|

|
|
İLKYARDIM
Bebeklerde yabancı cisim çıkarılması:
Bir elinizi bebeğin sırtına ve boynuna koyun. Diğer elinizi çene
ve yüzü destekler şekilde yerleştirin.
Bebek hafif baş aşağı gelecek şekilde yüzüstü tutunuz ve sırtına
ard arda 4 kez vurunuz.
Eğer yabancı cisim henüz çıkmadı ise bebeğin yüzü yukarı gelecek
şekilde çeviriniz sternum (iman tahtası) üzerinden göğsüne
basınız.
Çocuklarınızın ve Kendinizin Güvenliğini Sağlamak İçin Evin
Çeşitli Kullanım Alanlarında Alınabilecek Diğer Önlemler:
- Çocuklar, büyüklerin hareketlerini izler ve onlar gibi
davranmayı öğrenir. Emniyetli hareket ederek çocuğa örnek olunuz
ve nasıl davranması gerektiğini sık sık anlatın.
- Çocukları yalnız bırakmayın. Ev kazalarındaki çocuk
yaralanmalarının yüzde 90’ı çocuklar yalnızken oluşturur.
- Evde, dolu bulunan ve kilit altında olmayan silah muhafaza
etmeyin.
- Yutulabilecek küçük nesneleri ulaşabileceği yerlere koymayın.
Oynadığı oyuncaklardan parçaların çıkmaması için oyuncak seçimine
dikkat edin.
- Plastik torba, ip, kablo, iğne, çivi, bıçak, jilet, tornavida,
kırılgan cam eşya gibi cisimleri ulaşabileceği alanlardan
kaldırın.
Unutmayın ki, çocukların başına gelebilecek kazalardan erişkinler
sorumludur.
Depo Alanları:
- Çiçek ilaçlarını, tüm aerosolleri çocukların ulaşamayacağı bir
yere koyunuz, ateş yakma gereçlerini ortadan kaldırın.
- El aletleri de aynı kurala tabi olmalıdır.
- Av silahlarını ve gereçlerini boş ve kilit altında tutun.
Genel Kullanım Alanları:
- Merdivenleri iyi aydınlatın.
- Emekleyen bebeğin merdivenden inmesini veya merdivene çıkmasını
engelleyen bariyerler kurun.
- Şömine, ocak, radyatör, kalorifer boruları, soba gibi ısı yayan
cihazların etrafında, doğrudan teması engelleyen önlemler alın.
- Keskin köşeli ve uçlu mobilyaların bu bölgelerini yumuşak sünger
veya kumaşla kaplayın.
- Sildikten sonra yerlerin ve merdivenlerin kaygan olduğu
konusunda ev halkını uyarın.
- Elektrik fişlerini emniyetli kapatıcılarla kapayın.
- Perde iplerini erişilecek düzeyde bırakmayın.
- Pencereler kapalı mı? Balkon kapısı açık kalabilir, dikkat!
- Plastik torbaları ortadan kaldırın.
- Evde yangın söndürücü var mı? Yoksa alın.
- Duman dedektörleriniz çalışır durumda mı?
- Evde sürekli sıcak su var ise lütfen derecesini 50 dereceden
fazlaya ayarlamayın.
- Evde zehirli bitki bulundurmayın.
Mutfak:
- Yemekleri daima duvara yakın taraftaki ocak gözlerinde pişiriniz
veya ısıtın. Tavaların saplarını duvara paralel tutun.
- Tezgahın kenarına yakın yerlere sıcak tencere, tabak, sıcak su
kabı koymayın.
- Sıcak sıvıları çocuklardan uzak tutun.
- Kesici aletleri çocukların ulaşamayacağı yerlere koyun.
- Bebek sandalyesini, soba, fırın ve benzeri ısıtıcıların yakınına
koymayın.
- Kibrit ve çakmağı ortalarda bırakmayan.
- Kablo, uzatma fişi gibi gereçleri ortada bırakmayın.
- Dolap kapaklarını kapalı tutun.
- Temizlik malzemeleri ve gereçlerini ortalıkta bırakmayın.
- Bebeğe vereceğiniz mamanın sıcaklığını daima kontrol edin.
Banyo:
- Banyo kapısını kilitlemeyin.
- Şampuan, vb. maddeleri çocukların ulaşamayacağı bir yere koyun.
- Jilet, traş bıçağı vb. keskin maddeleri çocukların ulaşamayacağı
bir yere koyun.
- Saç kurutucusu, elektrikli ısıtıcısı gibi elektrikli ev aletleri
banyo küveti yakınında veya fiş prize takılı olarak asla
bulundurmayın.
- Kullanılmış sağlık malzemelerini ve tarihi geçmiş ilaçları içine
plastik torba takılmış çöp kutusuna atın ve çöp kutusunun kapağını
sıkıca kapatın.
- Banyo küvetinin tabanına kaymayı önleyen lastik bir paspas
koyun.
- Banyo küvetinin yakınına sağlam bir tutunma demiri taktırın.
- Bebekleri ve çocukları banyoda yalnız bırakmayan.
Bebek Odası:
- Bebeğin yatağını ısıtıcı yüzeylere yakın tutmayınız.
- Bebeğin bahçe çubukları arası en fazla birbirinden 1 cm
uzaklıkta olmalıdır.
- Bebeğin çarşafı yatağının altına yeterince kıvrılabiliyor mu?
- Bebeğin oynadığı oyuncakların boyası toksit olmamalıdır.
- Bebeğin giysileri çabuk alev alan plastik, naylon yanıcı
materyalden olmamalıdır.
- Oyuncaklar sağlam olmalı, üzerlerine takılı parçalar
çıkmamalıdır. Kolay çıkan parçaları bebekler ağızlarına
sokabilirler.
Oyun Alanı (bahçe):
- Çöp kutusunun kapağını sıkıca kapatmalısınız.
- Merdiven vb. bahçe yolları temiz ve bakımlı olmalıdır.
- Çukur, drenaj alanı gibi noktaları, su ızgaralarını sürekli
kontrol edip emniyetli olduklarını tespit etmelisiniz.
Ebeveyn Odası:
- Kozmetik ürünleri, parfümleri, kırılacak cam malzemeleri
yüksekte tutmalısınız.
- İğne, düğme, dikiş malzemesi gibi eşyaları kilit altında
tutmalısınız.
- Yatakta sigara içmemelisiniz.
Tüm bu önlemleri alacak olursanız, kaza şansını ciddi bir biçimde
azaltabilirsiniz. Ancak yine de hazırlıklı olmalısınız.
GENEL İLKYARDIM
BİLGİLERİ
Herhangi bir kaza veya
hayatı tehlikeye düşüren bir durum karşısında sağlık personelinin
yardımı sağlanıncaya kadar hayatın kurtarılması yada durumun daha
kötüye gitmesini önlemek amacıyla ilaçsız olarak yapılan
uygulamalara ilkyardım denir.
İlkyardımcı kişiler aldıkları eğitimlerle sağlık mesleğine mensup
kişilerin yetki ve sorumluluklarını kazanmadıklarını
bilmelidirler. İlkyardım eğitimi kişilere sağlık personelinin
yetkisinde bulunan bazı uygulamaları yapabilme yetkisi
vermeyecektir.
İlkyardımcı uygulamalarda kesin karar verme yetkisinin sağlık
personelinde olduğunu bilmelidir. Onun yardımcısı durumunda
hareket etmeli ve tartışmamalıdır. Hasta en yakındaki sağlık
kuruluşuna götürülmeli uzak hastanelere götürülmeye
çalışılmamalıdır.
İlkyardım yapan kişinin özellikleri:
Sakin olmalıdır, telaşa kapılmamalıdır. Hasta ile onu rahatlatacak
tonda konuşmalıdır. Hiçbir zaman kendi can güvenliğini tehlikeye
atmamalıdır. Kendi can güvenliğini aldıktan sonra müdahale
etmelidir. Çevrede bulunanları organize etmeli (polis, itfaiye,
ambulans çağırma konusunda) Hastaya müdahalede önem sırasını iyi
bilmeli örneğin nefes almayan bir hastanın ayağında kanayan bir
yara ile uğraşmamalıdır.
İlkyardım ilkeleri ve öncelikler:
Öncelikli amaç yaralı kişinin hayatının korunması ve mevcut sağlık
durumunun daha kötüleşmesini önlemektir. Kanaması olan bir
hastanın kan kaybı devam ettikçe mevcut durumu da kötüleşecektir.
Kanama durdurulursa mevcut durum korunmuş olur ve sıra iyileşmeyi
kolaylaştırıcı önlemlere gelir. Örneğin yara su ve sabunla yıkanır
ise enfeksiyon oluşma riski azalır ve iyileşme hızlanmış olur.
Hastanın boynunu sıkan kravat düğme vs. gibi şeyler gevşetilir.
Solunum kontrol edilir. Durmuş ise yapay solunum yapılır. Hastanın
kalbi kontrol edilir. Eğer kalp atımı yok ise gecikmeden kalp
masajı uygulanır. Kanama kontrolü yapılır kanama varsa daha sonra
anlatılacak olan tekniklerle durdurulur.
Çevredekilerin hastanın başına toplanıp onu huzursuz edecek
biçimde konuşmaları engellenir. Kazazede kendine gelse, kendini
iyi hissetse bile durumundan emin olunmadan ayağa kalkmasına izin
verilmemelidir. Bilici kapalı hastalara ağızdan hiçbir yiyecek
yada içecek verilmez. Hastanın üzerine bir battaniye örtülerek
ısıtılması gereklidir. Kaza ortam koşullarına bağlı ise hemen
ortamdan uzaklaştırılmalıdır (örneğin gaz zehirlenmesi) ancak
böyle bir neden yoksa hastanın yerinden kıpırdatılmaması esastır.
Kırık varsa kırık bölgesi hareketsiz bırakılır. Şok var ise şokla
savaşılır. Bilinci açık ise sakinleştirilir. Hastanın ağzında toz
toprak kırık diş vs. olabileceği akla getirilmeli ve
temizlenmelidir. Hastaya turnike uygulanmış ise bu
bildirilmelidir. İlkyardımcının kaza yerinde kalmasını
gerektirecek bir neden yoksa hastaneye kadar yaralı ile birlikte
gitmelidir.
İlkyardımın A B C si:
A: Hava yolunun açılması
B: Solunumun düzenlenmesi
C: Dolaşımın sağlanması
Hastaya saplanmış herhangi bir şey varsa bunlar
çıkartılmaz.çıkartılmaya çalışılırsa hasta ölebilir. Ameliyatla
hastanede çıkartılır. Mümkünse kesilir veya sökülür. Elbiselerin
çıkartılmasında hırpalayıcı hareketlerden kaçınılmalıdır. Önce
sağlam kol ve bacak çıkartılır. Hırpalanma olacaksa kesilip
çıkartılmalıdır. Yanık olan bölgelerde elbiseler kesinlikle
sıyrılmamalı kesilip çıkartılmalıdır.
Hastanın veya ilkyardımcının hayatını tehdit eden bir durum yoksa
hastanın durumu kontrol altında değilse hareket ettirilmemelidir
taşımaya en elverişi araç sedyedir.
Bilinç Kaybı ve Koma:
Bilinç kapalı kişilerde 5 duyu ile algılama ortadan kalkar. İleri
derecede komada ise ağrılı uyaranlara cevap veremez.bilinci kapalı
kişiler.
1- Yardım isteyemez.
2- Dikkatli değerlendirilemez ise ölü sanılabilirler.
3- Nedene yönelin tahmin hayat kurtarabilir.
4- Kolayca zarar görebilirler.
5- Solunum yolu tıkanmış olabilir.
6- Hasta kusabilir kusmuk solunum yollarına kaçabilir.
7- Refleksler ortadan kalkmıştır.
En ileri bilinç kaybına koma denir. Çeşitli nedenlerle oluşabilir.
İlk olarak hava yolu açılır. Soluk alıyor ise koma duruşuna
getirilir. Soluk almıyor ise yapay solunum başlanır. Nabız kontrol
edilir. Kalp durmuş ise yapay solunumla birlikte kalp masajı ile
birlikte yapay solum devam ettirilir. Kalp ve solunum geri
döndükten sonra koma duruşuna getirilerek hastaneye nakledilir.
Kafa travmalarına bağlı komalar:
Beyin sarsıntısı, zedelenme, kanama koma nedeni olabilir. Kaza
sonrası kulaktan veya burundan kan veya beyaz bir sıvı gelmesi
kırık riskini ve ileri derecede beyin sarsıntısını gösterir. Kafa
travmasına uğrayan kişinin muayenesi normal olsa bile 24 saat süre
ile yalnız kalmamalıdır. Derin uykuya dalar ve uyanmazsa, fışkırır
tarzda kusarsa en yakın hastaneye götürülmelidir. Bu süre içinde
ağrı kesici ve uyku ilacı verilmemelidir.
Ölüm:
Çevre ile anlamlı iletişim kurma yeteneği kaybolur. Bilinç kaybı
ve hava yolu tıkanıklığı bunu izler dil kökü geriye kayarak soluk
borusunun ağzını kapatır. Daha sonra solunum durur. Solunum ile
sağlanan oksijenin kesilmesinin 1-2 dk ardından kalpte durur.
Kalbin durmasına klinik ölüm denir. Kalbin durması ile bütün
hücrelere oksijen gitmesi engellenir. Oksijensizliğe en duyarlı
hücreler beyin hücreleridir. 4-6 dk sonra beyinde geri dönüşü
olmayan doku ölümü olur. Beyin hücreleri öldükten sonra kalp
çalışacak olursa kişi bitkisel hayata girer. Soğukta beyin ölümü
gecikebilir. İlkyardımcı kişinin ölüp ölmediğini
değerlendirmelidir. Nabız alınmıyorsa (boyundan, bilekten,
kasıktan) kulak göğse dayanıp dinlendiğinde ses duyulmuyorsa.
Soluk almıyorsa, gözler mat bulanık ve kaymış durumda ise her iki
gözbebeği de ileri derecede genişlemişse vücut gittikçe soğuyorsa
ölmüş demektir.
Görüldüğünden daha önemli olan durumlar:
Bilinç kaybı
İç kanama olasılığı kuşkusu
Püskürür tarzda kusma kafaya darbe geldikten sonra veya darbe ile
birlikte bilinç kaybı olması.
Delici yaralar
Eklemlere yakın yaralanmalar
Kırık olasılığı
Göz yaralanmaları
Elektirik çarpması
Etkeni bilinmeyen zehirlenmeler
Hava Yolu Tıkanıklığı:
Oksijen olmazsa hücreler kaçınılmaz olarak ölürler. Beyin
hücreleri oksijene en duyarlı olanlardır. Genellikle
oksijensizliğe 3 dk dayanabildiği kabul edilir. Kalp hücreleri
oksijensizliğe 20-30 dk dayanabilirler. Deri ve tırnaktaki
hücreler oksijensizliğe en çok dayanan hücrelerdir. Solunum
dakikada 12-20 kez olur. Ve beyin sapı tarafından kontrol edilir.
Solunum yolu tıkanırsa 2 dk içinde bilinç kaybı olur. 5-10 dk
içinde kalp durur. Hava yolu tıkanıklığına dilin geri kaçması,
yabancı cisimler nefes borusunun şişlikleri ve ödemi neden olur.
Dil tabanının geriye sarkmasına bağlı tıkanıklıklarda hava yolu
birkaç yöntemle açılabilir. Sırtüstü yatırılır. Baş geri bükülür
boyun desteklenerek kaldırılır. Boyun kırığı riski varsa
yapılmamalıdır. Bebekler dede uygulanabilir.
Baş bükülürken çene kaldırılması. Buda boyun kırığı riski varsa
yapılmamalıdır.
Üçlü havayolu manevrası: Baş geri bükülürken çene öne çekilir alt
dudak aşağı itilir.
Çeneye baskı yöntemi hasta sırtüstü yatarken çene öne çekilir baş
nötral durumda kalır. Boyun kırığı riskinde uygulanabilir.
Koma duruşu: Hasta sol yana çevrilir.sol bacak ve kalça içe
bükülür. Baş kol üzerinde yarı yüzüstü durumudur. Boyun kırığı
tehlikesi varsa kullanılmaz.
Yabancı Cisim :
Hasta birdenbire konuşamaz hale gelir. Soluk alamadığını belirten
işaretler yapar. Hastanın öksürükle yabancı cismi çıkarabilmesi
için akciğerlere kısmen hava girmesi gereklidir.
Sırta darbe yöntemi ile kürek kemiklerinin arasına el tabanı ile 4
kez sert darbe vurulur. Göğüsten desteklenmelidir.
Elle bası: Karnın üst kısmına veya göğse bası yaparak adeta
yapay öksürük oluşturma durumudur. Çocuk ve bebeklerde karna baskı
uygulanmamalı sırta darbe ve göğse baskı uygulanmalıdır.
Parmakla sıvazlama. Bu yöntemler etkisiz kaldı ise çene ve dil
başparmak ve parmaklarla yukarı çekilir. Nefes borusunun ağzı
görülür. Bu uygulama ile öksürük refleksi uyarılır elin işaret
parmağı ile boğaza yakın cisimler çıkartılır. Başka bir cisim
sokulmalıdır.
Solunumun Durması:
Solunumu durmuş kişilerde vakit kaybetmeden yapay solunuma
geçilmeli buda ağızdan ağza veya ağızdan buruna hava verilerek
yapılmalıdır. Çoğu zaman suda boğulmalarda hastanın midesindeki ve
akciğerindeki suyu çıkartmak için gereksiz yere zaman
kaybedilmektedir. Oysaki midedeki suyun herhangi bir zararı
yoktur. Akciğerdeki suyunda çıkarılması mümkün değildir.
Hasta sert bir zemine sırt üstü yatırılır. Ağız içi sıvazlanarak
içinde kusmuk, toprak, yosun, kırık diş, takma diş vs varsa
çıkartılır. Çene yukarı çekilirken baş hafif geri yatırılır.
Ağızdan solunum yapılacaksa burun burundan yapılacaksa ağız
kapatılır. Derin nefes alınır. Çapraz olarak ağız ağza
yerleştirilir. Göğsün kabarmasına yetecek kadar nefes
verilmelidir. Baş yana çevrilerek yeniden nefes alınır. Bu işlem
3-4 sn de bir tekrarlanır. Hastanın kendi solunumu gelene kadar
tekrarlanır.
Kalp Durması:
Kalp Durmasında hastanın bilincinin kapalı olduğunu kalp
atımlarının nabız hissedilmediğini görürüz. Boyunda şah damarı
kalp atımlarının en kolay hissedildiği yerdir.
Kalp Masajı: Kesinlikle kalp durduğundan emin olduktan
sonra yapılmalıdır. Hasta sert bir zemine sırt üstü yatırılır.
Hastanın ayaklarının altına bir yastık konur. Kalbe kanın dönüşü
kolaylaşır. Göğüs kemiğinin 1/3 alt kısmına gelecek şekilde el
ayası altta diğer el ayası alttaki elin üstünde olacak şekilde
baskı uygulanır. Parmaklar göğse değmemelidir. Kollar dirsekten
bükülmeden baskı uygulanır. Normal bir erişkinde göğüsün 4-5 cm
aşağı inmesi yeterlidir. Dakikada 80-100 kez masaj yapılır. Her 5
kalp masajından sonra 1 kez yapay solunum yaptırılır. Eğer tek
kişi var ise her 15 kalp masajından sonra 2 kez yapay solunum
yaptırılır.
Suda Boğulma:
İster tuzlu suda ister tatlı suda boğulma olsun yapılacaklar
aynıdır. Boğulma sırasında soluk borusunun kasılmasına bağlı
olarak çok az miktarda su akciğere gider. Soğuk havada suda
boğulanlarda 20-30 dk geçse bile yapay solunum ve kalp masajına
başlanmalıdır.
Şok:
Kan dolaşımının etkin olarak çalışabilmesi için kalbin pompa
görevini yapması, kapalı damar ağının ve dolaşım sisteminin
bütünlüğünün korunması ve yeterli miktarda kan hacminin bulunması
gereklidir. Bu bölümlerden herhangi birinde bir eksiklik olursa
dokulara kan iletimi bozulacak ve şok oluşacaktır. Kalp dakikada
yaklaşık 8 litre kanı damarlara pompalar. Kalp krizi, şiddetli
kanamalar, aşırı sıvı kayıpları, büyük yanıklar, aşırı isal,
kusma, karın içi iltihaplanmalar, karın ve başa şiddetli
darbelerde aşırı korku ve heyecanlanmalarda şok görülebilir.
Başlıca Şok Belirtileri: Huzursuzluk, endişe hali, aşırı
susama, dudakların kuruması, bulantı, kusma, soğuk ve nemli deri.
Nabız zayıf ve hızlıdır. Solunum yüzeysel ve hızlıdır. Bilinç
bozulur, uyku hali ve komaya doğru giden evreler olabilir. Kan
basıncında düşme olur.
Kanama Nedeniyle Olan Şokta İlkyardım: Kan kaybı olunca
vücut bunu kendi çabalarıyla önlemeye çalışır. Damarlar büzülür ve
daralır.kalp atımı hızlanır. Eğer bunlar etkili olmaz kan kaybı
devam ederse şok gelişir. Kan kaybı durdurulmalı ve ilkyardımın
ABC si yerine getirilmelidir. Eğer imkan varsa hastaya oksijen
verilmelidir. Ayaklarının altına bir yastık konularak ayaklar
yükseltilir. Çok fazla yükseltilmemeli solunum sıkıntısı
oluşabilir. Şoktaki hastaya ağızdan hiçbir şey verilmez. Çok
susamış ise ıslak pamukla ağız silinir. Kırık varsa sabit hale
getirilmeli. Hastanın üzerine battaniye örtülerek üşümesi
engellenmelidir.
Kanamalar:
Damarlar atardamar, toplardamar, kılcal damar olarak ayrılmıştır.
Atardamarlar kalpten dokulara kan taşıyan damarlardır.
Atardamarlarda basınç yüksektir ve her kalp atımıyla daha da
yükselir.kılcal damarlar dokular arası dağılmış olan küçük ince
damarlardır. Toplar damarlar ise dokulardan kanı tekrar kalbe
getiren damarlardır.negatif bir basınç vardır ve sürekli bir kan
akımı vardır.
Atardamar kanamalarında kan nabızla birlikte kan ritmik olarak
fışkırır. Kısa sürede çok miktarda kan kaybına neden olabilir.
Toplardamar kanaması ise daha yavaştır ama süreklidir.
Kanama Tedavisi:
1- Direk Bası uygulama: En basit ve en etkili yoldur.
Kanayan bölgenin üzerine mikropsuz bir gazlı bez ile el ayası ile
baskı uygulanır. Kanama nedeniyle bezin dış kısmı ıslanırsa bez
kaldırılmadan üzerine bir bez daha konarak baskı uygulanır.
2- Basınç Noktalarına Baskı: Büyük damarların kolayca
bastırılarak kan akımının kesilebileceği noktalarına baskı
uygulanarak kanama durdurulabilir bunlar genellikle nabız
noktalarıdır.
3- Turnike Veya Boğucu Sargı Uygulaması: Turnike uygulaması
istenen bir uygulama değildir. Bütün yollar denendikten sonra
kanama durmazsa uygulanmalıdır. Alttaki dokuları ezme damar ve
sinirlere kalıcı zararlar verme riski vardır. Turnike ince
olmamalıdır. Genişliği 7-8 cm olmalıdır. Sıkıştırma işlemi kanama
durana kadar yapılmalıdır. Daha fazla sıkılmaz 15 dk da bir
gevşetilmeli ve kan geçişi sağlanmalıdır. Elbise kolları vs
turnikeyi ötmemelidir. Hastaya turnike uygulandığı
belirtilmelidir. Dikkatli olunmalıdır.
Küçük dış kanamalar: kısa süreli basınç uygulama kolayca
pıhtılaşmayı sağlar hiçbir zaman yaradaki pıhtı silinmez. Yara
kirli ise su ve sabunla yıkanır. Yaranın üzerine mikropsuz sargı
bezi ile baskı uygulanır. yara kolda elde veya bacakta ise kalp
seviyesinden yukarı kaldırılırsa kanama durması kolaylaşır. Yaraya
herhangi bir ilaç vs. sürülmemelidir.
Büyük Dış Kanamalar: Kanama çok fazla olursa şok
gelişebilir. İlkyardımın ABC si unutulmamalıdır. Kanama
durdurulmaya çalışılır. Gerekirse turnike uygulanır.
Kol ve Bacak Kopmaları: Kopan kol ve bacak gibi uzuvların
yerine dikilmesi mümkündür. Güdük bölümüne baskı uygulanarak
kanama durdurulur. Kopan bölümler plastik bir torba içinde buz
dolu bir kaba konur. Buz ile doğrudan temas engellenmelidir. Hasta
hemen en yakın sağlık kuruluşuna iletilmelidir.
İç Kanmalar: Vücut boşluklarına olan kanamalardır. Karın
içi, göğüs içi veya kafa içi kanamalardır. Biriken kan dışarı
akmıyor olsa da damar içinden kayıp olduğundan şok gelişebilir.
Büyük kemik kırıklarında önemli miktarda kan kayıpları
olabilmektedir.
Hasta başı aşağıda ayakları hafif yükseltilerek yatırılır.
Boğazını sıkan şeyler kravat düğme vs. gevşetilir. Hasta
rahatlatılmaya çalışılır. Şok önlenmeye çalışılır. Hastada başka
yaralanma ve darbe olup olmadığı kontrol edilir. Bilinç kapanır
ise kalp atımı ve solunum varsa koma yatışına getirilir. Üzerine
battaniye örtülerek üşümesi engellenir. En yakın sağlık kuruluşuna
iletilir.
Delici Göğüs Yaralanmaları: Hemen göğüsteki delik
kapatılır. Göğüs içinde kanama varsa hasta sağlık kuruluşuna yarı
oturur biçimde iletilmelidir.
Burun Kanamaları: Eğer kafatası kırığından kuşkulanılıyorsa
burun kanamasını durdurmak için uğraşılmamalıdır. 35 yaş üzerinde
burun kamalarında yüksek tansiyon akla gelmelidir. Hasta oturtulur
sakinleştirilir. Başı öne eğilerek kendisine burun delikleri
sıkıca tutturulur. Gerekirse buruna buz torbası uygulanabilir. 30
dk üzerinde devam ederse sağlık kuruluşuna iletilmelidir.
Kulak Kanamaları: Kafa darbesi sonucu olursa çok önemlidir.
Kanama dış kulak veya iç kulaktan olabilir. Hasta yarı oturur
pozisyonda baş kanayan tarafa eğilir. Kulk ilaçsız ve mikropsuz
bir sargı bezi ile sarılır.
Saçlıderi Kanamaları: Önemli miktarda kanama olur. Kafatası
kırığı olabileceği unutulmamalıdır. Bilinç kaybı varsa bu ihtimal
yüksektir. Doğrudan bası uygulanarak kontrol altına alınabilir.
İçinde yabancı cisim varsa doğrudan bası uygulanmamalıdır. Simit
sargı konulur.
YARALAR:
Deriye gelen darbeler soncu kapalı doku zedelenmeleri olabilir. Bu
durumda ağrı ve şişlik meydana gelebilir. Bazen morarma ve şişlik
içinde kan birikebilir. Şiş olan bölgeye sıkı bandaj uygulanır
soğuk uygulanır. Yalnız bandaj kan dolaşımını engelleyecek
derecede sıkı olmamalıdır. Açık yaralarda tetanos riski
unutulmamalıdır bu neden tetanos aşısı yapılmalıdır.
YANIKLAR:
1. derece yanık: yüzeysel yanıktır.kızarıklık ve ağrı
vardır. İz bırakmadan 1 haftada iyileşir.
2. Derece yanık: cilt ve cilt altı dokularda yanmıştır.
Benekli kırmızı renkli kabarcık oluşumu vardır. Derideki sinir
uçları da zarar görmüştür. Enfeksiyon gelişmezse 2-3 hafta da
iyileşir.
3. derece yanık: Deri tamamen yanmıştır. Alttaki kas
tabakasına kadar uzanır.
Tehlikeli yanıklar: Vücudun %30 dan fazlasının yanması, solunum
sistemini içine alan yanıklar, vücudun %10 dan fazlasında 3.
derece yanık olması, yüz, el, genital bölge yanıkları, göz
yanıkları, derin asit ve elektrik yanıkları, boyunda halka
şeklinde yanıklar.
Yanık yüzeye hiçbirşey örtülmez. Soğuk su ağrıyı azaltır.
Kabarcıklar patlatılmaz yanık alanındaki kolye yüzük bilezik vs.
çıkartılmalıdır. Elbiseler kesilerek çıkartılmalı sıyrılmamalıdır.
Kimyasal Yanıklar: Etken hızla uzaklaştırılmalı 10-20 dk
bol su altında tutulmalıdır. Daha sonra yumuşak sabunla yıkanır.
Sönmemiş kireç su ile karşılaştığında yakıcı etki gösterir. Tozlar
fırça ile alındıktan sonra bol su ile yıkanır.
Elektirik yanığından şüphelenilen her hasta durumu normal olsada
hastanede değerlendirilmelidir.
SARGI VE ATELLER:
Sargıların çok sıkı ve gevşek sarılmaması gerekir. El ve ayak
parmakları dışarıda kalacak şekilde sarılmalıdır. Parmaklarda
uyuşma karıncalanma morarma olduğu görülürse sargı sıkı sarılmış
demektir. Sargılar mikropsuz olmalıdır.
Ateller ise herhangi bir vücut bölgesini hareketsiz olarak
bırakmak için kullanılan desteklerdir. Kırık bacağa sağlam bacağı
kırık kola gövdeyi destek yapmakta mümkündür. Mümkünse şişme
ateller kullanılmalı bunlar kırığı her yönden desteklerler. Tekrar
tekrar kullanılabilirler.
Kırık çıkık ve incilmelerde ilkyardım: kemik üzerine darbe
gelen yada zorlanma olan bölgelerde ağrı, şişme, kabarıklık,
olağan dışı görünüm, biçim bozukluğu, eklem olmayan yerde eklem
görünümü, kol veya bacağın boyunda kısalma, yarada kırık uçlarının
görülmesi. O bölgede kırık olduğunu gösterir.
Kırık olup olmadığını belirlemeden hasta yerinden
oynatılmamalıdır. Eğer hasta kırık bölgesi hareketsiz hale
getirilmeden kıpırdatılmaya çalışılırsa kırık uçları kemiğe yakın
veya paralel uzana damar ve sinirlere zarar verebilir. Hasta
taşınmadan önce kırık atele alınmalıdır. Kırığın ilerisindeki
nabız kontrol edilmelidir. Atel kırığa yakın yerdeki eklemide
hareketsiz hale getirmelidir. Açık kırıklarda kanama kontrol
altına alınır. Kırık bölgesinde kopmuş kemik parçaları varsa
dokunulmaz, kırık uçları uçuca getirilmeye çalışılmaz. Hastaneye
nakledilirken ağızdan yiyecek verilmemelidir. Çünkü hasta ameliyat
olacaksa bu nedenle gecikebilir.
Çıkıklar: Hareketle artan ağrı olur. Yapısal şekil
bozukluğu olur. Hassasiyet vardır. Şilik erken dönemde
olmayabilir. Hareket kısıtlılığı olabilir. Anatomik yapıyı iyi
bilen kişiler tarafından oturtulması gerekir. Burkulmalarda eklem
sabitleştirilir ve hastaneye iletilir.
Boyun Kırığı: Kafası üzerine düşen kafasına darbe gelen herkeste
boyun kırığı akla gelmelidir. Ani frenlerde kamçı hareketi
sonrasında boyun kırığı oluşabilir. Hastanın boynu boyunlukla
desteklenmelidir. Hasta yerinden oynatılmamalı bu konuda eğitim
görmüş personelce taşınmalıdır.
Zehirlenmeler: Kusturulur. Alınan maddenin sulandırılması
için bol miktarda su veya süt verilir. Bilinç kaybı varsı havale
geçiriyorsa yakıcı madde içti ise petrol ürünü içmiş ise
kusturulmaz. Gaz zehirlenmelerinde hasta hemen açık havaya
çıkarılmalı oksijen verilmelidir.
Böcek, Yılan Sokmaları: Yara bol su ile yıkanır. Hasta
sakinleştirilir. Yara bölgesindeki şişliğin 5 er cm altından ve
üstünden turnike uygulanır. Turnike venöz dolaşımı engelleyecek
arteryel dolaşımı engellemeyecek şekilde sıkılmalıdır. Hastanın
yürümesine izin verilmez. Isırılan extremite atele alınmalıdır.
Isırılan alanda diş izleri arasında yarım santim derinliğinde kesi
yapılır. Zorunlu olmadıkça ağız kullanılmadan kanama sağlanır.
İlkyardımın ABC si yönünden izlenir. Yılan serumu uygulanmak üzree
hastaneye iletilir.
Soğuk ve Donma: Yüzeyel soğuk çarpması: deri mumsu bir
görünüm alır. Dokunmakla serttir. Ellerde küntlük hissedilir.
Şişlik ve kabarcık olabilir. Hasta sıcak biryere alınır üşüyen
bölge vücut ısısıyla ısıtılır. Doğrudan ısı kaynağı ile
ısıtılmamalıdır. Ovmaktan masajdan kaçınılmalıdır.
Derin soğuk çarpması kısmi donma: dokunmakla his alınmaz.
Travmadan kaçınılmalıdır. 37.7-40,5 C arasında ısıtılır.
Kabarcıkların patlatılması tehlikelidir. |
|
|