|
|
|
HİDROSEFALİ
Hidrosefali, beynin içinde
ve çevresinde aşırı sıvı toplanmasıdır. Modern cerrahi
teknikleriyle etkili biçimde tedavi edilebilmektedir. Beyin -
omurilik sıvısı, beyinzarı ile omurilik çevresinde ve beynin
"karıncık" adı verilen boşlukları içinde bulunan, suya benzeyen
saydam bir sıvıdır. Bu sıvı beyni dış sarsıntılardan korumaya
yarar. Beynin karıncıklarında bulunan zengin damar ağındaki özel
hücreler tarafından sürekli olarak sıvı yapılır. Beyin
karıncıkları numara ile anılırlar. Numara sırası üstten alta
doğrudur. Birinci ve ikinci karıncıklar (yan karıncıklar olarak da
bilinirler) en büyükleridir.
Beyin - omurilik sıvısı yan karıncıklardan dar bir delikle üçüncü
karıncığa, oradan da dar bir kanalla daha büyükçe olan dördüncü
karıncığa gider. Oradan, karıncığın tepesindeki delikler yoluyla,
beynin tabanında beyin sapını çevreleyen sıvıyla dolu boşluklara
yayılır. Sonra beyin yarık ürelerinden akarak beyni çevreleyen üç
zardan birisi olan örümceksi zarın (araknoit) üstündeki araknoit
villuslar adı verilen özel oluşumlar tarafından geri emilir. Ender
bir durum olan hidrosefali, beyin - omurilik sıvısının
dolaşımındaki bozukluktan kaynaklanır. Bunun baş boyutuna etkisi,
çocuklarda kafatası kemiklerinin birbirleriyle birleşmesi zamanına
göre değişir. Kafatası kemikleri henüz birleşmemiş olan küçük
çocuklarda, artan sıvının oluşturduğu basınç kemikleri iterek
kafayı büyütür. Daha büyük yaştaki çocuklarda ve erişkinlerde ise,
kafa büyüyemeyeceğinden sıvı basınç yaparak beyne zarar verir.
Nedenleri
Beyin - omurilik sıvısının dolaşımını çeşitli nedenler
etkileyebilir. Kalıtsal olmayışına karşın, bazen doğuştan
olabilir. Öteki nedenler ise sonradan ortaya çıkar. Hidrosefali
ikiye ayrılır. Tıkanmaya bağlı hidrosefali, beyin - omurilik
sıvısının dolaştığı bölümün bir nedenle tıkanmasına, ikinci
türdeki hidrosefali ise sıvının örümceksi zar tarafından geri
emilimindeki bir bozukluğa bağlıdır.
Tıkanmaya bağlı hidrosefali en sık görülen hidrosefali türüdür.
Çeşitli nedenlerle hem çocuklarda hem de erişkinlerde olabilir.
Beyin - omurilik sıvısı dolaşımının herhangi bir yerindeki
tıkanıklık, sıvının o bölgede birikerek yavaş yavaş artmasına ve
beyne basınç yapıp, bu nazik dokunun sıkışıp zarar görmesine yol
açar. "Spina bifida" denen doğuştan bir omurga bozukluğu ile doğan
bebeklerde, boyun ve sırtta omurilik anormalliği (meningomiyelosel),
beyin sapı ve beyincik (beynin denge ve koordinasyonla ilgili
bölümü) anormalliği görülebilir. Bu durum Arnold - Chiari bozuk
oluşumu (malformasyonu) diye bilinir ve dördüncü karıncıktaki
çıkış deliğinin tıkalı olması nedeniyle hidrosefali yapabilir.
Az görülen bir başka anormallik de Dandy-Walker'dır. Dördüncü
karıncıktaki çıkış delikleri oluşmaz ve bu yüzden tıkanma
hidrosefalisi olur. Dördüncü karıncık büyük bir kist yapar ve
beyincik tam olarak oluşamaz. Öteki doğuştan hidrosefalilerde
neden, tıkanma ya da beyindeki sıvı kanalının oluşmamasıdır; bu da
üçüncü ve yan karıncıkların genişlemesine neden olur. Eğer dar
olan beyin sıvı kanalının yanında bir de anormal büyüklükte bir
damar demeti ya da balonlaşma varsa, bunlar kanalı, basınç yaparak
tıkayabilirler. Bazen tıkanma hidrosefalisi sonradan edinilmiş bir
durumun sonucu da olabilir. Sözgelimi bir beyin tümörü büyüyüp
beyin kanalına ya da üçüncü karıncığa basınç yaparak beyin -
omurilik sıvısının akışını engelleyebilir. Çok küçük tümörler ve
iyi huylu kistler belirli yerlerde oluşarak sıvı kanallarını ya da
çıkış deliklerini tıkarlarsa hidrosefali yapabilirler.
Emilim bozukluğuna bağlı hidrosefalilerde başlıca neden örümceksi
zarın doğuştan az gelişmiş olması ve kendisine ulaşan sıvıyı geri
ememeyişidir. Öteki nedenler, menenjit (beyinzarlarının iltihabı)
ve sub - araknoit kanamadır (beyin ile örümceksi zar arasında
kanama). İki durumda da, bölgede oluşan bağ dokusu sıvının geri
emilimini önler. Bu tür hidrosefali, önemsiz kanamaların olduğu
kafa yaralanmalarının bir komplikasyonu olarak da ortaya
çıkabilir.
Belirtiler
Çocuklarda en göze çarpan değişiklik başın boyutlarındaki
artıştır. Kafatası kemikleri normal olarak 6 - 10 yaş arasında
birleştiğinden, hidrosefali nedeniyle başın büyümesi ancak küçük
yaşlarda görülür. Ancak çocuk başlarının büyüklüğü çok farklı
olabilir; bir çocuğun başının büyük oluşu her zaman hidrosefalisi
olduğu anlamına gelmez. Başın büyüklüğünün nedeni hidrosefali ise,
başın büyümesi çok hızlıdır ve kafatasının biçimi farklıdır: Alın
çıkık ve düz, başın öteki bölümlerine göre küçüktür. Gözler aşağı
itilmiştir, göz akı renkli tabakanın üstünden de belirgin biçimde
görülür (bu belirli tıpta 'batan güneş' adını alır). Bu durum
tedavi edilmezse çift görme ya da körlük yapabilir. Hidrosefali
çok hızlı oluşursa zekâ geriliği, felç ya da kas sertliği olabilir
Eğer çocukta kafa kemikleri birleştikten sonra hidrosefali
oluşursa, doğal olarak belirgin bir baş büyümesi gözlenmez. Ancak
bu kez baş ağrıları, denge ve eşgüdüm bozuklukları ile huzursuzluk
ve kusma gibi belirtiler olur. Yetişkinlerde baş kemikleri
birleştikten sonra hidrosefali kafayı büyütemez. Karıncıklar
genişledikçe beyne basınç yapar. Başlıca belirti zihinsel
yetilerde günden güne artan bozukluk ve bunamadır. Zihin işlevleri
ve bellek etkilenebilir.
Beyindeki basınç arttıkça beyin dokusunun gördüğü zarar açıkça
belli olur; hasta yürüme güçlüğü çeker. Gözün ardındaki ağtabaka
şişebilir ve bu da doktorun oftalmoskopla muayenesiyle anlaşılır.
Hidrosefalinin yaşlı kişilerde oluşan ve "normal basınçlı
hidrosefali" adı verilen özel bir türü de vardır. Bu
rahatsızlıkta, karıncıklar genişledikçe beyin küçüldüğünden basınç
sürekli artamaz. Bu da oldukça hızlı bir bunamaya ve durumun
şiddetine bağlı olarak yürüme güçlüğü ile idrar kaçırmaya yol
açabilir. Hidrosefali belirtilerinin çoğu tedaviyle durdurulabilir
ya da geçirilebilir. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, beyindeki
kalıcı hasar o kadar az olur. Artan basıncın uzun süre beyni ve
sinirleri ezmesine göz yumulursa, kalıcı hasarlar oluşur.
Tedavi
Tanı, bilgisayarlı tomografi ile konur. Bu yöntemle sıvı dolu
beyin boşlukları bilgisayarla izlenir. Tomografinin tehlikesi
yoktur ve ağrılı değildir. Tümörler ve kistler gibi hidrosefaliye
yol açabilen nedenler bu yöntemle açıkça görülür. Düzeltilmesi
gereken Arnold Chiari bozuk oluşumu (malformasyonu) varsa, boynun
da özel röntgen yöntemleriyle incelenmesi gerekir. Bazen de beyin
- omurilik sıvısının akış yönünü belirlemek için, bilgisayarlı
tomografi ve özel enjeksiyonlarla röntgen görüntüsü elde etme gibi
özel yöntemler uygulanır. Bu incelemeler, hidrosefalinin örümceksi
zarın sıvı emilimindeki bozukluğa bağlı olarak oluştuğu vakaları
gösterir. Birçok hidrosefali türü cerrahi tedavi gerektirir.
Dördüncü karıncıkta tıkanma ya da sıvı kanallarında daralma varsa,
karıncıklar ve beyin tabanındaki boşluklar arasına bir tüp
yerleştirilerek sıvının akması sağlanır.
Öteki hidrosefali türlerinde (normal basınçlı hidrosefali ve
doğuştan olma hidrosefalilerin çoğunda) karıncıklardaki beyin -
omurilik sıvısı kan dolaşımına ya da karındaki periton boşluğuna
bağlanarak akıtılır. Bu tür şant ameliyatlarında akışın ters yönde
olmaması için bir tür kapakçık gerekir. Kafatasına küçük bir delik
açılır ve karıncıklardan boyun toplardamarına (juguler
toplardamar) ya da karna giden bir tüp bağlanır. Şant denen bu
tüpler hastada ömür boyu kalır. Hidrosefalinin tedaviye verdiği
yanıt hastadan hastaya büyük değişiklik gösterir. Sonuç
hidrosefalinin başlıca etkeninin hidrosefali tanısından önce
beynin hasar görüp görmediğine bağlıdır. Doğru yerleştirilmiş bir
"şant"la yaşayan bir çocuğun zihinsel yetenekleri, eğer beyni
zedelenmemişse, normal olarak gelişme şansına sahiptir. Tedavi
edilen hidrosefali hastaları arasında üniversite öğrenimi görenler
ve yüksek düzeyde işlerde çalışanlar vardır. Hidrosefalide erken
tanı önemlidir. Beyinde kalıcı bir hasarın olmaması tıbbi
müdahalenin olabildiğince erken yapılmasına bağlıdır.
Hidrosefalik Bir Çocuğum Varsa Ne yapmalıyım?
Hidrosefali, tanısı kolayca konabilen ve tedavisi belli bir
hastalıktır. Hidrosefali hastası bir çocuğa yaklaşımınız,
hastalığın ne zaman tanındığına ve nasıl bir tedavi uygulandığına
bağlı olarak değişebilir.
Eğer çocuğunuzun hastalığı, anne karnında teşhis edilip, doğum
sonrası şant takılarak kontrol altına alınmışsa, beynin bu
hastalıktan zarar görmüş olma ihtimali azdır. Böylelikle, size
düşen sadece, rutin tomıgrafi kontrollerini kaçırmamak ve şantın
düzenli çalışıp çalışmadığını gözlemlemek olacaktır. Çocuğunuzun
beynine yerleştirilen ve şant adı verilen bu protez, tıkanabilen
ya da çocuğunuz büyüdükçe, yeterliliğini kaybedebilen bir alettir.
Şant tıkandığında, kafa içi basınç artar, çocuk huysuzlaşır,
ateşlenir ve kusmalar başlar. Eğer çocuğunuz bebekse, bıngıldak
muayenesi ile kafa içi basıncı gözlemleyebilirsiniz. Daha büyükse,
zaten kendisi size şikayetlerini sözle iletecektir. Böyle
durumlarda derhal doktorunuza başvurmalısınız.
Eğer, hastalığın teşhisinde geç kalınmışsa, çocuğunuzun beyninde
kısmi hasar meydana gelebilir. Ve çocuğunuzda, zihinsel gelişim
geriliği oluşabilir. Özel eğitime ve ilgiye ihtiyaç duyabilir. Bu
durumda, sabırlı, ilgili, metanetli bir özel çocuk annesi olarak,
uzun yıllar sürecek bir yolculuğa hazır olmalısınız. Zihinsel
gelişim geriliği, ne kadar erken teşhis edilir, özel eğitime ne
kadar erken yaşlarda başlanırsa, çocuğunuzun normali yakalama
şansı o kadar artar.
Son olarak, çocuğunuz kafasındaki şant ile, tüm diğer çocuklar
gibi koşup oynayabilir. Ancak, yapmak isteyebileceği bazı
aktiviteler için, doktorunuza danışmalısınız. Örneğin, Dalgıç ya
da boksör olmak isterse, doktorunuzun izin vermesi gerekebilir.
http://www.kadinhastaliklarivedogum.com |
|
|