLI ANEMİ

Demir eksikliği anemisi en fazla süt çocukluğu döneminde, 2. Ve 3. Sıklıkta ise okul çağı ve ergenlik öncesi çağda rastlanmaktadır. Çocuklarda demir eksikliğine yol açan nedenler besinlerle yetersiz demir alımı, hızlı büyüme nedeni ile demir ihtiyacının artması ve kan kaybıdır.

Besinlerle Yetersiz Demir Alınımı
Çocukların anne sütü yerine demir desteği olmayan mamalarla beslenmesi (pirinç unu ile mama) ve inek sütüne 1 yaşından önce başlanması ve çocuğun günde yarım litreden daha fazla süt içmesi demir eksikliği anemisi gelişmesinde en önemli nedenlerdir. Anne sütü ve inek sütünde demir miktarının az olmasına rağmen anne sütündeki demir inek sütündeki demire göre daha iyi emilmektedir. Erken doğan ve doğum ağırlığı düşük olan bebeklere 2. Aydan itibaren, zamanında doğan bebeklere ise 4. Aydan itibaren demir eksikliği anemisinden korumak için düşük miktarlarda (1-2 mg/kg) demir ilacı başlanması önerilmektedir. Demir eksikliği anemisinin önlenmesi için anne sütünün en az 6 ay süre ile verilmesi, 1 yaşına kadar demirden zengin mamalar ve ek gıdalar ile beslenme önerilir.

Daha büyük çocuklarda özellikle hazır gıdalarla beslenme alışkanlığı, rejim yapmak amacı ile eksik gıda alımı, çocuğun vejeteryan olması, ya da sosyo-ekonomik durum bozukluğu nedeni ile hayvansal gıdaların alınamaması demir eksikliği anemisine yol açacaktır.

Ülkemizde özellikle kırsal bölgelerimizde bile beslenme alışkanlıklarının değiştiği, evlerde tarhana çorbası, bulgur pilavının yerini her 3 öğünde patates kızartmasının aldığı dikkatimizi çekmektedir. Patates de demir miktarı çok yetersizdir. Bu da demir eksikliği anemisinin ülkemizde son yıllarda daha da artmasına neden olmaktadır.

Artmış demir ihtiyacı
Özellikle düşük doğum ağırlığı olan bebeklerde, zamanından erken doğan bebeklerde, adölesan devresinde ve gebelik ve emzirme dönemlerinde olmaktadır. Gebelikte hafif demir eksikliği olması anne karnındaki bebeği etkilememekte, ancak orta veya ağır demir eksikliği olan annelerin bebeklerinde demir eksikliği anemisi gelişebilmektedir.

Kan Kaybı
Erişkin hastalarda kan kaybına çocukluk yaş grubuna göre daha fazla rastlanmaktadır. Özellikle mide ülseri veya barsak kanserleri nedeni ile barsaklardan kanamalar olmaktadır. Bu duruma çocuklarda nadir olarak rastlanmaktadır.

Çocuklarda inek sütü verilmesi veya inek sütü ile yapılan mamalar nedeni ile sıklıkla demir eksikliği gelişmektedir. İnek sütünde demir içeriği az olmasının yanında barsaklardan kanamaya da yol açması demir eksikliğine neden olmaktadır. İlk 1 yıl içinde çocuklara inek sütü verilmemesi önerilmektedir. Özellikle çocuk günde yarım litreden fazla süt içiyorsa ve fazla miktarda süt içtiği için normal gıdaları almıyorsa o çocukta demir eksikliği anemisi görülmektedir.

Ayrıca uzun süreli aspirin ve diğer romatizma ilaçlarının kullanımı da barsaklardan kan kaybına neden olabilmektedir. Çocuklarda doğuştan olan mide barsak anomalileri de kan kaybına neden olmaktadır.

Barsak kurtlarından kıl kurdu ve solucanlar demir eksikliğine yol açmazlar, ancak kancalı kurtlar barsaklardan kanamaya neden olarak demir eksikliğine neden olmaktadır.

Doğuştan kanamaya eğilimi olan hastalarda (hemofili hastalığı gibi), sık sık kanamalar nedeni ile demir eksikliği görülmektedir. Kızlarda adet kanamalarının uzun sürmesi ve çok miktarda olması demir eksikliği anemisi gelişmesine yol açar.

Demir Eksikliğine Bağlı Kansızlıkta Görülen Belirtiler
Kansızlık hafif derecede ise çocukta hiçbir belirti olmayabilir, ancak yapılan laboratuar incelemeleri sonucunda teşhis edilebilir. Eğer kansızlığı fazla ise renginde solukluk, çarpıntı, baş ağrısı, huzursuzluk, halsizlik, çabuk yorulma ve iştahsızlık gibi belirtiler görülebilir.

Toprak yeme, buz, kağıt gibi normalde yenmemesi gereken şeylerin yenilmesi demir eksikliği anemisinde sıklıkla görülmektedir ve PİKA olarak adlandırılmaktadır. Uzun süreli demir eksikliklerinde tırnakların kaşığa benzer şekilde içe çökmesi, ağız köşelerinde çatlamalar, dilin üzerinin düzleşmesi, ağrılı olması ve yutkunma zorluğu daha çok erişkin hastalarda dikkati çekmektedir. Demir eksikliği olan çocuklarda oturma, emekleme ve yürüme gibi motor gelişmede gecikme, davranış bozuklukları, öğrenmede güçlük ve bağışıklık sisteminde azalma sonucunda enfeksiyonlara yatkınlık gözlenmektedir. Yine özellikle süt çocukluğu döneminde demir eksikliği varsa ağlarken katılma nöbetleri görülebilir. Eğer kansızlık aile tarafından fark edilmeden uzun süre bu şekilde devam ederse kalp yetmezliği gelişebilir. Çocuk bu durumda zor nefes alma, ileri derecede halsizlik gibi belirtilerle doktora gelebilir.

Demir Eksikliğine Bağlık Kansızlığa Tanı Koyma ve Karıştığı Hastalıklar
Demir eksikliği teşhisi doktor tarafından hastanın hikayesi, muayenesi ve belirli laboratuar testlerinin yapılması sonucunda konulur.
Demir eksikliği en sık Akdeniz anemisi taşıyıcılığı ile karışabilir. Akdeniz anemisi hastalığı ise hem anneden hem babadan bozuk genin geçmesi sonucu iki tane bozuk gen taşıyan çocuklarda oluşan bir hastalıktır, 3-4 haftada bir devamlı kan verilmesi ile tedavi edilmektedir. Eğer çocuk anneden veya babadan bir tane bozuk gen almışsa o zaman Akdeniz anemisi taşıyıcılığı söz konusudur. Taşıyıcılar hiçbir belirti göstermezler, ancak yapılan kan incelemeleri sonucunda hemoglobin düzeyinin olması gerekenden 1-2 gram altında olması ve diğer bazı testlere bakılması ile tanı konulur. Eğer bu tanı gözden kaçacak olursa, çocuk veya erişkine yanlışlıkla demir eksikliği tanısı konulup devamlı demir ilacı kullanması önerilecektir. Gereğinden fazla kullanılan demirin yan etkileri olacaktır.

Bunun dışında uzun süreli enfeksiyonlar ve hastalıkların seyir sırasında görülen anemiler (böbrek hastalıkları, romatizmal hastalıklar, inflamatuvar barsak hastalıkları, kanser gibi) demir eksikliği anemisi ile karışmaktadır.

Tedavi
Demir eksikliği anemisinin tedavisinde ağız yolu ile verilen demir ilacı kullanılmaktadır. Bebeklerde damla veya şurubu, daha büyük çocuklarda tablet veya drajeleri kullanılır. İlacın aç karnına ve öğünler arasında alınması önerilir. Birlikte C vitamini içeren limonata veya portakal suyu ile birlikte verilmesi verilen demirin barsaklardan emilimini artıracaktır. Süt ile birlikte verildiği durumlarda ise demir emilimi azalır. Bir yaşından küçük bebeklerde günde 1 kez kahvaltıdan 30 dakika önce verilmesi ile yan etkiler çok azaltılabilir. Daha büyüklerde 2-3 dozda verilmesi önerilmektedir. Genellikle rahatlıkla tolere edilebilir. Bazı vakalarda yan etkiler görülebilir.

Demir ilacının alımından yaklaşık 1 saat sonra bulantı kusma, mide ağrısı, karın ağrısı olabilir. Bu durum ilacın yemekten hemen sonra alınması ile geçer veya azalır. Eğer semptomlar devam ederse doz miktarı azaltılır veya tablet, draje veya sıvı formüllerden bir diğerine geçilir. Bazı hastalarda ishal veya kabızlık yapmaktadır.

Demir ilacı alındığı sürece özellikle damla veya şurup kullanıldığında dişler geçici olarak siyaha boyanabilir. İlacı verirken dilin arkasına doğru verilmesi dişlerin boyanmasını azaltacaktır. Yine ilacın alındığı dönemde çocukların kakasının koyu renk çıkacağı bilinmelidir.

Eğer hastada doz azaltıldığı halde kusmaları veya karın ağrıları oluyorsa, hastanın altta yatan bir barsak hastalığı varsa, verilen ilaç emilemiyorsa, hastanın kronik olan kanaması ağızdan verilen demir ilacıyla karşılanamıyorsa o zaman demir ilacının enjeksiyon şekli kalçadan yapılabilir. Bu mutlaka doktor tarafından önerilmelidir. Kalçadan yapılan demir ilacına karşı ani alerjik reaksiyonlar gelişebilir, iğnenin yapıldığı yerde ağrı, renk değişikliği olabilir. İlacın kalçada derin bir şekilde ve özel bir teknikle (Z palsit) yapılması önerilir. Ayrıca son yıllarda damardan kullanılan demir preparatları da seçilen vakalarda kullanılmaktadır.

Hastanın hemoglobin seviyesi yaşına göre normal düzeye gelince demir ilacı depolarının dolması amacı ile yaklaşık 4-8 hafta daha yarı dozda devam edilir. Eğer çocuğun beslenmesi düzeltilir, demirden zengin gıdalarla beslenmesi sağlanırsa demir eksikliğinin tekrar etmesi önlenecektir.

Çocuklarda demir eksikliği anemisi dışında daha nadir olmak üzere folik asit eksikliği ve vitamin B12 eksikliğine bağlı anemiler de gelişebilmektedir.

2- VİTAMİN B12 EKSİKLİĞİNE BAĞLI ANEMİ

Vitamin B12 en fazla hayvansal gıdalarda bulunur ve başlıca vitamin B12 eksikliği nedenleri alımındaki eksiklik, emiliminde bozukluk ve doğuştan metabolik hastalıklardır. Yetersiz vitamin B12 alımı en sık vejeteryanlarda görülmektedir. Vejeteryan olmayanlarda da yanlış beslenme veya sosyo-ekonomik nedenlerle eksik beslenme sonucunda da bu eksiklik ortaya çıkmaktadır. Çeşitli nedenlerle annesinde vitamin B12 eksikliği gelişen bebeklerde anne sütünde bu vitaminin eksikliği olacaktır. Bu annelerin bebekleri ek gıdalar almıyor ve sadece anne sütü alıyorlarsa vitamin B12 eksikliğine bağlı kansızlık yanında çeşitli nörolojik bozukluklar da geliştirmektedir. Başını ilk zamanlar tutmaya başlayan çocuk sonraları tutamaz veya otururken oturamaz hale gelir. El ve kollarında titremeler de gelişebilir. Erken tanı konulup tedavi edilmesi ile tamamen normale dönerler.

Ergenlik döneminde de rejim nedeni ile sıkı diyet uygulandığında bu vitaminin eksikliği görülebilir. Bu vitamin eksikliği çocuğun dengesinde bozukluk, el ve ayaklarda uyuşma, yürümede ve elleri kullanmada zorluk, karıncalaşma ve hafızasında bozukluklara neden olabilir.

Belirtiler
Hastalar solukluk, halsizlik, sinirlilik, kuru ve ağrılı bir dil, yürümede bozukluk ve ishal ile doktora başvurmaktadır.

Tedavi
Tedavide vitamin B12 enjeksiyon veya ağız yolu ile verilir.

3-FOLİK ASİT EKSİKLİĞİNE BAĞLI ANEMİ

Folik asit yiyeceklerde yaygın olarak bulunmasına rağmen pişirme işlemi sırasında çabucak parçalanmaktadır. Yüksek oranda folik asit içeren yiyecekler karaciğer, böbrek, portakal suyu ve ıspanaktır. Ayrıca keçi sütündeki folik asit miktarı çok düşüktür. Yine vitamin B12 eksikliğinde olduğu gibi yetersiz alınır veya emilimi bozuk ya da ihtiyaç artmışsa folik asit eksikliğine bağlı anemi ortaya çıkabilmektedir.

4-AKDENİZ ANEMİSİ (TALASSEMİ)

Talasemi Major (Akdeniz Anemisi Hastalığı) erken çocukluk çağında başlar ve çok ciddi bir kalıtsal kan hastalığıdır. Talasemi majorlü çocuklarda gelişen kansızlık sonucu sık sık kan verilmesine ihtiyaç gösterirler.

Talasemi Taşıyıcılığı (Akdeniz Anemisi Taşıyıcılığı) olan kişide hemoglobini olması gerekenden 1-2 gram düşük olsada genellikle sağlıklıdır. Türkiye de her 100 kişiden 2 kişi Akdeniz anemisi taşıyıcısıdır. Bu oran Antalya, Muğla, Konya, İskenderun gibi illerimizde %8-10 lara kadar çıkmaktadır. Talasemi taşıyıcısı olan kişiler bazen demir eksikliğine bağlı anemisi olduğu zannedilerek gereksiz yere demir ilacı kullanırlar. Kan testleri ile kişinin taşıyıcı olup olmadığı kolayca anlaşılmaktadır. Eğer anne veya babadan biri taşıyıcı olursa çocuklardan hiçbiri Akdeniz anemisi hastalığı olmayacaktır. Ancak her çocuk da talasemi taşıyıcılığı olma olasılığı %50 dir. Eğer talasemi taşıyıcısı olan 2 kişi evlenecek olursa her çocukta Akdeniz anemisi hastalığı ortaya çıkma olasılığı %25 dir.

Talasemi majörlü çocuklar (Akdeniz anemisi hastalığı olan) doğumda normaldir, ancak 3 ile 18 ay arasında (genellikle 5-6 ay) kansızlıkları başlamaktadır. Gittikçe renkleri solar, rahat uyumazlar, yemek yemek istemezler ve kusarlar, gelişimleri bozulur. Karaciğerde ve dalakta büyüme nedeni ile karın şişliği ile doktora gelirler. Başlıca tedavi hastaya 2-4 hafta aralıklarda düzenli kan vermektir. Bir yandan vücutta yıkılan kan hücreleri bir yandan dışarıdan sık kan vermektir. Bir yandan vücutta yıkılan kan hücreleri bir yandan dışarıdan sık kan vermekle vücutta demir birikimi olacak ve başta kalp ve karaciğer olmak üzere bir çok organa zarar verecektir. Günümüzde bu fazla demiri ortadan kaldırmak için küçük pompalarla desferal isimli ilaç deri altına gidecek şekilde iğnelerle takılır. 8-10 saat sürede ilacın gitmesi sağlanır ve haftanın en az 5 günü üst üste uygulanır. Kullanım zorluğu nedeni ile uyum zorluğu olmakta ve hastalar düzenli kullanmamaktadır. Ayrıca ömür boyu kan transfüzyonları ve demir bağlayıcı ajanların kullanılmasının maliyeti çok yüksektir.

Talasemi Major Hastalığı Nasıl Önlenmektedir?
Hastalığın eradikasyonu için hastalığın insidansınnı yüksek olduğu bölgelerde, evlenecek olan çiftlerin talasemi taşıyıcılığı açısından taranmaları ve taşıyıcı saptananların eğitimi, genetik danışma ve prenatal tanı (doğum öncesi tanı) hakkında bilgi verilmesi önemlidir. Konferanslar seminer ve kongreler ile insidansın yoğun olduğu bölgelerdeki halk ve tıp mensupları bilgilendirilmelidir. Akdeniz anemisi hastalıklı çocuk doğumları, taşıyıcıların bulunması ve taşıyıcı olduğu bilinen gebeliklerde hamileliğin ilk döneminde doğum öncesi tanı bölümlerine başvurması sağlanmakla önlenebilir.

Son yıllarda anneden alınan koryonik villus örnekleri DNA analiz yöntemleri ile Akdeniz hastalığı açısından incelenir. Bu yöntem gebeliğin 9. ve 10. Haftalarında yapılmaktadır

Hazırlayan: Dr. Mualla Çetin
H.Ü.T.F. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ABD Hematoloji Ünitesi

  Bebek ve anne, bebek bakımı, bebek beslenmesi, bebek hastalıkları
1n0o

 

    DOKTORLAR


Hande Kılınç Kunt
Uzman Klinik Psikolog


Elif Bahar Tuna
Diş Doktoru Pedodontist


Prof Dr. Macit Arvas
Kadın Hast ve Doğum Uzmanı


Prof. Dr. Bülent Baysal
Kadın Hast ve Doğum Uzmanı


Cenk Kiper
Kadın Hast ve Doğum Uzmanı


Eda Gökduman
Psikolog


Dr. Nezih Berksoy
Ağrısız Doğum Uzm Anestezist


Erdi Kanbaş
Özel Eğitim Uzmanı Aile Rehberi

 

   BİLGİ
IDO Deniz Otobüsü-Feribot
Kimlik Numarası Sorgulama
İ.E.T.T Hareket Saatleri
Vergi Numarası Sorgulama
SSK Emeklilik Ne Zaman
Hava Tahmini

Trafik Ceza Puan Sorgulama
THY Uçak Saatleri
İGDAS Fatura Sorgulama
Deprem Nedir?

Posta Kodu Öğrenme
Nöbetçi Eczaneler

1n0o
 
Bebek ve anne, bebek bakımı, bebek beslenmesi, bebek hastalıkları

Ana Sayfa I Resim ve Bilgi I I

Diş Estetiği

 

YASAL UYARI: BebekveAnne.com sayfalarinda yer alan her türlü bilgi sadece aydinlatma amaçlidir. Sitemiz doktorunuzun yerini almayi hedeflememektedir. Sizlere aktardigimiz bilgiler, tavsiye niteliginde olup, reçete ya da tedavi yöntemlerinizi degistirmeye yönelik degildir. Bilgilerin yanlis anlasilmasindan ve buna bagli olarak dogabilecek magduriyetten BebekveAnne.com yasal sorumluluk altinda degildir. Gerçek bir tani ve tedavi için, hasta ve doktorun yüzyüze gelmesi gereklidir. Bu sitede verilen bilgilerin kullanilmasinin sorumlulugu tümüyle kullaniciya aittir.

Bebek ve Anne © 2004 Web Stats

BESLENME İlk 6 Ay Sadece Anne Sütü Anne Sütünün Bebeğe Yararları Anne Sütü Vermenin Kadın Sağlığına Yararları Emzirme Hakkında Sorular Emzirme Hakkında Bilmeniz Gerekenler Loğusalıkta Meme Sorunları Anne Sütünün Saklanması Hasta Anne Emzirebilir mi? Memeyi Reddediyorsa 0-4 Ayda Beslenme 9-12 Ayda Beslenme 1-5 Yaşta Beslenme Beslenme ve Babanın Yeri Katı Besinler Ne Zaman Ek Besinler Ne Zaman Adım Adım Sütten Kesme Sütten Kestikten Sonra İştahsızlık BEBEK BAKIMI Bebek Odası Bebek ve Uyku Gece Neden Sık Uyanıyor Bebeğiniz Niçin Ağlar Bebek Alışverişi Emzik Babanın Yeri Bebeğimin Genel Bakımı Doğum Lekeleri Göbek Bakımı Bebeğimin Banyosu Bebek Bezi ve Pişik Sorunu Bebekte Gaz Sancıları Aşı Takvimi Bebeğimin İlkleri Oyuncak Çocuğum ve Güneş Verdiğiniz İlacı Tanıyor musunuz? DİŞ SAĞLIĞI Bebeğinizin Diş Bakımı Biberon Çürüğü Nedir? Diş Çürüklerinden Koruma Anneden Bebeğe Bakteri Geçişi Süt Dişleri Neden Önemlidir? Çocuklarda Beslenme-Çürük İlişkisi ve Beslenme Önerileri Çürüğe Karşı Flor HASTALIKLAR Akdeniz Anemisi Talasemi Alerji Altıncı Hastalık Anemi Ani Bebek Ölümü Apandisit Astım Ateş ve Ateşli Havale Boğmaca Bademcik ve Geniz Eti Bebeğimin Gelişim Geriliği Bebeklerde Ateş Beşinci Hastalık Boğaz Ağrısı Burun Eti-Geniz Eti Büyüme Ağrısı Çocuk Felci Çölyak Hastalığı Demir Eksikliği Anemisi Düz Tabanlık Egzama Ekstrofi Vezika Fenilketonüri Göbek Fıtığı Hepatit A-Hepatit B Hidrosefali İdrar Yolu Enfeksiyonu İnmemiş Testisler İshal Rota Virüs İshalleri Kabakulak Kabızlık Kalça Çıkığı Kan Uyuşmazlığı Karın Ağrısı Kızamık Kızamıkçık Kızıl Korozif Madde Krup Kusma ve İshal Lösemi Nedir? Menenjit Nezle Orta Kulak İltihabı Pamukçuk Pnömokok Mikrobu ve Hastalığı Raşitizm Reflü Sarılık Su Çiçeği Sünnet Tetanos Uçuk Yenidoğan Apnesi Zatürre AY AY GELİŞİMİ 1. Ay 2. Ay 3. Ay 4. Ay 5. Ay 6. Ay 7. Ay 8. Ay 9. Ay 12-18 Ay Arası Boy ve Kilo İlk Adımlar Bebeğiniz Konuşuyormu? Kişisel Gelişimi Bebeği Şımartmak ÖZEL ÇOCUKLARIMIZ Down Sendromu Otizm Rubinstein Sendromu Celebral Palsy Premature Bebek Bebeğim Ne Kadar Prematüre Doktor Kontrolleri Obezite Engelli Olmak Özel Eğitim ve Zihinsel Engelli Çocuklar RETT Sendromu Spina Bifida Williams Sendromlu Çocuklar Prader-Willi Sendromu Angelman Sendromu Asperger Sendromu Heller Sendromu Frajil-X Sendromu Down Sendromlu Çocuklar Otistik Çocuklarda Tuvalet Becerilerinin Kazanımı Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Fenilketonüri Disleksi Hidrosefali Öğrenme Güçlüğü Olan Çocuklar İyot Eksikliği ve Zihinsel Engellilik Zihinsel Engelli Çocuk ve Kaynaştırma Eğitimi Zihinsel Engelli Çocuklar ve Özellikleri Zihinsel Engelli Çocuklar ve Özbakım Becerileri Zihinsel Engelli Çocukların Eğitim Gereksinimleri Zihinsel Engelliliğe Neden Olan Etmenler Zihinsel Engelli Çocuklarda Cinsel Eğitim Zihinsel Engelli Çocuklarda Obezite ÇOCUKLAR 2 Yaş Sendromu 3-6 Yaş Sorunları 3-6 Yaş Gelişim Özellikleri Ailenin Psiko Sosyal Ortamı Ailesine Notlar Altını Islatan Çocuklar Anaokulu Uyum Süreci Ana Okuluna Başlarken Anne Baba Arasındaki Tartışmalar Anne Baba Eğitimi Anne Baba Olmanın 24 Yolu Anne Baba Olurken Karı-Koca Kalabilmek Boşanma ve Çocuk Cinsel Uyarmalar Çocuğa En İyi Bakacak Olan Çocuğum Uyumuyor Çocuğum Yemek Yemiyor Çocuk Eğitiminde Temel Kurallar Çocuk Psikolojisi Çocuk Yetiştirme Duygusal Sorunlar Doktora Giderken Felaket ve Travma Hangi Durumlarda Çocuk Psikoloğuna Başvurmalı İletişimde Etkin Dinleme İtaatsizlik Kardeş Kıskançlığı Kendine Güven Duygusu Okul Öncesi Eğitim Oyun ve Aile Övgü Gereksinimi Sevgi Kupası Sevgisizlik Tuvalet Eğitimi Tuvalet Eğitimine Hazır mı? Zihinsel Uyarmalar İKİZ BEBEK İkiz Bebek İkiz Yetiştirme ANNELERİMİZ İÇİN Anne Baba Sayfası Gebelik Takvimi Hesaplayıcısı Bebeğinizin Doğacağı Günü Hesaplayın Bebeğinizin Göz Rengi Ne Olacak Gebe Kalmaya Uygun Günlerinizi Hesaplayın Gebelikte Haftalık Kilo Alımı Menopoz Rahim Ağzı Kanseri Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar İlkyardım İnsan Bedeninin 24 Saati PROF DR.METİN ÖZATA Kısırlık ve Tiroit İlişkisi Hamilelikte Yapılan Tiroit Tetkiki Doğumsal Tiroit Yetmezliği Tüp Bebek Yaptıracak Bayanlar Şeker Hastalığı Teşhisi Şeker Hastalığı Belirtileri Şeker Hastalığı Tipleri Gizli Şeker Tip 1 Diyabet Tip 2 Diyabet Tokluk Kan Şekeri Şeker Düşmesi G.İ Diyeti UZMAN KLİNİK PSİKOLOG HANDE KILINÇ KUNT Beni Yalnız Bırakma İhtiyaçlarım ve Boşluk Yetişkinlikte Oynadığım Dramam Ben Kendimi Beğenmiyorum Sizde Değişimden Korkanlardan mısınız? Kaygılarım Bana Ne Yapıyor? Depresyonun Ortasındaki Yalnızlık İlişkilerde Aldatılma, Terkedilme DİŞ DOKTORU ELİF BAHAR TUNA Biberon Çürüğü Diş Çürüklerinden Koruyucu Öneriler Anneden Bebeğe Bakteri Geçişi Süt Dişleri Beslenme-Çürük İlişkisi PROF DR MACİT ARVAS KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI Rahim Ağzı Kanseri - SMEAR Testi - HPV- Miyom PROF DR BÜLENT BAYSAL KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI Tüp Bebek-Mikroenjeksiyon-Kısırlık-İnfertilite-Vajinismus-Myom-Dış Gebelik ELELE PSİKOLOJİK DANIŞMA Hamilelik Psikolojisi Bebek ve Uyku Programı Tuvalet Eğitimi Öfke Nöbetleriyle Başa Çıkma Uzak Yoldan Ebeveynlik Vurmak Vurmaktır Taşınmanın Çocuklar Üzerindeki Etkileri Çocuklarımıza Duyguları Öğretmek I Çocuklarımıza Duyguları Öğretmek II Ebeveynlik Tarzları Çocuğumuzu Kabul Edebilmek VİTAMİNLER Vitaminler Besin Değeri Tablosu Zeytinyağı Bebek Resimleri Yemek Tarifi Doktorlar Bebek Kitabı Masal Yuvalar BebekveAnne Öyküsü Bebek İsimleri