|

|
|
RAHİM
AĞZI (SERVİKS) KANSERİ
Her yıl 500 bin kadın
rahim ağzı kanserine yakalanıyor. Tüm dünyada meme kanserinde
sonra kadınlarda en sık rastlanan ölüm nedeni olan rahim ağzı
kanseri kadınların korkulu rüyası olmaya devam ediyor. Memorial
Hastanesi 8 Mart Dünya Kadınlar günü öncesinde konuya dikkat
çekmek ve kadınlarımızı bilinçlendirmek amacıyla bir toplantı
düzenledi.
Memorial’dan 8 Mart Dünya Kadınlar günü öncesi kadınlara özel
organizasyon…
Türkiye’nin önde gelen jinekolojik onkoloji uzmanlarından
Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Prof.
Dr. Derin Kösebay, “Rahim ağzı kanserinden korunma yollarını,
hastalığın tedavisini ve rahim ağzı kanseri aşısını” anlattı. 7
Mart Cumartesi günü Memorial Hastanesi Konferans Salonu’nda
düzenlenen etkinlik halka açık ve ücretsiz olarak
gerçekleştirildi.
Rahim Ağzı (Serviks)
Kanseri Neden Önemli?
Rahim ağzı kanseri, gelişmekte olan ülkeler ve az gelişmiş
ülkelerde en sık görülen jinekolojik kanser türüdür. Dünyada
yılda 500 bin yeni rahim ağzı kanserli hasta teşhis edilmekte ve
tahminen 1 milyon 500 bin kadar da bu kanserle yaşadığı tahmin
edilmektedir. Yine tahminlere göre her yıl 290-300 000 kadın bu
kanser nedeni ile hayatını kaybetmektedir. Rahim ağzı kanseri
genellikle 50 yaş civarında görülür fakat son yıllarda daha genç
kadınlarda görülmeye başlamıştır...
Sık Partner Değiştirenlerde Hastalığın Görülme Oranı Artıyor
Çok sayıda doğum yapmış, erken yaşta cinsel ilişkiye başlayan,
çok partner değiştiren, sigara içen, sosyoekonomik durumu kötü
olan ve HPV enfeksiyonu geçirenlerde görülmektedir. HPV, kadın
kanserleri arasında son yıllarda üzerinde en çok durulan
konudur, çünkü yapılan çalışmalarda rahim ağzı kanserine
yakalanan hastaların % 98’inde bu enfeksiyon saptanmıştır.
Hastalığın Belirtileri
Erken dönemde pek belirti vermez. Jinekolojik muayenede de rahim
ağzında bir şey görülmeyebilir. Ancak “Smear” denilen akıntı
tahlili veya “Kolposkop” adı verilen, rahim ağzını büyüterek
gösteren aletlerle değişiklikler fark edilebilir. Kesin tanı,
ancak şüpheli bölgeden alınan biyopsi ile konabilir. Hastalık
ilerlerse klinik belirtiler ortaya çıkmaya başlar. (Kanlı
akıntı, ilişki sonrası kanama, düzensiz kanama gibi) Ayrıca
hastanın muayenesinde ilerlemiş vakalarda rahim ağzında tümör de
görülebilir. Hastalık daha da ilerlediğinde; idrar problemleri,
defakasyon zorlukları (Büyük tuvalete çıkmada güçlük çekme) ve
bacak ağrıları görülmeye başlar.
Hastalığın Tedavisi
Erken dönemde basit bir operasyon (Konizasyon) ile sadece rahim
ağzındaki hastalıklı bölgeyi çıkararak tedavi edilebilirken;
hastalık ilerledikçe rahim ve etrafındaki çevre dokuları ve lenf
ganglionlarını çıkaracak büyük bir operasyona ihtiyaç duyulur (Wertheım
operasyonu ) Ayrıca operasyon sonrası tümörün yaygınlık
derecesine göre radyoterapi ve kemoterapi de vermek gerekebilir.
Daha ilerlemiş vakalarda operasyon artık yapılamaz, bu sebepten
radyoterapi ve kemoterapiye başvurulur. Hastalık erken dönemde
yakalanırsa tedavide % 100 oranında başarı sağlanabilirken;
hastalık ilerledikçe hem tedavi zorlaşmakta hem de başarı oranı
düşmektedir.
Rahim Ağzı Kanserinin Erken Tanısında İki Önemli Tanı Yöntemi
Vajinal Smear:
Bu test, son derece basit, kesinlikle ağrısız ve oldukça da ucuz
bir işlemdir. Senede bir bu testi yaptırmak rahim ağzı kanseri
açısından büyük bir güvence oluşturur. Vajinal Smear iki şekilde
yapılmaktadır. Klasik yöntemde; alınan akıntı bir cam üzerine
sürülür ve özel bir sprey ile tespit edildikten sonra
laboratuvara yollanır. İkinci şekilde ise; alınan materyal bir
şişe içindeki özel sıvıya boşaltılır. Bu şekilde laboratuvara
gönderilir ve orada belirli aşamalardan geçirilerek mikroskobik
muayenesi yapılır.
Kolposkopi:
Dürbüne benzer özel bir aletle rahim ağzına bakılarak rahim
ağzını döşeyen epitelin büyütülerek incelenmesidir. Rahim ağzı
kanseri bir günde başlayan bir olay değildir. Hücrelerde
başlayan bozulma zaman içinde ve giderek artar. İşte bu
değişiklikleri kolposkop muayenesi ile görerek takip etmek
mümkündür. Kolposkopi muayenesi smearle beraber
değerlendirilirse hata oranı da çok belirgin şekilde düşer.
Rahim Ağzı Kanseri Aşısı
Kadınları rahim ağzı kanserinden koruyan bu aşı “İnsan Papilloma”
virüsüne karşı hazırlanmıştır. Yaklaşık 7-8 sene önce bu virüse
karşı aşı ancak geliştirilebilmiş, uzun klinik deneyler sonucu
son iki sene içinde bütün dünyada kullanılan 2 tip aşı piyasaya
çıkarılmıştır.
Aşılardan biri; sadece rahim ağzı kanseri yapan Tip 16-18’e
karşı hazırlanmış ve rahim ağzı kanserinden koruyucu olarak
kullanılırken; diğeri HPV Tip 6-11-16-18 için hazırlanıp rahim
ağzı kanseri yanında genital organlarda görülen siğillerden de
korumaktadır. Her iki aşının daha azgörülen bazı HPV tiplerinede
etkili olduğu gösterilmiştir.
Başlangıçta bu aşıların ideal kullanılma yaşı 9-26 yaş arasında
olduğu düşünülmüşse de günümüzde, etkinliği 45’e kadar
uzatılmıştır. İnsan Papilloma virüsü kadınlarda rahim ağzı,
vajina ve vulvada (Dış genital organlarda) hastalığa neden
olmakla beraber; nadir olarak anüs, rektum ve ağız mukozasında
da hastalık yapabilir. Aynı şekilde de erkeklerde de dış genital
organ kanserlerinde rol oynamaktadırlar.
Aşı 3 kerede yapılmakta, ilk dozdan 2 ay sonra ve 6 ay sonra
yapılan tekrarlarla yeterli bir bağışıklık elde edilmektedir.
Bütün bu bilgiler, aşı olunduktan sonra yıllık Vajinal Smear
kontrollerinin terk edileceği anlamına gelmemektedir. 6 ayda bir
jinekolojik muayeneye mutlaka devam etmelidir.
|
|
|