|

|
|
ÖFKE VE GEŞTALT TERAPİ YAKLAŞIMI
Hande Kılınç Kunt.
Uzman Psikolojik Danışman (Klinik Psikoloji Yüksek Lisans)
Öfke, normal ve insani ve genellikle sağlıklı bir duygudur.
Üzgün hissetmek, korkmak kadar varoluşumuzun parçasıdır. Kontrol
dışına çıkarak zarar veren bir nitelik kazandığında, öfke,
insanların özel ve profesyonel yaşamlarında işlev bozukluklarına
sebeb olabilir.
Geştalt bakış açısına göre, herhangi bir biyolojik, psikolojik
veya sosyolojik bir durumu incelerken, ilk önce kişinin ve
çevrenin etkileşiminin doğasında olup bitenler odak noktasına
alınmalıdır ( Perls, Hefferline & Goodman, 1951). Öfkenin
doğasını aydınlatmak ve çözüm yollarını bulmak için de kişi ve
çevrenin dinamik ilişkisinde olanlar ele alınmalıdır.
Öfke Nedir
Öfke, basit bir sinirlilik veya kızgınlık durumundan yoğun
hiddet durumuna kadar değişen duygusal bir durumdur (Spielberger
& Jacobs & Russell, & Crane, 1983).
Öfke Durumunda Bedensel ve Fizyolojik Değişiklikler
Diğer duygular gibi, öfke durumundada doğal bir şekilde
kendiliğinden bedensel ve fizyolojik bazı değişiklikler olur.
Kalp atışı ve kan basıncı artar, kaslar gerilir, adrenalin
hormonlarının salınımı artar (Goleman, 1995).
Öfke Duygu
Durumu ve Ailenin Etkisi
Öfke gibi kuvvetli duyguların fark edilmesi, ifade edilmesi veya
ifadesinin durdurulması çocuğun gelişiminde kendisi için önemli
olan diğerleriyle ilişki içinde öğrenilir.
Geştalt yaklaşımına göre, şimdi ve buradaki davranışlar çocukluk
dönemlerinde yaşanan ve özümsenmemiş yaşantılardan etkilenirler.
Yaşam içinde çeşitli sebeblerle doyurulmamış ihtiyaçlar
“tamamlanmamış işler” oluştururlar (Perls et al., 1951).
Tamamlanmamış iş, yani karşılanmamış ihtiyaç, söz konusu
ihtiyacın önemine ve aciliyetine bağlı olarak kişinin zihnini
meşgul eder ve onu rahatsız eder (Polster & Polster, 1973).
Bastırılan arzular/dürtüler unutulmazlar, yokolmazlar. Bunlar,
çeşitli şekillerde kendilerini ifade edecek yollar bulurlar-
kaslarını kasmak, diğer tüm hislerini hissetmemeye başlamak,
bedensel şikayetler, psikosomatik rahatsızlar (Latner, 1973).
Örnek olarak, çocuk annesine öfkesini ifade ettiğinde
reddedildiğini deneyimlerse bunu annesinin sevgisinin kaybı
olarak anlamlandırır. Böylece, öfkesini ifade etmenin kendine
zarar vereceğini ve daha fazla incinmemek için bundan kaçınması
gerektiğini öğrenmeye başlar. Öfke duygusu kaçınılmaz olarak
yaşanan bir duygu olduğu için de, onu hissetmeye başladığında
onu yok saymak için yöntemler geliştirmeye başlar. Örnek olarak,
6 yaşındaki Ali “kızgınlığım geçene kadar gözlerimi
yumacağım”der. . Bu tür kuvvetli duyguların aile içinde uygun
şekilde deneyimlenip ifade edilmesine uygun bir ortamın
sağlanamamış olması, çocuğun sağlıklı şekildeki gelişimine
müdahale eder (Oaklender, 1992).
Öfke Duygusunun İfade Şekilleri
Öfke duygusuyla baş ederken bireylerin kullandıkları sağlıklı ve
sağlıksız yöntemler vardır. Kişi, yetişkinlikteki şartları
çocukluğundan farklı da olsa, o dönemlerde hayatta kalmak için
duygularıyla baş etmek için yaratıcı bir şekilde bulduğu
yöntemleri farkında olmadan yetişkinlik dönemindede kullanmaya
devam eder (Joyce & Sills, 2001 ).
Geştalt terapi yaklaşımına göre, duyguların işlevi, kişinin
içinde bulunduğu anda onun için en acil olan ihtiyacıyla ilgili
farkındalığını arttırmak, ve bununla ilgili olarak harekete
geçmek için gerekli enerjisini toplamasına yardım etmektir.
Diğer duygular gibi, öfkenin de kişiye verdiği mesajı doğru
okumak kişinin hayatta kalması için gerekli ve sağlıklıdır.
Özellikle, bireysel sınırlarına müdahale olduğunda öfkelenmek,
içinde bulunduğu mevcut durumunda bir şeylerin değişmesi
gerektiğini kişiye haber veren ve ifade edilmesi gerekli olan
sağlıklı bir duygu durumudur (Grenberg , 2002). Örnek olarak,
sürekli geç kalarak sizi bekleten bir arkadaşınıza “her
seferinde haber vermeden geç kalmandan dolayı öfkeleniyorum”
diyebilmek hem bilgilendirir olur hem de ilişkide arada olan
bitenleri aydınlatır.
Öfkeyi sözel olarak dışarıya ifade etmek yerine, bazı durumlarda
kişi bu enerjiyi içinde tutar yani kendine döndürür. Bedensel
gerginlikler, psikosomatik rahatsızlıklar, depresyon veya
kendine zarar verme şeklindeki davranışlar bu güçlü dürtünün
kendine döndürülmesinin sonuçlarıdır (Joyce & Sills, 2001).
Bugental (2001)’a göre, bizim için hissetmesi zor olan duyguları
farkındalıktan uzak tutarsak, varoluşumuz için gerekli olan çok
önemli bir bilgiden kendimizi yoksun tutarız. Bu sebeble,
mutluluk gibi hoş duyguların yanında, öfke, acı gibi taşınması
zor duyguların farkındalığına da açık olabilmek, yaşam içinde
hareket ederken daha fazla seçimimiz olduğunu görmemize yardımcı
olur.
Öfkenin ifade edilmesiyle ilgili olarak diğer bir uçta da “fevri
şekilde hareket ederek” duygularını ifade etmek durmaktadır. Bu
tür durumlarda, duygular kişinin kendine ve/veya ötekine zarar
veren şekilde uygunsuz ve fevri şekilde ifade edilir (Joyce &
Sills, 2001). Örnek olarak, Can bey işten eve geldiğinde eşi
zamanında yemeği hazırlamamış olursa veya çocuklar sesli bir
şekilde oyun oynarlarsa, öfkeyle herkese patlıyordu. Genelde
kendini ihmal edilmiş hissettiğinde öfkelenen Can bey’in bu
örüntüyü fark etmesi zaman alır. Zaman içinde öfkesinin altında
yatan “acı”sına ulaşmasına ve altta yatan ihtiyaçlarını fark
etmesine yardımcı olunur.
Yukarıdaki örnekte görüldüğü gibi, hissedilen öfke, kişiyi bir
zarardan veya kişisel sınırlarına müdahaleden koruyan bir işleve
hizmet etmiyorsa sağlıksızdır (Greenberg, 2002). Geştalt terapi
yaklaşımına göre, bu tür yoğun duygulanımlar genelde geçmişte
doyurulmayan bazı ihtiyaçlar dolayısıyla tamamlanmayan bazı
döngülerden kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla, kişinin içinde
bulunulan anda deneyimledikleri yaşadığı öfkenin nedeni olmaktan
çok, tetikleyici olma niteliği taşımaktadır.
Terapi ortamında, geçmişte yaşanan ama şimdi ve burada kişinin
bedeninde, duygusunda, düşüncesinde, davranışlarında izdüşümleri
görebilen yaşantılarının farkındalığa getirilme sürecine eşlik
edilir. Öfkeyi hissetmeden önce ne tür düşüncelerin zihninden
geçtiği, ne tür duyumlar ve duygular hissettiğine dikkat
etmesine destek olunur. Böylece, danışanın kendisinde çeşitli
sebeblerle sahiplenmediği yaşantılarını sahiplenmesine ve
gestalt’ın tamamlanmasına uygun bir ortam sağlanır. Örnek
olarak, kendisi için önemli kişilerle ilgili duygularının
üzerinde çalışmış bir kişi için arkadaşının onunla kaşlarını
çatarak ve sesini yükselterek öfkeli bir şekilde konuşması,
annesinin kaşlarını çatması ve sesini yükseltmesi sırasında
yaşadığı korkuyu tetiklemiyecek ve içinde bulunduğu duruma uygun
tepkiyi verebilecektir.
Öfke duygusu ile ilgili neler yapılmalı?
* Öfke genelde acı, güçsüzlük gibi duyguları maskeler. Bu
sebeble, öfkeliyken onu görmezden gelmek yerine, ihtiyacımızın
ne olduğunu anlayabilmek gereklidir
* Karşılaştığımız durumlarda ne olup bittiğinden çok, bu
uyaranları sizin nasıl algıladığınıza ve yorumladığınıza
odaklanmak önemlidir.
* Öfkenizi karşı tarafa ifade edeceğiniz zaman, öfkenizi
sahiplendiğinizi aktaran ve karşı tarafı suçlamayan bir dil
kullanmak, karşı tarafın sizi duymasını ve işbirliğine
girmesinin yollarını açar.
KAYNAKLAR
Bugental, J. F. T. (2001), The Search for Authenticiy: An
Existential- Analytic Approach to Psychotherapy. New York: Holt,
Rinehard and Winston, Inc.
Daldrup, R. J. & Beutler, L. E. & Engle, E. & Greenberg, L. S.
(1988), Focused Expressive Psychotherapy: Freeing the
Overcontrolled Patient. NY: The Guilford Publications, Inc.
Greenberg, E. T. (2002), Emotion-Focused Therapy: Coaching
Clients to Work Through Their Feelings. Washington, D.C:
American Psychological Association.
Goleman, D. (1995), Emotional Intelligence. New York: Bantam.
Joyce, P. & Sills, C. (2001), Skills in Gestalt Counseling and
Psychoterapy. London: Sage Publications.
Latner, J. (1973),The Gestalt Therapy Book. New York: The Julian
Press, Inc.
Perls, F. S. (1973), The Gestalt Approach and Eyewitness to
Therapy. Palo Alto , CA: Science & Behavior Book.
Perls, F. & Hefferline, R., F. & Goodman, P. (1951), Gestalt
Therapy: Excitement and Growth in the Human Personality. New
York: Dell.
Polster, E. & Polster, M. (1973), Gestalt Therapy Integrated:
Contours of Theory & Practice. New York: Vintage Books.
Spielbergen, C. D., Jacobs, G. & Russelss, S. & Crane, R.
(1983), Assessment of anger: The state-trait anger scale. In:
Advances in personality assessment, Vol: 3, eds. J. N. Butcher &
C. D. Spielberger. Hillsdale, NJ: Lawrence Erlbaum Associates,
pp.112-134.
Oaklander, V. (1992),Gestalt therapy with children: Working with
anger and introjects. In: Gestalt Therapy: Perspectives and
appliations, ed. Edwin C. Nevis. New York: Gestalt Institute of
Cleveland Press, pp.263-283.
Yazışma Adresi:
kilinc_hande@yahoo.com
Persona Life Sağlıklı Yaşam ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi
Doku Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi
|
|
|