|

|
|
PRADER-WİLLİ SENDROMU
Prader-Willi sendromu başta
zeka geriliği, duygulanım bozukluğu ( duygusal dengesizlik),
kaslarda güç kaybı ve hipotonus, kısa boylu cücelikle beraber
iştah bozukluğuna bağlı morbid obezitenin gözlendiği nadir bir
kalıtsal hastalıktır. Nadir görülebilen bir hastalık olarak
görünse de, en fazla sıklıkta ortaya çıkan bir hastalıktır.
Hastalık adını ilk kez 1956 yılında sendromu tarif eden üç
hekimden almaktadır (Prader, Labhart ve Willi). Hastalığın görülme
sıklığı değişkenlikler göstermekle beraber ortalama her 16,000
canlı doğumda bir (1/16000) olarak kabul edilebilir. Genellikle
genetik ve doğumla gelen bir sendrom olmasına rağmen, doğumdan
sonra hipotalamusa verilen bir zarar da bu sendromun oluşumuna
neden olabilmektedir. İki evresi vardır.
1. Evrede ; Sürekli uyku durumu, solunum problemleri, cinsel
organların az gelişmiş olması, altı yaşına kadar genel gelişimsel
bozukluk, altı yaşından önce aşırı iştah, ilerleyen yaşlarda
obezite, büyüme hormonunun azlığı, ince ses tonu, yüksek ya da
düşük vücut ısısı vb. gibi durumlar gözlenmektedir.
2. Evrede ; Hafif ya da orta derecede zihinsel gerilik (40-105
arası IQ), koordinasyon, denge ve kuvvet gibi motor becerilerde
gerilik, gecikmiş konuşma, kısa sürekli bellekte, dikkat ve
kavramada gerilik, davranış problemleri (inatçılık, tutturma, öfke
nöbetleri, kavgacı kişilik, obsesif davranışlar, çalma),
yaralarını koparma, ileri yaşlarda 2. tip şeker hastalığı,
horlama, romatizmal problemler, yüksek tansiyon, sağ taraflı kalp
yetersizliği, mide ülseri vb. gibi durumlar gözlenmektedir.
Prader-Willi sendromlu çocuklarda badem gözler, kısa boy, gevşek
kaslar, belirgin ve dar yüz hatları, küçük eller, küçük cinsel
organ, koyu tükürük, göz problemleri, ince üst dudak ve küçük ağız
gibi fiziksel özellikler gösterirler.
Prader-Willi sendromunun moleküler genetik mekanizması babadan
gelen (paternal) 15. (onbeşinci) otozomal kromozomun uzun kolunda
11 ila 13 segmentler arası bölgede mevcut olması gereken genetik
materyalin yoksunluğudur (15q11-13). Vakaların % 70 ila 80’inde bu
kaybın bir mikro-delesyon sonucu oluştuğu bilinmektedir. Aynı
kromozomun maternal (anneden gelen) kopyasında Prader-Willi
sendromuna yol açan genler baskılanmış olduğundan (genomic
imprinting) hastalık dominant geçiş gösterir. İlginç olan, aynı
mikro-delesyonun anneden gelen (maternal) 15. kromozomda olması
ise tamamen başka bir hastalığa, Angelman sendromuna yol
açmasıdır. Bu olgunun sebebi söz konusu kromozom bölgesinin
maternal ve paternal genomda farklı şekillerde baskılanmış
olmasındandır.
Prader-Willi sendromu ve Angelman sendromu komşu bölgelerde
yerleşik olsa da farklı genlerin yoksunluğu sonucu oluşan
dolayısıyla kendilerine has farklı klinik tablolar sergileyen iki
ayrı sendromdur. Bir başka deyişle moleküler genetik tanı
bakımından (genlerin komşuluğundan dolayı) benzerlik sergileseler
de moleküler etiyoloji her iki hastalıkta birbirinden farklıdır.
Angelman sendromunda rol oynayan temel gen bir ubiquitin ligazı
kodlayan UBE3A geni iken Prader-Willi sendromunda rol oynayan
primer genin mRNA işlenmesinde rol oynayan bir ribonükleoprotein
olan (small ribonucleoprotein N) SNRPN geni olduğu rapor
edilmiştir.
Prader-Willi sendromunda genetik analiz, hastalığın nadir
görülmesinden ve henüz hastalarda tedaviye yönelik bir yöntem
mevcut olmadığından dolayı, hastalara yalnızca tanı amaçlı testler
olarak önerilmelidir. Hastalığın erken tanısında ve ayırıcı tanıda
genetik analiz en kesin sonuç veren yöntemdir. Ancak prenatal ve
yeni doğan tarama testleri veya taşıyıcılık testlerinin
Prader-Willi sendromunda yeri henüz sınırlıdır.
Prader-Willi sendromu durumunda ailenin bu konuda bilgilenmesi ve
duygusal olarak hastalığın 2. evresine ailenin kendisini
hazırlaması gerekmektedir. İleride ortaya çıkabilecek davranış
problemleriyle baş etme konusunda aile eğitim almalıdır.
Prader-Willi sendromlu çocuğun, obeziteyi önlemek amacıyla yaşamı
boyunca sıkı bir diyet altında tutulması ve bu diyetin başlanması
için hiç vakit kaybetmeden bir hekime başvurulması gerekir.
Obezite durumu çok tehlikeli, hatta ölümcül boyutlara
ulaşabildiğinden, çocuğun çevresindeki ve okulundaki herkesin bu
konuda haberdar edilmesi gereklidir. Vitamin ve kalsiyum
takviyeli, düşük kalorili bir diyet uygulanmalıdır. Acı
eşiklerinin yüksek olmasından dolayı, mikrobik durumları tespit
etmek zordur. Bu nedenle de sürekli takip altında olmaları
gerekir. Çocuğun yoğun olarak kustuğu zamanlarda mutlaka bir
doktora gösterilmesi gerekir. Motor becerilerini geliştirmek için
vakit kaybetmeden fizik tedaviye başlanması, konuşma terapisine
başlanması ve büyüme hormonu takviye edilmelidir.
(Hazırlayan; Erdi Kanbaş-Özel Eğitim Uzmanı)
KAYNAKÇA
- Prader-Willi Sendromu, Özel Dengeli Yaşam Özel Eğitim ve
Rehabilitasyon Merkezi. www.dengerehabilitasyon.com
- Prader-Willi Sendromu, Gökay-Biotech Ltd. www.gbt-genetik.com
|
|
|