|

|
|
KARDEŞ
KISKANÇLIĞI
Aileye yeni bir bebek
geldiği zaman önceden gelmiş olan çocukta bir takım tepkiler
görülür. Bu dünyanın en doğal davranışıdır. Birisi karşınıza
çıkıpta “Valla bebeğimiz doğduğu zaman abisi hiç kıskanmadı” gibi
birşey söylüyorsa benim size tavsiyem buna inanmayın. Çünkü bu
durum pisikolojik olarak mümkün değildir. Ya söyleyen durmun
farkına varmamıştır ya da olduğu gibi anlatmıyordur.
Şöyle bir durum düşünün; kocanız o gün neşe içinde eve geliyor ve
diyor ki “Canım, hani şu benim eski sevgilim Neşe vardı ya, artık
o da bizimle yaşayacak. Emin ol sana olan sevgim hiç azalmayacak
ama seninle ancak Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri birlikte
olabileceğim, Salı , Perşembe ve Cumartesi ise Neşe ile. Pazar
günü içinse yazı tura atarsınız”.
Bu durumda siz kendinizi ne kadar kıskanmamış hissederseniz çocuk
da yeni kardeş karşısında kendini o kadar kıskançlıktan uzak
hisseder. Hele bir de bu Neşe evin baş köşesine kurulup size hiç
yardım etmeden yan gelip yatıyorsa daha da öfke duyarsınız. İşte
kardeşi doğan çocuk da aynı yıkılmışlığı, sevgisizliği ve
haksızlığa uğramışlık duygusunu yaşar.
Bu çerçevede gerçekçi olan şudur: Çocuğunuzun kardeşine yönelik
kışkançlığını engelleyemezsiniz ancak bunu en aza
indirgeyebilirsiniz.
Kardeş doğmadan bir ay kadr önce bu durumu çocuğa anlatın. Daha
önceden bu anlatımı yapmak çocuğunuz için gereksiz bir bekleyiş
sürecini beraberinde getirir, çocuğunuzun bekleme sabrını daha
önceden anlatıp sınamayın. Siz durumu anlattığınızda, o zaten ev
içindeki konuşmalar nedeniyle bu durumu anlamış olacaktır. Daha
önce sorarsa, o zaman elbette daha önce anlatacaksınız.
Bu aşamadan sonra çocuğun eline yeni doğmuş bir bebek boyutunda
plastikten sağlam bir bebek ve bez, çamaşır, biberon vs. gibi
oyuncaklar verin. Çocuğun davranışlarını gözleyin. Bebeği sevip
bakıyor mu yoksa kafasına yumruğu çakıyor mu? Gebeliğin son bir
ayını çocuğu bu şekilde alıştırarak geçirin.
Doğum için hastaneye gitmeden önce birkaç tane ucuz ama yeni
plastik oyuncak alıp evin çeşitli yerlerine saklayın.
Hastanedeyken de çocuğunuza haber gönderip kendisini bekleyen bu
süprizleri bulmasını iletirseniz, terk edilmişlik duygusunu
yaşamayacaktır.
Yeni doğan bebekle eve döndüğünüzde öteki çocuğunuzla ilgilenecek
zamanı ayırın.Ona olan sevginizin azalmadığını onu eskisi gibi
sevdiğinizi, ilgilendiğinizi gösterin.
Okulöncesi dönemde çocuğun yeni kardeşe tepkisi genellikle iki
şekilde olur. Birincisi kendisi bebekliğe dönme eğilimi
gösterebilir. Bu son derece doğal bir korunma içgüdüsüdür. Çocuk
tıpkı kardeşi gibi biberonla süt içmek, altını bağlatmak ister. Bu
noktada anne-babalar “Sen artık büyüdün, ne ayıp” gibi şeyler
söylememelidirler. En doğrusu çocuğu kendi haline bırakmaktır.
Biberon istiyorsa verin eline, birkaç gün sonra kendiliğinden
bırakacaktır.
Çocuğun ikinci tepkisi ise kardeşine düşmence duygular beslemek ve
ona kötü sözler söylemek olacaktır. Ana-baba bu tutumu da
engellemeye çalışmamalıdır. “İnsan hiç kardeşine öyle şeyler
söyler mi? Bak ne cici bebek. Sev onu” gibi şeyle söylemek yerine
çocuğunuzun duygularını anlamaya çalışıp ona kendisini anlaması
için yerdımcı olmanız çok daha sağlıklı olacaktır. Böylece onun bu
olumsuz duygularından arınmasına yardımcı olursunuz. Hatta bazen
onunla kardeşini çekiştirmeniz, kardeşe karşı bir çeşit yandaşlık
kurmanızda fayda var. Mesela bebeğin agucuklarından sevimli birşey
gibi bahsetmek yerine “Bak nasıl şaçmalıyor kardeşin” diyecek
olursanız çocuk sizin ondan yana olduğunuza inanacak ve ihmal
edilmişlik duyugusundan kurtularak kardeşine duyduğu tepki
azalmaya başlayacaktır.
Kıskançlık sadece büyükten küçüğe yönelik değil bazı durumlarda
ise küçükten büyüğe doğru da olabilir. Her ne şekilde olursa olsun
bunu önlemek mümkün değildir sadece azaltmak olanağı vardır.
Çocukların tüm derdi sizi paylaşamamaktır. Hergün tüm
çocuklarınıza özel bir zaman ayırın. Göreceksiniz ki aralarındaki
anlaşmazlıklar azalacaktır. Çünkü her biri sizin ona özel değer
verdiğinizi ve önemsediğinizi anlayacak, rahatlayacaktır. Lütfen
bu noktada “Ayy. Benim o kadar zamanım yok ki” gibi birşeyler
söylemeyin. Ne yapın edin bu zamanı ayırın.
Bir diğer yardımcı yöntem de çocuğunuzun arkadaşları ile birlikte
olmalarını sağlamaktır. Geziye , yolculuğa bile çıkarken
çocuğunuzun bir veya birkaç arkadaşını yanınıza alırsanız,
çekişmelerin azaldığını göreceksiniz.
Kaynak: Dr. Fitzhugh DODSON, Çocuk Yaşken Eğilir, Özgür Yayınları.
Derleyen: Polat Doğru |
|
|