|

|
|
ŞEKER HASTALIĞININ TİPLERİ
Prof. Dr. Metin Özata
Endokrinoloji, Diabet ve Tiroit Uzmanı
Ahmet Mithat Efendi Cad. 19/ 3
Kalamış-İstanbul
Tel: (216) 3486519
a) Şeker Hastalığının Tipleri
Şeker hastalığının bazı değişik tipleri vardır. Bunları aşağıda şu
şekil
de sıralayabiliriz:
Tip1 Diyabet
Tip 2 Diyabet
Metabolik Sendrom
Şeker hastalığının nadir görülen genetik tipleri
Pre-Diyabet dediğimiz ‘’Gizli Şeker’’
Gestasyonel Diyabetes Mellitus denilen ‘’Gebelikte görülen şeker
hastalığı’’
Brittle (oynak) diyabet
b) Tip 1 ve Tip 2 Diyabet
Şeker hastalığının esasta 2 tipi vardır ve bunlar Tip 1 ve Tip 2
diyabet olarak adlandırılır. Bunlardan en çok görüleni Tip 2
diyabettir ve tüm şeker hastalarının %90-95’i tip 2 diyabetlidir.
Tip 1 diabet daha çok çocuklarda görülen ve insülin ile tedavi
edilmesi gereken şeker hastalığı tipidir. Bu hastalıkta insülin
salgılanması olmadığından dışarıdan yapılan yapay insülin ile
tedavi yapılır. Haplar ile tedavisi mümkün değildir. Şeker
hastalarının yüzde 10’nu tip 1 diabet oluşturur. Tip 1 diyabet 9
aylıktan itibaren görülebilirse de en sık 12-14 yaşlarında ortaya
çıkar.
Tip 2 diabet ise genellikle 30 yaşından sonra ortaya çıkan şeker
hastalığı türüdür. Şeker hastalarının yüzde 80-90’nı tip 2
diabetlidir. Bu tip şeker hastalığında kanda insülin başlangıçta
yüksek olmasına rağmen etkisini gösteremez, ve kandaki yüksek kan
şekerini hücrelere sokamaz. Bu duruma “ insülin direnci “ adı da
verilir. Bununla birlikte bu hastalarda zamanla insülin salgısı
bozulabilir ve insülin tedavisine ihtiyaç gerekebilir.
Tip 1 ve Tip 2 diabet arasındaki farklılıklar aşağıdaki tabloda
verilmiştir
|
ÖZELLİK |
TİP 1 |
TİP 2 |
|
Hastalığın
başlangıcı |
Aniden |
Yavaş |
|
Kilo |
Genellikle
şişman değil |
Şişman veya
şişman değil |
|
Hastalığın
başlangıç yaşı |
Çocuklukta |
Sıklıkla 30
Yaşından sonra |
|
Ailede başka
şeker hastası |
%10-15’inde var |
%30’unda var |
|
Kanda antikor
varlığı |
Çoğunda var |
yok |
|
Tedavisi |
İnsülin Gerekir |
Hap ve İnsülin
|
|
Kanda insülin |
Yok |
Önce yüksek
sonra azalır |
Tip 1 ve Tip 2 Diabet
Ayrımı Nasıl Yapılır?
Laboratuvar tetkiki olarak ayırım için kanda anti-GAD antikoru,
insülin antikoru ve adacık amtikoru bakılır. Bu antikorlar pozitif
ise yani varsa o hastada tip 1 diabet var demektir. Tip 2
diyabetli hastalarda bu antikorlar kanda bulunmaz. Ayrıca mixed
yemek testine insülin cevabı ve glukagon iğnesine insülin ve C
peptit cevabı da bu konuda kullanılan tetkiklerdir.
C peptit hormon ölçümü de tip 1 ve tip 2 diyabet ayırımında
faydalıdır. C peptid pankreasdan insülin ile beraber salgılanan
bir hormondur. Tip 1 diyabetli hastalarda C –peptit kanda yoktur.
c) Metabolik Sendrom
Tip 2 diyabet veya gizli şekeri olan kişilerde birlikte tansiyon
yüksekliği, kanda trigliserit yüksekliği, insülin hormon
yüksekliği, ürik asit yüksekliği ve göbekte yağlanma ve şişmanlık
birarada ise bu duruma metabolik sendrom denir. Metabolik sendromu
yapan etken insülinin iyi çalışmaması yani insülin direncidir. Bel
kalınlığı veya bel çevresi artmış olanlarda (şişmanlarda) bu
hastalık daha fazla görülür. Birlikte karaciğer yağlanması,
yumurtalıklarda kist (polikistik over hastalığı), kan
pıhtılaşmasına eğilim, HDL kolesterolde azalma ve idrarla atılan
proteinde artma (mikroalbüminüri) birlikte olabilir. Bu kişilerde
kalp koroner damar hastalığı ve tip 2 şeker hastalığı çok sık
görülür. Metabolik sendrom sıklığı ülkemizde fazla olup yaklaşık
her 100 kişinin 20-25’inde vardır:
d) Gestasyonel Diabet Mellitus (Gebelik Diyabeti)
Sadece gebelik sırasında ortaya çıkan şeker hastalığına gebelik
diyabeti denir. Gebe kalmadan önce şeker hastalığı olan kadınlar
bu gruba girmez. Gebe kalan kadınların % 4-7’sinde şeker hastalığı
ortaya çıkmaktadır. Genellikle gebeliğin 24 ile 28nci haftaları
arasında ortaya çıkan bu tip şeker hastalığı bazen şişman
bayanlarda gebeliğin ilk aylarında ortaya çıkabilir. Gebelik
diyabeti olan kadınlar doğum yaptıktan sonra şeker hastalığı
kaybolur, ancak yaklaşık %50’sinde ileriki yıllarda tip 2 şeker
hastalığı oluşur. Bu yüzden doğumdan sonra 6 ayda bir açlık ve
tokluk kan şekerine bakmak gerekir.
e) Gizli Şeker (Pre-Diabet)
Açlık kan şekerinin 100 ile 126 mg/dl arasında olmasına ‘’Açlık
Kan şekeri Bozukluğu’’ adı verilirken, kan şekerinin yükleme testi
(OGTT) sırasında (75 gram glukozla yapılan şeker yükleme testinde)
2. saattte 140 ile 199 mg/dl arasında çıkmasına ise '‘ Şeker
Tolerans Bozukluğu’’ veya ‘’Gizli Şeker’’ adı verilir. İşte hem
açlık kan şekeri bozukluğuna hem de glukoz tolerans bozukluğuna ‘’Pre-Diabet’’
adı verilir. ‘’Pre’’ sözcüğü latince ‘’ön’’ veya ‘’erken’’
anlamına gelmektedir. Diğer bir deyimle şeker hastalığının ön veya
erken devresi demektir. Bu kişilerde diyabeti önleme programı ile
(sağlıklı beslenme, egzersiz ve fazla kiloların verilmesi)
hastalık geriletilebilir veya ortaya çıkması geciktirilir.
f) Nadir Görülen Genetik Şeker Hastalığı Tipleri
Tip 1 ve tip 2 şeker hastalığına pek benzemeyen bazı şeker
hastalığı tipleri vardır. Bunlardan birisi erişkin yaşta şeker
hastalığı gelişen kişilerin %10-15’inde görülen kısaltılmış ismi
‘’LADA’’ olan yada latince açık yazılımı ile ‘’Latent Otoimmün
diyabeti” hastalığıdır. LADA tipi şeker hastalığında pankreasdaki
beta hücreleri bağışıklık sistemi tarafından yavaş yavaş yıkılır.
Bu yıkım arttıkça insülin azalacağından kan şekerinde giderek bir
artış olur. Bu hastalar bazen yıllarca insülin kullanmadan sadece
tablet şeklindeki ilaçlarla şeker hastalığını kontrol ederlerse de
sonra insülin kullanmak zorunda kalırlar.
Diğer bir tip şeker hastalığı ise gençlerde ortaya çıkan tip 2
diyabet olup ‘’MODY’’ adı ile anılır. Bu hastalık daha nadir
görülür ve tip 2 diyabet erken yaşta ortaya çıkar; nedeni bazı
genetik bozukluklardır.
g) Brittle (oynak) Diyabet
Sıklıkla tip 1 diyabetli hastalarda bazen de tip 2 diyabetli
hastalarda ortaya çıkan ve kan şekerinin gün içinde aşırı
azalmalar ve artmalar göstermesi durumuna oynak (Brittle) diyabet
adı verilir. Bir hastada ‘’oynak diyabet’’ var diyebilmek için
uygun diyet ve günde 4 kez insülin yapılmasına rağmen kan şekerin
gün içinde yükselme ve düşmelerle seyretmesi gerekir. Bu
hastalarda enfeksiyon, hormon bozukluğu, insülin direnci, mide ve
bağırsaklarda gıda emilim bozukluğu, Şafak fenomeni (gece büyüme
hormonu artmasına bağlı sabah şekeri yüksekliği), Somogy etkisi
(gece şeker düşmesine bağlı sabah reaksiyon olarak kan şekeri
yükselmesi) ve psikolojik rahatsızlık gibi nedenler aranır. Bu
hastaların büyük çoğunluğunda (yaklaşık % 50’sinde) psikolojik
bozukluk vardır. Bazen de şekerdeki oynamalar hastada stres yapar
ve psikolojik sıkıntıların ortaya çıkmasına neden olur. Mide felci
denilen gastroparezi de şeker oynamalarına neden olabilir.
Bulantı, kusma ve midede dolgunluk varsa bu durumdan şüphelenmek
gerekir.
Kaynaklar ve Önerilen Kitaplar
1. Prof. Dr. Metin Özata, Tiroit Hakkında Bilmeniz Gereken Her
Şey, Epsilon yayınevi, 2005 (temin için:
www.yenisayfa.com.tr
)
2. Prof. Dr. Metin Özata, Tiroit hastalıklarına Güncel yaklaşım,
epsilon yayınevi, 2005 (Temin için:
www.yenisayfa.com.tr
)
3. Doğru Beslen Formda Kal, Prof. Dr. Metin Özata, Epsilon
Yayınevi, 2004 (temin:
www.yenisayfa.com.tr
)
4.
www.tiroit.org |
|
|