|
PROFESÖR
DOKTOR MACİT ARVAS - 100 SORUDA KADIN HASTALIKLARI
1)Genital organ
kanserleri derken hangi organ kanserlerinden bahsediliyor?
Alt genital sistem olan vulva, vagina, rahim ağzı, rahim cismi,
tüpler ve yumurtalık ile birlikte meme ve bu organların
kanserinden bahsedilmektedir.
2)Bu kanserlerde
ailesel geçiş var mıdır? Yani ailesinde genital kanseri olanlarda
risk var mıdır?
Tabii ki risk altındadır. Özellikle ailesinde 1. derece
akrabalarında risk en çok olmakla birlikte 2., 3.derece
akrabalarda genital kanseri olanlarda risk vardır. 1. derece
derken anne, kız kardeş, anneanne 2.derece teyze, haladan
bahsediyoruz. Bu insanlardan yumurtalık ve meme kanseri kimde
varsa bunların yakınlarında yine meme, yumurtalık, rahim, kalın
bağırsak kanseri riski yüksektir. İlerideki yıllarda diğer kanser
tiplerinin de etkili olacağı görülmektedir.
3)Kanser olan herkes
ölüme mahkum mudur?
Kesinlikle değildir ancak önemli olan hastalığın erken
yakalanması ve gerekli tedavinin yeterli düzeyde yapılması ve iyi
takibidir. Erkan yakalanan hastaların büyük bir kısmı bu
hastalıktan ölmez hatta geç yakalanan hastaların büyük bir kısmı
bu hastalıktan ölmez. Ancak ne kadar geç yakalanırsa o hastanın
sağlıklı yaşama şansı o kadar azalmaktadır.
4)Rahim ağzı kanseri
nasıl oluşuyor? Buna neden olan bir virüs veya başka bir şey var
mıdır?
Bu kanser özellikle çok doğum yapanlar, fazla partneri
olanlar, sigara içenlerde daha fazla görülmektedir. Ancak son
yıllarda HPV dediğimiz (Human Papilloma Virüs) bir virüsün bağlı
tipleri neden olabilmekte bir diğer virüs de AIDS virüsüdür.
Virüslerin direkt olarak kanser yaptığını söylemek kolay değildir
ancak gerek "prekanseroz dönem" denilen kanser öncesi devrede ve
kanserin oluşumunda diğer faktörlerle birlikte etkili olduğu
kesindir.
Özellikle HPV ve AIDS son yıllarda ülkemizde de artış
göstermektedir.
5)Rahim ağzı kanseri
olmadan önce teşhis edilebilir mi?
Jinekolojik kanserlerde yumurtalık hariç kanser olmadan teşhis
kesinlikle mümkündür. Kanserin oluşumu yıllar sürmekte. Hastaların
belirleyemeyeceği ancak hekimlerin fark edeceği bu değişiklikler
yıllar sonra kansere dönüşmektedir. Burada tedbirinizi alırsanız
hasta bu hastalığa yakalanmaz.
6)Eğer geç kalırsak ne
yapmalıyız?
Geç kalıp kalmadığını hastanın kendisinin anlaması mümkün
değildir. Ancak bu işte ilgilenen uzman hekime müracaat etmelidir.
Bazen hastalığın tedavisi hakkında birkaç değişik branşta doktorun
görüşü gerekebilmektedir.
7)En öldürücü genital
sistem kanseri hangisidir?
Tüm kanserler ne kadar geç teşhis edilir ve ne kadar çok
yaygın ise o oranda öldürücüdür ama genital sistem içerisinde bir
genelleme yaparsak yumurtalık kanseri en tehlikelisidir çünkü, hem
karın içerisinde diğer organlarla komşuluk ilişkisi vardır, hem de
çok yakın lenf yollarıyla yayılma şansına sahiptir.
8)Hamilelik esnasında
kanser kontrolü yapılabilir mi?
Ülkemizdeki kadınlar için bir genelleme yaparsak en uygun
zamandır. Hamilelik dönemi kadının belki de doktora büyük bir
rahatsızlık olmadan başvurduğu tek dönemdir. Bu nedenle hekimin
hamilelik esnasında hastayı kanser taraması açısından da
değerlendirmesinde yararı vardır ve hiçbir mahsuru yoktur.
Bazı kanser tiplerinin hamilelik esnasında teşhis ve tedavilerinin
anne ve çocuğa zararlı olmadan yapılabilmesi mümkündür.
9)Kanserli hasta doğum
yapabilir mi?
Burada sorun etiktir. Hasta istediği taktirde buna kimse engel
olamaz burada hekimin yapabileceği, hastanın o andaki kanserinin
durumunu belirlemesi ve hamilelik sonunda kanserin ilerleyip
ilerlemeyeceği hakkında yorumda bulunması gerekirse bu konuda
hasta yakınlarını da aydınlatması ve sonucu hastaya bırakması
gerekir. Tüm bu yorumlar erken dönemde yakalanan kanserle çocuğu
isteyen anne arasındaki ilişkilerdir. Ancak geç dönemde bulunan
kanserli annelerde bir an önce kanserin ortadan kaldırılmasına
yönelik tedavinin başlanılmasında yarar vardır.
10)Yumurtalık kisti
tanısı koyulanlardan hangi hastalarda ameliyat yapılmalıdır?
Genç yaştaki hastalarda oluşan kistlerin çok büyük bir kısmı
fizyolojik yani doğal oluşabilecek kistlerdir. Bunların ameliyat
edilmesine gerek yoktur çünkü, lüzumsuz ameliyatlar ileride birçok
sorunu da beraber getirmektedir. Tabii ki kistlere fizyolojik
kistler diyebilmenin bazı kriterleri vardır. Ancak 40 yaşın
üzerinde oluşan kistlerin daha iyi değerlendirilmesi ve gerekirse
ameliyattan kaçmamak gerekir. Bilindiği gibi her tip kanserde
olduğu gibi yumurtalık kanserlerinin de birçok tipi yaşa bağımlı
olarak artmaktadır.
11)Smear testi nedir?
Rahim ağzı ve vagina kanseri için tarama yöntemidir. Buradan
dökülen hücrelerin incelenmesi amacıyla yapılır son derece basit,
yararlı ve her yerde yapılacak bir yöntemdir. Ancak bu yöntemle
kanser teşhis edilmez. Yanılma yüzdesi vardır. Kesin kanser
teşhisi ancak kanserli dokudan alınan parçanın mikroskop altında
değerlendirilmesi sonucu bir patoloji uzmanı tarafından
yapılmalıdır.
12)Erkeklerin eşlerinin
dışında başka kadınlarla ilişkide bulunmasının kadınlarda görülen
rahim kanseri ile ilişkisi var mıdır?
Risklerden biri de erkeğin ve kadının çok partner
değiştirmesidir. Haliyle HPV ve AIDS gibi virütik hastalıkları
bulaştırma riski mevcuttur. Rahim ağzı, vagina ve vulva
kanserlerinin en sık suçlanan nedenlerinin başında seksüel yolla
bulaşan hastalıklar gelmektedir.
13)Genital kanser
bulaşıcı mıdır?
Bugüne kadar bu kanserin bulaşıcı olduğuna dair bir belirti
bulunmamıştır. Ancak bazılarının genetik özelliğinin olduğu
düşünülmektedir. Bu konu ile ilgili yoğun araştırmalar mevcuttur.
Ancak kanserin oluşumunda önemli rol oynadığı söylenen papilloma
virüsü gibi hastalıklar bulaşıcıdır ve seksüel temas ile
geçmektedir.
14)Menopozda kullanılan
östrojen tedavisi kanser yapar mı?
Menopoz ile birlikte östrojen yetersizliği kadında kalp-damar,
cilt, kemik ve beyin fonksiyonlarında çok büyük tahribatlar
yapmaktadır. Bunların meydana getirdiği sonuçların yanında
östrojenin meme kanseri ve rahim cismi kanseri yapma ihtimali son
derece düşüktür. Bu tip hastalar yoğun kontrolde oldukları için
kanser açısından yakalanmaları daha kolaydır. Hastanın kalp,
karaciğer ve diğer bazı önemli sorunları yoksa hormon almasında
yarar vardır. Ancak meme kanseri olan kişilerde kullanılmamalıdır.
15)Hiç evlenmemiş
kadınlar kadın genital kanserlerine daha fazla mı yakalanırlar?
Rahim cismi ve yumurtalık kanseri evlenmemişlerde daha fazla
görülmesine rağmen , rahim ağzı kanseri fazla doğum yapanlarda
daha çok görülmektedir. Buradan da anlaşıldığı üzere bazı kanser
tiplerinde doğum sayısına bağlı artış görülmesine rağmen, bazı
tiplerde doğum kanseri olumlu yönde etkileyebilmektedir.
16)Meme kanseri erken
teşhis edilebilir mi?
Her kanser gibi meme kanseri de erken teşhis edilebilir. Bu
konuda bize en çok yardımcı olan yöntem mamografidir. Her 10
kadında 1’de yakalanma riski olan bu kanserin her tipte olduğu
gibi erken tespitinin büyük önemi vardır.
17)Sigara, genital
kanser riskini artırır mı?
Birçok kanserde olduğu gibi genital sistem kanserlerinde de
sigaranın büyük etkisi vardır. Ancak en çok bilinen rahim ağzı
kanserlerindeki rolüdür. Özellikle bazı virüslerle birlikte rahim
ağzındaki hücresel bağışıklığın azalmasına yol açarak kansere
neden olabileceği ifade edilmektedir.
18)Doğum kontrol hapı
ileride kansere yol açar mı?
Doğum kontrol hapı ileride kansere yol açmaz, eskiden
kullanılan çift fazla doğum kontrol haplarında östrojen fazla idi
ve etkisi olduğu söylenmekteydi. Bugün bu tip haplar
kullanılmamaktadır. Üstelik doğum kontrol haplarını kullanan
kişilerde yumurtalık kanseri riski azalmaktadır.
19)Yumurtalık
kanserinde erken dönem belirtileri var mıdır?
Maalesef erken dönemde en zor rastlanılan kanserdir.
Genellikle klinik şikayet sonrasında yakalanmaktadır. Bu dönemde
de geç kalınmaktadır. Erken yakalamak mümkündür. Burada önemli
olan hastanın periyodik olarak doktora başvurmasıdır. Herhangi bir
nedenle erken yakalananlarda ameliyatının çok dikkatli ve uygun
yapılması gerekmektedir. Herhangi bir şekilde tesadüf yakalanan
kistler operasyon sonrası parça cevabı kanser gelirse gerektiğinde
tekrar operasyon yapılmasından kaçınmamak gerekir.
20)Hanımlar hangi
sıklıkla doktora gitmelidir?
Hiçbir şikayeti olmasa dahi yılda bir mutlaka jinekoloğuna
muayene olmalı ve tetkiklerini yaptırmalıdır. Jinekolojide kanama,
ağzı, zayıflama karında büyüme gibi belirtiler sonrası doktora
başvurma çoğunlukla geç kalmış belirtilerdir.
21)Düzensiz adet ile
kanser arasında ilişkisi var mıdır?
Bu da genellikle yaşla ilgilidir. Birçok hastada ilişki
olmamasına rağmen bazen tek belirti bu olabilir. Onun için
düzensiz adeti olan kişilerin bunun neden olduğunu araştırmaları
gerekir.
22)Normal yumurtalık
kisti kansere döner mi?
Fizyolojik kistlerin dönmesi söz konusu değildir, ancak kanser
olmayan kistlerin ameliyatından sonra gelen parça cevabı seröz
kist ise bunların daha yakın takibi uygundur.
24)Rahim ağzı kanserini
önlemek için ne yapılmalıdır?
Bu kanserden ölüm maalesef ülkemizde fazladır. Ancak dünyanın
ileri ülkelerinde neredeyse sıfırlanacaktı çünkü, buralarda
hastalık prekanseroz yani kanser öncesi devresinde yakalanmakta
hasta rahmini dahi kaybetmeden ve kanser olmadan tedavi
edilmektedir. Bunun teşhisi son derece basittir. Özellikle son
yıllarda bilinçli hanımlarımız bu konuya rağbet etmekle sorunsuz
halde kontrollerini yaptırmaktadırlar.
25)Daha önce geçirdiğim
akıntılar sonunda rahmin ters döndüğü söylendi. Bunun sakıncaları
nedir? Tedavisi var mıdır?
Bu durumda belli başlı sorun geçmeyen kasık ve bel ağrısı
olacaktır. Nedeni geçirilen iltihaplar nedeniyle oluşan
yapışıklıklardır. Rahmin ameliyatlarla düzeltilmesi mümkündür.
Ancak yine de ağrılar tamamen ortadan kalkmamaktadır. Bilinmesi
gereken bir konu da kadınların bir kısmında rahim doğuştan ters
olabilir. Bu durum kişilerin normal olarak gebe kalmasına ve
doğurmalarına engel teşkil etmez.
26)Genital organ
iltihaplarını önlemenin yolu var mıdır?
Genital organ iltihapları genellikle cinsel temas yoluyla
bulaşmaktadır. Bunun dışında kişinin savunma gücü, daha önce
yaptığı doğumlar ve rahime yapılan müdahaleler (kürtaj ve benzeri)
genel hijyen kurallarına uymamak hazırlayıcı neden olmaktadır.
Vagina ve vulvanın hijyenine dikkat etmenin yanında, birden fazla
partneri olanlarda prezervatif kullanmak şarttır.
27)Spiral ile
korunmanın iltihaba yol açması mümkün müdür?
Spiral rahim içinde ve tüplerde mikrobik olmayan bir iltihabi
duruma yol açar. Zaten spiralin koruyucu rolü de büyük oranda buna
bağlıdır. Ancak bu iltihap bildiğimiz enfeksiyona bağlı iltihap
değildir. Uzun süre kalan spiral karın içi iltihaplarına yol
açabilir. Bu nedenle spiral sonrası akıntısı ve kanaması olan
kişilerin hekimlerine görünmeleri bir sorun olmasa dahi periodic
kontrolleri şarttır.
28)Genital organ
iltihaplarına hangi mikroplar neden oluyor?
İltihaba bel soğukluğu (gonorel) veya sifiriz (frengi)
nedeniyle oluyorsa tek bir mikrop sorumludur. Ancak genellikle
birden fazla mikrop saptanır. Mümkünse iltihap nedeni belirlenmeli
ve tedavi ona göre yapılmalıdır. Vagina iltihaplarına da en çok
neden olan mikroplar, Trichomonas ve Clamidya adını verdiğimiz
enfeksiyonlardır.
29)Bu iltihaplanmalar
tedavi ile tamamen düzelir mi?
Erken dönemde tedavi edilen iltihaplar sakınca doğurmaz. Ancak
gecikmiş ya da tekrar eden durumlarda apse oluşabilir ve bu
nedenle cerrahi girişim gerekir. Uzun dönemde tüplerde yaptığı
hasar gebe kalamamaya neden olabilir.
30)Yaygın olarak
söylenen "üşütme" ne kadar etkilidir?
Doğrudan bir ilişkisi yoktur ancak genel vücut direncini
düşürmesi sonucunda bazı enfeksiyon etkenlerinin kuvvetli olarak
genital sistemi ve idrar yollarını etkilemesi mümkündür.
31)Rahimde ve
yumurtalıkta iltihaba bağlı olarak apse oluşursa ne yapılır?
Apsenin mutlaka boşaltılması gerekir. Genç kadında sadece
apseyi boşaltarak tüpleri ve rahimi korumaya gayret edilir. İleri
yaşta rahmi ve yumurtalıkları çıkarmak daha etkili tedavi sağlar.
Ancak tekrarlama olasılığı her zaman vardır. Bu tip apsesi
boşaltılan hastaların son derece dikkatli olmaları özellikle
ateşleri yükseldiğinde doktorları ile temasa geçmeleri gerekir.
32)Her akıntı iltihabı
mı gösterir?
Normalde her kadında "fizyolojik akıntı" denilen ve normal
olan bir akıntı vardır. Ancak bu akıntı şeffaf, kokusuz ve az
miktardadır ve adetin belirli dönemlerinde artar. Akıntının rengi
kokusu miktarı değişirse iltihabı gösterebilir. Her akıntının
mutlaka iltihaba bağlı olabileceğini söylemek mümkün değildir.
Akıntıların nedenini araştırılması gerekir. Bazen normal sevikal
akıntıyı enfeksiyona benzetip tedavi etmek sonra birçok sorunu
birlikte getirir.
33)Şeker hastalığı olan
kişilerde meydana gelen iltihap ve akıntının tedavisi değişir mi?
Bu kişilerde enfeksiyona ve akıntıya çok daha sık rastlanır.
Bilinen yöntemlerin yanı sıra şeker hastalığını doğru şekilde
tedavisi esastır. Yoksa tekrarlamalar çok sıktır. Özellikle vulva
denilen genital kısımda geniş enfeksiyon alanları hatta apseler
oluşabilir.
34)Endometriozis
denilen hastalık nedir?
Rahim içini döşeyen ve her adette dışarı atılan dokunun
normalde bulunmaması gereken yerlerde bulunması durumu ve buna
bağlı olarak gelişen rahatsızlıktır. En çok yumurtalık ve rahimin
arkasında ve peritonda rastlanır. Yumurtalıkta yaptığı kistin adı
çikolata kistidir. Bazen kadının tüm genital organlarını tutacak
şekilde yaygın olabilir.
35)Endometrioziste ne
şikayetler olur? Ne kadar sıklıkta rastlanır?
En önemli yakınmalar; adet ağrısı, gebe kalamama ve cinsel
temas sırasında ağrıdır. Kesin tanısı laparoskopi denilen yöntemle
konulur. Oranı oldukça yüksektir. Klinik şikayet olarak adette
ağrı ilk adet gördüğü yıllarda görülmez sonraki dönemde görülmeye
başlar. Hiçbir şikayeti olmayan kimselerde çocuk olmama durumu söz
konusu ise başka neden bulunamıyorsa endometriozis içinde
değerlendirilmesi gerekir.
36)Endometrioziste ne
gibi sorunlarla karşılaşılır?
Bu rahatsızlık en sık gebe kalamama nedeni ile hekime başvuran
kişilerde tespit edilir. Tedaviye cevap vermeyen ağrıların (kasık
ağrısı) yaklaşık yarısında neden bu hastalıktır. Bunun dışında
yumurtalık kistleri vb. rahatsızlıklar da yapabilir. Bu durumda
ameliyat gerekli olabilir. İleri evrelerde kısırlığa neden
olabilir.
37)Yumurtalık iltihabı
ne demektir?
Sadece yumurtalıkların iltihapların bir durum çok nadirdir.
İltihap varsa, pratik olarak rahim ve tüpleri de içine de alır, o
zaman adı pelvic inflamatuar hastalık olur. İleri şekilde tüp ve
yumurtalık apsesi şeklindedir. Kadında genital sistemle ilgili
önemli bir hastalıktır. Apse oluşmuşsa mutlaka ameliyat
yapılmalıdır. Tedaviye cevap verse de zaman zaman tekrarladığı
görülmektedir.
38)Kasık ağrısının
nedeni nedir?
Eğer idrar yollarında bir iltihap ve benzeri yoksa kaynağı
genellikle genital organlardır. Vaginanın, rahimin iltihabı
durumları ve endometriozis denilen hastalık bu durumda en olası
teşhistir. Jinekolojik bir neden bulunamıyorsa, bel kemiği,
sinirleri, adale yapısı ve batının diğer organları incelenmelidir.
39)Mantar hastalığı
nasıl oluşur?
Genital organlardaki mantar enfeksiyonları genel hijyen
bozukluğu vücudun savunma sisteminin zayıflaması, antibiyotik vb.
bazı ilaçların kullanımı şeker hastalığı gibi durumlarda sık
olarak ortaya çıkar. Böyle bir neden yoksa olay basit olarak
vaginanın doğal koruyucusu olan asitik ortamın değişmesine
bağlıdır. Bunun için herhangi bir akıntının çok iyi
değerlendirilmesi gerekir. Bilinçsiz tedavi mantar hastalığının en
önemli nedenlerinden birisidir.
40)Mantar hastalığı
nasıl tedavi edilir?
Genellikle fitil tarzındaki ilaçlar kullanılır. Dirençli ve
tekrar eden bazı kişilerde hap formundaki ilaçlar da
kullanılmaktadır. Vagina asit ortamının sağlanması bile yeterli
tedaviyi sağlar. Bu hastalıkta da zaman zaman tekrarlamaların
görüldüğü bilinen bir gerçektir.
41)Mantar bulaşıcı
mıdır?
Mantar bulaşıcı değildir, buradaki asıl sorun kişinin mantara
ortam hazırlamasıdır. Çünkü; mantarlar ortamda doğal olarak zaten
vardır. Ancak gerekli ortamı bulamazsa enfeksiyona yol açamaz. Sık
antibiyotik kullanımı en önemli etkenlerden biridir.
42)Ağrısız doğum mümkün
müdür?
Epidural anestezi ile günümüzde ağrısız vaginal doğum yapmak
mümkündür. Burada yöntem anestezik maddenin belden verilmesi
sonucu, doğum ağrılarının duyulmaması sonucunu verir.
43)Herhangi bir kanser
olmayan hastalıkta örneğin miyom nedeni ile rahimi alınması
gereken kişilerde yumurtalığın da birlikte alınması doğru mudur?
Veya bunun bir yaşı var mıdır?
Rahimi alınan kişilerde her zaman yumurtalığın da alınması
doğru değildir. Ancak menopoza girecek yaşta veya buna yakın
yaştaki kişilerde yumurtalık da rahimle birlikte alınmalıdır.
Menopozun esas nedeni rahim değil yumurtalığın erken devreden
çıkartılmasıdır. Türkiye’de ortalama menopoz yaşının 46-48
olduğunu varsayarsak, bu yaşlar idealdir. Yoksa yumurtalığı
çıkarmamak gerekir. Ancak ameliyat olan ve rahimi alınan
kimselerde yumurta normale göre daha önce fonksiyonunu kaybeder.
44)Doğumdan ne kadar
zaman sonra adet görülmesi gerekir?
Halk içinde 40’ ıncı güne kadar adet görülmesi sözü doğrudur.
Eğer bu sürede adet görülmüyorsa, hekim lohusanın gebe olup
olmadığını değerlendirdikten sonra, adet görmesine yardımcı
olmalıdır. Bu konuda kadınlarımızın kendi kendilerine ilaç veya
başka bir yöntemle adet görmeye çalışmaları doğru değildir.
45)Rahim ağzındaki
yaralarda tedavi nasıl yapılmalıdır?
Öncelikle smear kontrolü yapıldıktan sonra yapılır. Tüm
yaraların yakılması gerekmez ancak bazılarında yakma yerine loop
ile çıkartılması çok daha iyi kozmetik sonuç verir.
46)Kasık ve belde olan
ağrının nedeni nedir?
Genellikle hanımlarımız kasık ve bel ağrısının sadece kadın
hastalıklarına bağlı olduğunu zannederler. Ancak; kadın
hastalıklarının da dışında bu ağrıları yapacak birçok neden vardır
ve bunların araştırılması gerekir. Özellikle belde, kemik ve
sinirlerle ilgili ağrıların iyi değerlendirilmesi gerekir.
47)Kadınlarda aşırı
kıllanmanın nedeni nedir? Tedavisi var mıdır?
Bazı hastalar normal olan kıllanmanın dahi kendilerine sorun
yapabilmektedir. Kıllanmalar ırksal olabildiği gibi, bazen
vücuttaki bir takım organların iyi çalışmamalarına, örneğin;
yumurtalık böbreküstü bezi gibi bazen de tümöre de bağlı olabilir.
Bunun için hastanın kıllarını kendi kendine temizlemesi hatadır.
Mutlaka biri ile görüşülmesi ve onun fikrine göre hareket edilmesi
uygundur.
48)Bir defa sezaryen
olan her zaman sezaryen olmalı mıdır?
Böyle bir kaide yüzde yüz değildir. Bir önceki sezaryen nedeni
son derece önemlidir. Ancak sezaryen sonrası rahimin,ikinci doğum
esnasında eski sezaryen yerinden yırtılma ihtimali vardır. Ancak
iki defa sezaryen olan kimsenin üçün doğumunda normal doğum
yapmaması gerekmektedir. İlk defa sezaryen olanın ne nedenle
olduğu çok önemlidir.
49)Normal doğum veya
sezaryen arasındaki fark nedir? Hangisini yaptıralım?
Her iki doğumda kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır.
Doğum şeklini hasta ve hekim birlikte karar vermesi gerekir. Ancak
anne ve çocuk için vajinal doğum sezaryen ile doğumdan daha
iyidir. Sezaryen anne ve çocuk açısından gerekli durumlarda
uygulanmalıdır.
50)Çocuğun erkek veya
kız olduğunu gebelik esnasında anlamak mümkün müdür?
Gebeliğin belirli haftasında ultrason ile saptamak mümkündür.
Ancak çok erken gebelikte dahi kromozon araştırması ile kesin
tespiti yapılabilir.
51)İstenilen cinste
çocuk sahip olma olasılığı var mı?
Şu anda %70 kız,%80 erkek çocuk yapmak mümkün ancak önümüzdeki
yıllarda bunu %100 hale getirmek imkanı vardır.
52)Doğum yapan bir
kimse ne kadar süre sonra ikinci doğumu yapmalıdır?
Çocuk açısından özel bir istek yok ise bu sürenin iki yıl
olmasında fayda vardır. Arka arkaya olan doğumlar daha sonraki
yıllarda bir çok sorunu da birlikte getirmektedir. Özellikle rahim
ve karın sarkmaları bel ve kasık ağrılarının ve çeşitli
önlenemeyen akıntıların nedenidir.
53)Eşin (plasentanın)
önde gelmesi tehlikeli midir? Nasıl belirti verir?
Bazen son derece tehlikeli kanamalar yol açar. Bir gebede
sebepsiz, ağrısız ve de tekrarlayan kanama mevcutsa eşin önden
gelmesinden şüphelenmek lazımdır .Her türlü gebelik kanamasında
olduğu gibi bunda da hemen doktora başvurulmalıdır. Ultrasonografi
ile kesin olarak belirlenmektedir.
54)Miyom nedir? Ne
zaman ameliyat edilmelidir?
Miyom adet gören kadınlarda ortaya çıkan kanser olmayan selim
bir hastalıktır. Rahim içerisinde kanamaya yol açmıyorsa ve küçük
ise ameliyatına gerek yoktur. Ortalama her 4 kadından birinde
miyom olabilir. Büyümenin artması ile birlikte bazı baskıya bağlı
şikayetler de artar.
55)En etkili ve
zararsız doğum kontrol yöntemi hangisidir?
Bu konuda kesin bir şey söylemek zordur. Yukarıdaki sorunun
net bir cevabı olsaydı o yöntem kullanılır başkası kullanılmazdı.
Her doğum kontrol yönteminin faydaları ve zararları mevcuttur.
Ülkemizde en çok spiral ve doğum kontrol hapları kullanılmaktadır.
Son yıllarda uzun yıllar örneğin; 5 yıl kadar etkili cilt altına
verilen hormonal preparatlar uygulanmaktadır. Ancak; bunun belirli
sakıncaları mevcuttur.
56)Dış gebelik nedir?
Erken tanısı mümkün müdür?
Dış gebelik döllenen yumurtanın rahim içine yani olması
gereken yere değil dışına yerleşmesidir. Eğer gebeliğin büyümesi
ile birlikte yırtılırsa öldürücü kanamalara yol açabilir. Hasta
zamanında başvurursa yırtılmadan tespiti ve buna göre de daha
kolay tedavisi mümkündür.
57)Rahim sarkması neden
olur? Tedavisi var mıdır?
Rahim sarkması genellikle çok fazla doğumlardan özellikle
genital sistemi ayakta tutan pelvisin gerek adalelerinin gerekse
bağ dokusunun gevşemesinden dolayı meydana gelir ve genellikle
genç yaşta görülür. Çeşitli tedavilerin dışında rahimin de
çıkartılması gerekebilir. Bazen rahim çıkartılmasına rağmen vajina
tabanında sarkma görülmektedir. Bunun da ameliyatla düzeltilmesi
mümkündür.
58)İdrar kaçırması için
mutlaka ameliyat gerekir mi?
40 yaşın üzerindeki kadınların %15-20 ‘sinde idrar kaçırma
şikayetleri mevcuttur. Şikayet nedeninin mutlaka aydınlatıldıktan
sonra eğer operasyonla düzeleceği belirlenirse ameliyat
yapılmalıdır. Yoksa operasyon başarısızlıkla sonuçlanır.
59)Doğum sonrasında
meme iltihabı nasıl olur?
Doğum sonrası meme bakımı çok dikkatli yapılmalıdır. Özellikle
bebeklerin emmesi sonucu oluşan çatlaklardan enfeksiyon çok kolay
olarak meme içine girmektedir, memede bulunan süt ise mikroplar
için bulunmaz bir ortamdır. Bu durumda çok kısa zamanda meme
apsesi oluşur. Bunun için meme başı bakımı iyi yapılmalı ve memede
fazla süt bırakılmamalı, en küçük kızarıklık ağrı ve ateş
durumunda doktora başvurulmalıdır.
60)Kaç yaşına kadar
genç bir kız adet görmeli ve kadınlık organları gelişmelidir?
14 yaşına kadar segonder karakterleri seks karakterleri
dediğimiz meme, koltuk altı ve pubis kılların gelişmesi gerekir.
Bir genç kız 16 yaşında ve adet görmüyorsa bir sorun olması
olasıdır.
61)Meme başından sıvı
gelmesi bir sorun yaratır mı?
Bu durumun meme muayenesi ile birlikte dikkatlice
değerlendirilmesi ve laboratuar testleri istendikten sonra hastaya
bilgi verilmesi gereklidir. Bazen çok önemli bir nedenin sonucu
olabilir.
62)AIDS cinsel yolla
bulaşır mı? AIDS’li annelerin çocukları bu virüsten etkilenirler
mi?
En çok bulaştığı durum seksüel temastır. Bunun dışında kan
veya kan ürünlerinin kullanımı ile de bulaşabilir. AIDS’li
annelerin çocuklarının bu hastalığa yakalanma riski son derece
yüksektir. AIDS’li annelerin gebe kalmamaları gerekir.
63)Üreme çağındaki bir
kadının her ay gebe kalma şansı ne kadardır?
Üreme çağında düzenli cinsel temasta bulunan normal fertil bir
çiftin her ay gebe kalma şansı ortalama %20’dir. Bir yıl içinde
korunmayan bir çiftin gebe kalma şansı %95’tir. Evlilikte hiçbir
koruma metodu uygulanmamasına rağmen bir yıl içinde çocuk
olmuyorsa bir sorun olduğu düşünülmelidir.
64)Kısırlığın nedeni
daha çok kadına mı aittir?
Kısırlık nedeni erkek, kadın veya ikisi birden olabilir. %30
olguda neden erkek , %50 olguda neden kadın ve %20 olguda her
ikisi sorumludur. Erkeğe ait başlıca nedenler sperm üretilmemesi
veya hareketsiz, anormal sperm üretimidir. Kadına ait başlıca
nedenler tüplerin tıkalı olması veya yumurtlama olmamasıdır. Bu
bakımdan çocuğu olmayan kimselerde önce erkek
değerlendirilmelidir. Erkeğin değerlendirilmesi hem pratik ve hem
de kolaydır . Kadın daha sonra değerlendirmeye alınır.
65)Arkaya dönük
rahim,şişmanlık veya stres kısırlığa yol açar mı?
Kadınların %80’inde rahim öne doğru dönükken, %20’sinde arkaya
dönüktür. Rahmin arkaya dönmesi kısırlığa yol açmaz, sadece
endomettriozis veya pelvik iltihabi hastalıkta bu pozisyonu alır.
Şişmanlık kısırlığa yol açmaz fakat polikistik over hastalığı
dediğimiz yumurtlama ve hormon bozukluğu ile beraber olabilir.
Stres kısırlığa yol açmaz.
66)Rahim içi araç veya
doğum kontrol hapı kısırlığa yol açar mı?
Rahim içi araç veya doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda
kısırlık riski artmaz. Sadece rahim içi araç kullanan kadınlarda
tüplerin tıkanmasına neden olabilecek pelvik iltihabi hastalık
riski biraz daha yüksektir. Bu hastaların yılda bir kontrolleri
gerekir.
67)Sigara ve alkol
erkekte kısırlığa yol açar mı?
Fazla miktarda sigara ve alkol erkek kısırlığında rol
oynayabilir. Sigara spermin sayısını ve hareket yeteneğini
azaltır. Alkol ise sperm yapımını azaltır. Ayrıca alkolizm
iktidarsızlığın önemli nedenlerinden biridir.
68)Polikistik over
hastalığı ne demektir?
Polikistik yumurtalar yumurtalıkların ultrasonografi veya
laparaskopi ile normalden büyük özel bir görüntüsüyle
karakterizedir. Yumurtalıkların dış yüzeyleri kalın ve çok sayıda
küçük kistler içerir. Klinik olarak adet düzensizliği, şişmanlık,
kıllanma ve kısırlık ile ilişkilidir.
69)Tüp bebek işleminin
kaç aşaması vardır?
1.Yumurtalıkların uyarılması ve takibi.
2.Yumurtaların toplanması.
3.Yumurtaların laboratuvarda sperm ile döllenmesi.
4.Oluşan embriyoların rahime yerleştirilmesi.
70)Yumurtlama yapan
ilaçların kanser yapma etkisi var mı?
Son yıllarda böyle bir olasılık ortaya atılmışsa da şu anda
bunu kanıtlayan bilimsel bir veri yoktur. 6 aydan daha fazla süren
kısırlık ilaçları ve özelliklede kalçadan yapılanları kullanan
kişilerde risk diğerlerine göre az da olsa artmaktadır. Bu
kişilerin daha dikkatli takibi gerekmektedir.
71)Tüp bebeğin başarı
oranı nedir?
Tüp bebekte başarıyı ölçmek için değişik oranlar kullanılır.
En güvenilir olan her tedavi başına canlı doğum (take home babay
rate) oranıdır. Bu oran kliniklere göre değişmektedir dünya
ortalaması % 20 civarındadır.
72)Suni döllenme ne
demektir?
Kocanın spermlerinin direkt veya yıkandıktan sonra rahmin
içine veya ağzına bir kanül yardımıyla olup yardımla üreme
yöntemlerinin en basit şeklidir.
73)Erken menopoz ne
anlama gelmektedir?
40 yaşın altında adetlerden kesilmeye erken menopoz
denmektedir. Tanı için kanda bakılan hormonlar (Folikül stimülan
hormon, lüteinizan hormon ve östrojen) önemlidir.
74)Hangi cinsel
problemler kısırlığa yol açabilir?
Cinsel temasta bulunamama (Vaginismus), ağrılı cinsel ilişki,
erken boşalma ve iktidarsızlık.
75)Mikroenjeksiyon ne
anlama geliyor ve hangi hastalarda yapılıyor?
Laboratuvar koşullarında özel aletlerle bir tek spermin bir
kadın yumurtasına sokulması işlemine mikroenjeksiyon adı verilir.
Başlıca ağır erkek kısırlığında veya daha evvel tüp bebek
uygulanmış fakat başarısız olunmuş hastalarda uygulanmaktadır. Bu
yöntemde laboratuvar olarak hiç spermi olmayan kimselerde
testisinde canlı spermi yakalananlar bile çocuk sahibi
olabilmektedir.
76)Miyomlar kısırlığa
neden olur mu?
Eğer miyomlar rahimin iç kısmına yerleşmişse gebelik ürünün
yerleşmesine engel olabilir. Bazen büyük miyomlar erken doğum ve
düşüğe neden olabilirler. Ancak miyom çoğunlukla kısırlığın etkeni
değildir.
77)Gıft nedir?
Tüpleri normal olan (en azından bir tanesi) kadınlarda tüp
bebeğe alternatif bir yardımla üreme yöntemidir. Bu yöntemle
yumurtalar ve sperm bir kateter yardımı ile laparoskopi ile
hastanın tüplerine yerleştirilir. Tüp bebeğe göre daha doğal bir
ortamda kısırlık engellenmektedir.
78)Hormon tedavisi
erkek kısırlığında yarar sağlar mı?
Eğer erkekte neden hormon yetmezliği değilse (ki bu da
olguların çok azında görülür) hormon tedavisi erkek kısırlığında
yarar sağlamaz. Özellikle hormon tedavisi görecek hastaların çok
iyi değerlendirilmesi gerekir.
79)Tüp bebek anormal
bebek riskini artırır mı?
Eldeki sonuçlara göre tüp bebek yöntemi ile oluşan
gebeliklerde normalden farklı olarak fizik veya genetik olarak
anormal doğum riski yoktur.
80)Laparoskopi nedir?
Laparoskopi özel endoskopi aletleri ile karından açılan küçük
delikler (2-3 tane) ile direk kadınlık organlarının (rahim, tüpler
ve yumurtalıklar) gözlenmesidir. Bu yöntemle kadın hastalıkları
ile ilgili birçok ameliyat yapılabilmektedir.
81)Kadın ayın kaç
gününde gebe kalabilir?
Normalde gebe kalma süresi bir ay içinde üç gündür. 28 günde
bir adet gören kadının normal gebe kalma günleri 12-15 günler
arasındadır. Ama her kadın bu günlerde adet görecek diye kesin bir
kaide yoktur.
82)Mongol çocuk nedir,
anne karnında tanısı mümkün müdür?
Mongol çocuk (down sendromu), kromozom bozukluğuna bağlı
olarak ortaya çıkan ve tipik yüz görünümü, zeka geriliği ve ilave
anomaliler ile birlikte olabilen bir hastalıktır. Anne karnında
tanısı konabilir.
83)Bu hastalığın anne
karnında tanısını nasıl koyabiliriz?
Down sendromunun kesin tanısı, anne karnındaki çocuğa ait
hücrelerde, kromozon tetkiki yapmakla mümkündür. Anne karnındaki
çocuğa ait hücreleri çocuğun içinde bulunduğu suwdan (amniyos
sıvısı), plasentasından veya kanından örnek alarak elde
edebiliriz.
84)Çocuğa ait hücre
elde etme işlemlerinin riski var mıdır?
Bu işlemler ultrasonografi eşliğinde yapılan invaziv
işlemleridir ve belli oranda riskleri vardır. Her gebelikte düşük
riski vardır, bu işlemler mevcut düşük riskini % 0.5 artırırlar.
Yapılan her 200 işlemden birinde, işlem nedeniyle düşük riski
vardır. Bundan dolayı bu invaziv girişimler, risk grubundaki
gebelere önerilir.
85)Risk grubundaki
gebeler kimlerdir?
35 yaş ve üzerindeki gebelerde ve daha önce mongol çocuk
doğurmuş kişilerde, kromozom anomalili çocuk doğurma riski
yüksektir ve bu testler önerilmelidir. Ayrıca bazı genetik geçişli
hastalıkları olanlarda da kromozom tayini yapılmalıdır.
86)Üçlü tarama testi
nedir, ne anlama gelir?
Üçlü tarama testi, anne kanında bakılan ve mongol çocuk
doğurma riskini ortaya koyan bir testtir. Bu test anne karnındaki
çocuğun mongol olup olmadığını göstermez yalnızca, mongol olma
riskini ortaya koyar. Bu test ile riski yüksek çıkan gebelere,
kesin tanı için invaziv testler önerilir. Üçlü test 16.-20.
gebelik haftaları arasında her gebeye yapılmalıdır. 35 yaş
üzerindeki gebelerde bu testi yaptırmadan direkt olarak invaziv
testler önerilmelidir.
87)İnvaziv testler
kaçıncı gebelik haftasında yapılmalıdır?
Anne karnındaki çocukta down sendromu tanısı, 20. gebelik
haftasından önce konulmalıdır ki, bu olgular düşük ile
sonlandırılabilsin. Dolayısıyla amniyosentez 16.-18. Gebelik
haftaları arasında yapılmalıdır.
88)İnvaziv test kararı
nasıl verilmelidir?
Hekimin görevi mevcut riskler konusunda aileyi
bilgilendirmektir. Karar tamamen ameliyat olmalıdır. Ailenin
verdiği karar doğrudur.
89)Gebede ultrason
çekilmesinin zararları var mıdır?
Ultrasonun çocuk üzerinde olumsuz etkisini gösteren bir bulgu
bildirilmemiştir. Buna karşılık pek çok faydası söz konusudur.
Gebeliği süresince bir kadının en az birkaç defa ultrasonografiye
girmesinde hiçbir sakınca yoktur. Ancak bu yöntemin de konuyu iyi
bilen kişiler tarafından yapılmasında, çocuktaki anomalilerin
tespiti açısından önemli faydası olduğu açıktır.
90)Ultrasonun faydaları
nelerdir?
Konjenital anomalilerin, anne karnında tanısı ultrasonografi
ile mümkündür. Özellikle yaşama bağdaşmayan anomalilerin erken
tanısı ve bu gebeliklerin 5. aydan önce sonlandırılmaları
mümkündür. Dolayısıyla özellikle konjenital anomalilerin tanısı
açısından her gebelikte 16.20. gebelik haftaları arasında
ultrasonografi çekilmelidir.
91)Kalıtsal
hastalıkların anne karnında tanısı var mıdır?
Çok sayıda kalıtsal hastalık bilinmektedir ve bunlardan bir
kısmının anne karnında tanısı mümkündür. Burada önemli olan nokta,
anne karnındaki çocukta neyin araştırılacağının kesin bilinmesi
gerektiğidir.
92)Ölü doğum yapan
kimselerde ne yapılmalıdır?
Ölü doğum yapan kişide mutlaka ölüm nedeni ortaya
koyulmalıdır. Bunun için de öncelikle, ölü doğan çocuğa otopsi
yaptırmak gerekir. Ölü doğumun kesin olarak nedenini ortaya
koymak, o gebenin daha sonraki gebeliklerinin takibinde yol
gösterici olacaktır. Ancak her ölü çocuğu olan kimsenin bir dahaki
çocuğunda aynı şeyleri olacağını söylemek mümkün değildir.
93)Kan uyuşmazlığı
nedir? Önlenebilir mi?
Rh negatif anne ve Rh pozitif baba söz konusuysa kan
uyuşmazlığından bahsedilir. Öncelikle tüm gebelerin kan gruplarına
bakılması gerekir. Rh negatif anne Rh pozitif bebek doğurursa
mutlaka doğum sonrası kan uyuşmazlığı iğnesi (Rh antiglobulin)
yapılmalıdır. Bu işlem daha sonraki gebeliklerin etkilenmesini
önleyecektir.
94)Kan uyuşmazlığından
etkilenmiş fetusların tedavisi mümkün müdür?
Kan uyuşmazlığından etkilenmiş fetusların tanısı ve anne
karnında tedavisi mümkündür. Yapılan işlem anne karnında çocuğun
kanının değiştirilmesi işlemidir ve ülkemizde de belirli
merkezlerde başarı ile uygulanmaktadır. Burada önemli olan
hastanın yakın takibidir.
95)Şeker hastalarının
gebelikleri nasıl takip edilir?
Şeker hastalarının gebelikleri, kadın doğum ve diabetik
doktorları ile birlikte takip edilmelidir. Bu kişiler daha gebe
kalmadan bu açıdan değerlendirilmeli ve kan şekerleri kontrol
altındayken gebe kalmaları sağlanmalıdır. Bazen hiçbir sorunu
olmayan kadınların gebelikle birlikte gizli şeker hastası olduğu
ortaya çıkabilir.
96)Kalp, böbrek vb.
hastalıklara sahip gebelerin takibi nasıl olmalıdır?
Bu tür sistemik hastalıklara sahip gebeler, bu konuda
deneyimli ekipler tarafından takip edilmelidir. İlgili dahiliye
hekimiyle birlikte yapılacak takip gebeliğin en iyi şekilde
sonlanmasını sağlayacaktır. İleri derecede kalp hastaları ile
kronik böbrek hastalığı olanların son derece hassas olması
gerekir.
97)Gebe takibi ne zaman
başlamalıdır?
Anne adayı gebe kaldığını anladığı an doktora başvurmalı ve 2.
aydan itibaren gebelik takibi başlamalıdır. Her gebelik aynı
dikkat ve titizlik içinde takip edilmelidir. Burada anne ve
bebeğin ayrı ayrı değerlendirilmesi önemlidir.
98)Çocuk hareketleri ne
zaman hissedilir?
Çocuk hareketleri ilk gebeliklerde 5- 5.5 ayda, 2. daha
sonraki gebeliklerde 4- 4.5 ayda hissedilir. Anne çocuk
hareketlerini takip etmesi önemlidir. Sağlıklı çocuklar anne
karnında gün boyunca belli aralıklarla hareket ederler. Çocuk
hareketlerinin sayısının azalması veya hareket etmemesi, çocuğun
sıkıntıda olduğunun göstergesi olabilir ve bu konuda açıklık
sağlamak için hemen doktora başvurulmalıdır.
99)Gebelikte sigara
içmenin zararı var mıdır?
Sigara içenlerin çocukları düşük doğum ağırlıklı doğarlar.
Gebelikte sigara içilmemesini ve hatta gebenin yanında sigara
içilmemesini (pasif içicilik) sağlamak gerekir.
100)Kalp hastası bir
gebenin doğurması sakıncalı mıdır?
İleri evre kalp hastası ise doğurması sakıncalı olabilir.
Erken evrelerde bir sorun olmaz. Bu konuda kardiyolog ile kadın
doğum uzmanının işbirliği yapması gerekmektedir.
Prof Dr. Macit Arvas
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları
ve Doğum Ana Bilim Dalı. Jinekolojik Onkoloji Bölüm Başkanı.
Türkiye Jinekoloji Derneği Başkanı.
Muayenehane: JİNOB. Teşvikiye cad. Sayın Ap. No: 109/2
Teşvikiye/İst
Telefon: 0212 260 68 10-212 260 68 50
E-posta:
macitarvas@hotmail.com
|