|

|
|
BEBEK VE UYKU PROGRAMI
Ne kadar da zordur gecenin bir vakti, gözünüzden uyku akarken,
uykusunu almış gözüken, cin gibi gözlerle size bakıp oyun oynamak
isteyen çocuğunuzu tekrar yatağa dönmesi için ikna etmeye
çalışmak… “Uyusun da büyüsün” lafı boşa söylenmemiştir, elbette ki
bebeklerin uykuya ihtiyacı vardır. Fakat “bebek dediğin uyur da
büyür” diyerek çocuğunuzu bütün gün uyutmaya çalışan anneniz büyük
bir olasılıkla bebeğin uykusunun eğitilmesi gerektiğinden, hatta
bu eğitimin onun sadece fiziksel değil psikolojik gelişimi için de
ne kadar önemli olduğundan haberdar olmayabilir.
Uyku programlanabilen eğitilebilen bir sistemdir. Bu sistemi
oturtmak başlangıçta güç olabilir fakat anne babalar kararlı ve
tutarlı bir şekilde, yılmadan uygulamaya devam ederlerse olumlu
sonuçlara ulaşabilirler.
Anne karnından yeni çıkmış bir bebeğin gündüzle gece ayrımını
bilmesi beklenemez, ama iki üç hafta içinde bu ayrımı yavaş yavaş
anlamaya başlar. Bebeğin en baştan itibaren geceyle gündüzün
farkını algılayabilmesi için çabalamak gereklidir. Bunun için de
gündüz uykularını sizin yaşamınızı sürdürdüğünüz odada (yani
normal yaşam sürerken, televizyonunuz veya müziğiniz açıkken, siz
telefonla konuşurken, mutfakta yemek yaparken, vb.) veya odasında
ama perdeler açık, oda aydınlık şekildeyken uyuması; gece
uykularını da mutlaka kendi odasında, karanlık ve sessiz ortamda
uyuması ona bu ayrımın farkına varması için yardım eder. Ayrıca
diğer çok önemli bir konu bebeğinize gün içinde istediğiniz kadar
sevgi gösterin, onu bol bol öpün, kucaklayın, onunla konuşun,
uykudan uyandığında gürültülü sevinç gösterilerinde bulunun; fakat
geceleri uyandığında onunla minimum kontakta bulunmaya çalışın.
Beslenecekse besleyin, altı değişecekse değiştirin fakat onunla
konuşmamaya, sosyal iletişimde ve fiziksel temasta bulunmamaya,
eşinizle konuşmak durumundaysanız kısık sesle konuşmaya ve işinizi
en kısa sürede halledip onu tekrar yatağına koymaya gayret edin.
Nasıl olsa sabah olduğunda bol bol sarılmak için bebeğiniz yine
sizin! En başlarda sürekli odasına kadar gidip yorulmak
istemiyorsanız bebeğinizi kendi odanızda (ama mutlaka kendi
yatağında) yatırabilirsiniz fakat bu uygulamayı bebeğiniz 2 aylık
olduğunda bitirmelisiniz. Doğumundan itibaren bebeğinizi kendi
odasında yatırmanızın size şu açıdan faydası olabilir: en baştan
siz de bu düzene alışırsınız ve 2 ay sonra kendi odasına almakla
ilgili bir sıkıntı yaşama riski söz konusu olmaz.
Bebek 3-4 aylık olduğunda artık yatağına konulduğunda ve tek
başına uyuyabilme eğitimine başlamak için hazırdır. Bebeklerin
genel olarak aylara göre toplam uyku saatleri vardır. Örneğin yeni
doğmuş bir bebek günde 16-18 saat uyur ve bu süre gittikçe azalır.
3-4 aylık olduğunda genelde iki-üç kısa gündüz uykusuyla birlikte
toplam 13-14 saat civarında uyur. Ancak toplam uyku saati bebekten
bebeğe değişebilir. Yapılacak ilk iş sizin bebeğinizin bir günde
toplam kaç saate ihtiyacı olduğunu saptamaktır. Bunun için birkaç
gün boyunca bebeğinizin uykusuna hiç müdahale etmeden ufak bir
deftere kaydını tutabilirsiniz. Gece saat 12den ertesi gece 12ye
kadar uyuduğu saatleri toplayarak bebeğinizin genel olarak uyku
ihtiyacını öğrenmiş olursunuz. Örneğin bebeğiniz toplam 13-13,5
saat uyuyor, fakat uykular çok düzensiz: gece 2 saat uyanık
kalıyor, 5’te tekrar uykuya dalıyor, sabah 10’da uyanıyor, gündüz
bazen hiç bazen de üç kısa uyku uyuyor. Oldukça karışık olan böyle
bir düzeni bile normale çevirip, bebeğinizi yatağına koyduğunuzda
kendi kendine uyumasını sağlamanız mümkün. Ancak bir süre yorulup
uykusuz kalmayı, bebeğinizin odasıyla kendi yatağınız arasında
mekik dokumayı göze almalısınız.
Bebeğinizin uykusunun kaydını tuttuktan sonra derin bir nefes alıp
karar verin ve her sabah bebeğinizi aynı saatte uyandırmaya, 2
veya 3 kısa gündüz uykusu uyutmaya ve akşamları da aynı saatte
yatırma programına başlayın. Unutmayın amacımız sonuçta
bebeğinizin tek başına ve önceden belirlediğiniz ihtiyacı olan
saat kadar uyumasını sağlayabilmek. Bebeğin uykuya daldığı ve
uyandığı saatlerin kaydını tutmaya devam edin. Programı uygularken
uyuyan bebeğinizi saati geldiğinde uyandırmaktan çekinmeyin,
ayrıca arabada giderken zamansız uykusu gelen bebeğinizi
uyutmamaya çalışın. (lütfen büyüklerin “uyuyan çocuk uyandırılır
mı”, veya “uykusu var bırak uyusun” sözlerine kulak asmayın-ilerde
bir türlü uyumak istemeyen çocuğunuzu uyutmak için siz uğraşmak
zorunda kalacaksınız) En başlarda bebeğinizin uyku düzeni hemen
oturmayacaktır çünkü malum “onun alışmış olduğu düzen, düzensiz
uyku”dur. Gece 12’de uykusu gelen bebeğinizin uykusunu yavaş yavaş
11:30’a, ertesi gün 11’e ve bu şekilde sonuçta bebekler ve küçük
çocuklar için en uygun uyuma saatleri olan 8:00-9:00 arasına
çekebilirsiniz.
Genel Yöntemler:
Bebeklerin akşam uyuması gündüz uyumalarından daha zordur.
Akşamları yattıklarında daha çok ağlarlar, uykuya dalmaları daha
uzun sürer. Bunun en büyük nedeni akşam anne babadan ve sosyal
hayattan ayrılmak istemezler. Kısa olan gündüz uykusundan sonra
anne babaya kısa süre sonra kavuşacaklarını, akşam uykusuyla ise
çok daha uzun süre onlardan ayrı kalacaklarını sezerler. Ayrıca
akşamın karanlığı onlar için daha belirsiz ve korkutucu olabilir.
Akşam için bir uyku rutini oluşturun, her gece aynı işlerden
oluşan bir rutin bebeğinizin kendini güvende hissetmesini ve bu
güvenle uykuya daha rahat dalabilmesini, ayrıca bu rutin
başladığında kendini uykuya yavaş yavaş hazırlamasını sağlar.
Tipik bir rutin şöyle oluşturulabilir. Bebeğinize yaşına göre en
anlayabileceği şekilde sözel olarak artık uyku vaktinin geldiğini
ve biraz sonra gidip yatılacağını bir kaç kez söyleyin. Küçük
bebekler “ee yapacağız” gibi kısa sözleri daha kolay
anlayabilirler. Daha sonra belki sıcak bir banyo, ya da sadece
elini yüzünü ılık suyla yıkama; dişleri fırçalama alışkanlığı
kazanması için en başlarda sadece kemirmesi için daha sonra taklit
becerileri geliştikçe fırçalama taklidi yapması için eline
vereceğiniz ufak bir diş fırçası; sonra pijamalarını giyme; daha
sonra yaşına uygun bir kitap okuma (birlikte kitabın resimlerine
bakma); daha sonra meme veya biberonla beslenmesi; sonra hafif ve
sakinleştirici bir müziğin açılması; ışıkların kapanması ve belki
ufak bir gece lambasının açılması; bebeğin yatağa konulması
(mutlaka henüz uykuya dalmamış olarak); belki bir şarkı veya ninni
söylenmesi ve odanın terk edilmesi. Bütün bu rutin her gece
tutarlı bir şekilde uygulanmalıdır. Uygulama sırasında fazla
aksiyon içinde olmamaya, oyun oynamamaya, (şimdi oyun değil uyku
zamanıdır) sakin olmaya, sakin bir şekilde konuşmaya çalışarak
çocuğunuzun uyku için kendisini hazırlamasına yardımcı
olmalısınız. Bebekler ve çocuklar her şeyi anlamıyor gibi gözükse
de ses tonunuzdaki veya hareketlerinizdeki duyguları hemen fark
ederler. Dolayısıyla bebeğinizin yine uyumayacağından korkan
kaygılı ses tonunuz bebeğinizi olumsuz etkiler.
Bebek yatağa konulduktan sonra:
Meme, biberon, emzik emerek, kucakta veya ayakta sallanarak veya
buna benzer bir alışkanlıkla uykuya dalabilen bir bebek gece
uyandığında da bu alışkanlığını isteyecek ve tekrar uykuya
dalmakta güçlük çekecek, hatta bu alışkanlığını bırakması da güç
olacaktır. Bu nedenle böyle bir alışkanlığa hiç başlamadan yatağa
yatırarak uyutmaya çalışmak en iyisidir. (emzik bebeğinizin gündüz
emme güdüsünü karşılamak üzere verilebilir fakat uykuya dalarken
sizin kontrolünüzdeki emzik yerine kendi kontrolünde olan
parmağını emerek kendini sakinleştirip uyumaya alışması
bireysellik, bağımsızlık gelişimi için daha uygundur-parmak emmek
bizim toplumumuzda nedense hoş karşılanmaz; oysa çocuğun 4 yaşına
kadar, hatta kalıcı dişleri çıkana kadar, parmak emmesi son derece
normaldir, zaten bu yaştan sonra parmak emmeyi kendi kendine
bırakır. Eğer 6 yaşına gelmiş ve hala bırakamamışsa anne babayla
ilişkide bir problem yaşanıyor olması gibi başka olumsuz faktörler
işin içine karışmış olabilir, o zaman da bu olumsuzluklar üzerinde
çalışılmalıdır) Akşam yatağına yatırdığınız bebeğiniz uyumuyor ve
ağlıyor. Elbette ki bebeğiniz kan ter içinde kalana kadar onu
savunmasız ağlatmak istemeyiz-bu onun sizinle olan güven
ilişkisini de zedeleyebilir- fakat bebeğiniz en ufak bir
hoşnutsuzluk sesi çıkardığında hemen yatağının kenarında soluğu
almak ta doğru değil. 3-4 dakika ağlamasına izin verip sonra
yanına gidip kucağınıza almadan sırtını sıvazlayarak, sakin ve
sevgi dolu sesinizle ona “uyuyoruz bebeğim, ee yapıyoruz”
diyebilirsiniz, veya ona uyku şarkısını söyleyebilirsiniz.
Bebeğiniz sakinleşmeyecek gibi görünüyorsa kucağınıza alıp bir
dakika gibi kısa bir süre sallamadan tutup tekrar yatağına
koyabilirsiniz. Tekrar ağlamaya başladığında, veya gece
uyandığında da yapılacak olan şey işte bu sistemi bebeğiniz
ağlamaya başladığı her seferde bıkıp usanmadan ve sakinliğinizi
koruyarak tekrar tekrar uygulamaktır. 4 aylık bebeğinizi siz gece
yatarken saat 11-12 civarında beslemeniz onu sabaha kadar idare
eder, dolayısıyla onu artık bütün gece beslemeden uyumaya
alıştırabilirsiniz. Saat 3’te uyanan bebeğinizi o saatte
beslerseniz ertesi gece tekrar aynı saatte uyanıp karnını doyurmak
isteyecektir.
Neden tek başına uyku?
Bebeğinizin tek başına uyuması elbette ki anne babanın rahat
edebilmesi, saatlerce çocuğu uyutmak için zaman ve enerji
harcamaması bakımından çok önemlidir. Fakat asıl çocuğunuz için
büyük bir önemi vardır ki bu da tek başına uyuyabilme becerisinin
onun bireysel, bağımsız, kendine güvenli yetişmesi için zemin
oluşturmasıdır. Hayata tek başına uyumayı başarmış olarak başlamış
bebekler, (uykuya ek olarak tek başına bir sürü şeyi yapmasına
fırsat verilmiş-yemek yemek, giyinmek, çevreyi özgür bir şekilde
keşfetmek, vb.) ileride kendinden daha emin, daha cesaretli
dolayısıyla merak duygusu daha gelişmiş, böylece başarılı ve
kendine yetebilen çocuklar ve bireyler olurlar. Denklem basittir:
Çocuk uyurken kendi kendine yetebilirse, büyüyünce de kendine
yeten bir çocuk ve sonrasında bir birey olur.
Yukarıda belirtildiği gibi bebeğiniz 3-4 aylık olduğunda tek
başına uyuma çalışmalarına başlamak uygundur. Bu zamanı
geçirirseniz daha uzun süre uğraşmak zorunda kalabilirsiniz, fakat
yine de başarmak mümkün. Çocuğunuz kaç yaşında olursa olsun
kuralları ve sınırları belirlemek, net ve tutarlı davranarak her
zaman sizin elinizde.
Not: Uyku programı tatillerde ve bebeğiniz hastalandığında
esneyebilir, fakat bir kaç gün içinde eski sisteme tekrar ayak
uydurulabilir.
Bihter Mutlu Gencer
Psikolog, Özel Eğitim Uzmanı
ELELE Çocuk ve Aile Psikolojik Danışmanlık ve Özel Eğitim Merkezi
Çeşme Sk. No:17 Yeniköy/İstanbul
Tel: 223 91 07 |
|
|