|

|
|
ZİHİNSEL ENGELLİ
ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM
Engelli olsun normal olsun
her birey cinsiyeti ile doğar. Cinsiyet kelime anlamı olarak
“dişi” veya “erkek” olma şeklinde açıklanmaktadır. Cinsel kimlik
ise kişinin cinsiyetinden haberdar olması ve cinsiyetine uygun
davranışlar göstermesidir. Bu noktada kişinin kendi cinsiyetinden
memnun olması, böyle yaşamaktan mutluluk duyması çok önemlidir.
Cinsel eğitim denince kişilerin aklına ilk gelen vücut
kısımlarının isimleri, fonksiyonları, üreme ve bununla ilgili
konular olmaktadır. Gerçekte cinsel eğitim bundan çok daha
kapsamlı ve anlamlı olmalıdır. Cinsel eğitim bireyin fiziksel,
duygusal ve cinsel gelişimini anlaması, olumlu bir kişilik kavramı
geliştirmesi, insan cinselliğine karşı, başkalarının haklarına,
görüş ve davranışlarına saygılı bir bakış açısı edinmesi ve olumlu
davranış biçimleri ve değer yargıları geliştirmesi eğitimidir.
Zihinsel engelliler de toplum içinde, toplumun katılımcı bir
bireyi olarak yaşamlarını sürdürmek için özel bakıma ve desteğe
gereksinim duyan bir kesimdir. Bu insanların çoğu kere
erişkinlerin sahip oldukları akli yeterliliğe ulaşamadıkları bir
gerçektir, ancak onlarda yemek yemek, su içmek, uyumak ve
özellikle sevmek, sevilmek paylaşmak ihtiyacındadır. Çünkü,
mideleri, kalpleri, dolaşım ve böbrek sistemleri, yumurtalıkları,
testisleri hülasa mental güçlükleri dışında tüm organları diğer
insanlar gibi çalışmaktadır. Vücut gelişimleri tam olmaktadır.
Nasıl acıkıyor ve sonuçta besleniyorlarsa ya da acıktıklarını
ifade edemeseler de yaşamak için beslenmeye ihtiyaçları varsa,
normal düzeninde çalışan hormonları nedeniyle cinsel aktivite ve
ifade edemeseler de istekleri de olacaktır.
Üstelik, kendilerini çoğu kere yeterince ifade edemeyen zihinsel
engellilerin her yönden olduğu gibi, cinsel istismara uğramaları
tüm dünyada sık rastlanılan istenmeyen durumlardandır. Zihinsel
engelli çocuk ve gençlerde cinsel gelişime baktığımızda normal
gelişim gösteren çocuklarla aynı sırayı izlediği ancak zihinsel
gelişim düzeyine bağlı olarak daha yavaş ve geriden takip
ettikleri görülmektedir. Gerçekte cinsel eğitim doğumla beraber
başlamaktadır. Erişkin yaşına hatta ölüme dek aile ve toplum
içinde sürmektedir. Erişkinlik döneminde de insanların bilgiye ve
desteğe ihtiyaçları bitmemektedir. Ancak maalesef erişkinler bunu
dile getirmekte zorlanır ve yardım istemekten çekinmektedirler.
Oysa küçük yaştan itibaren cinsel konularda sorulan sorular cinsel
eğitimin en önemli parçasını oluşturur.
Çocuklar önce cinsiyetle ilgili fiziksel farklılıkları fark
ederler. “Neden babaların bıyıkları var?”, “Neden babalar etek
giymez?”, “Neden kızların pipisi yok?” gibi sorular ilk
sorulardandır. Bu, anne-babanın da cinsiyetle ilgili ilk kez
bilinçli davranışta bulunduğu andır. Çünkü bu ana kadar cinsel
eğitimin bir anlamda gizli kaldığını, su üstüne çıkmadan sürdüğünü
söyleyebiliriz. Çocuğun çevresinde yaşı yakın kardeşler, akraba
veya komşu çocukları varsa cinsel konularla ilgili soruları daha
erken sorabilmektedirler. Aslında tüm yaşlarda sorulan cinsel
sorular için en önemli nokta anne-babanın soruları cevaplarkenki
tutumlarıdır. Çocuğu kesinlikle ayıplamamak, azarlamamak,
susturmamak gerekmektedir. Bu şekilde davrandığımızda çocuğumuz bu
soruların sorulmaması gerektiği fikrine kapılabilir ve cevapları
başka kişilerde arayabileceği gibi gözetleme veya deneyler yapma
yollarına da başvurabilir. Bu da cinsel eğitimin anne-babanın
kontrolünden çıkması, bir anlamda istemediğimiz bir yöne gitmesi
demektir. Oysa her aile çocuklarına kendi aile yapısı ve kültürü
doğrultusunda bir cinsel eğitim vermek ister.
Zihinsel engelli çocuk ve gençlerde cinsel gelişim incelenirken
takvim yaşları değil gelişim düzeyleri dikkate alınmalıdır. Bu
şekilde değerlendirildiğinde anne-baba veya eğitimcilere sorun
gibi görünen pekçok durumun gerçekte sorun sayılamayacağı
anlaşılır. Örneğin takvim yaşı 15, ancak zihinsel düzeyi altı yaş
olan bir genç cinsel organlar, göğüsler, bebeklerin nasıl doğduğu
ile ilgili sorular sorabilir. Bu sorular altı yaş zihinsel düzeyi
için beklenen normal sorulardandır. Bu çocuklara gelişimsel
düzeylerine uygun eğitim ve tepkiler verilmelidir. Zihinsel
engelli çocukların genelde yaşıtlarından daha fazla cinsel
ilgileri olduğu, daha fazla cinsel içerikli davranışları olduğu
düşünülmektedir. Oysa bu çocuklar cinsel içerikli davranışların
nerede, ne zaman, hangi durumlarda uygun olup olmadığını
bilemedikleri için yani bir anlamda cinsel tipli davranışlarını
kontrol edemedikleri için böyle algılanmaktadırlar.
Araştırmalar, erkek zihinsel engelli çocukların kız çocuklarına
nazaran (erişkin yada adölesan) cinselliğe ilgilerinin daha fazla
olduğunu, bu ilginin her iki cinste de IQ arttıkça arttığını
bildirmektedir. Zihinsel engelli çocuklarda, yaşam kalitesi,
yanlış yönlendirme, cinsel istismar, iş sahibi olamama, ifade
edemedikleri ve bu nedenle yardım alamadıkları cinsel dürtü ve
sorunları nedeniyle seksüel sapkınlıkların daha sık görüldüğü yine
araştırma sonuçları ile belirlenmiştir.
Herhangi bir davranışı sorun olarak tanımlamadan önce çocuklar
için uygun olduğunu düşündüğümüz davranışları hatırlamakta yarar
vardır. Çocuklar için uygun olduğunu düşündüğümüz bazı davranışlar
şunlardır ; Cinsel organlar, göğüsler hakkında soru sormak, banyo
yapan birini gördüğünde ilgi ile izlemek, doktorculuk oynamak,
evcilik oynamak, anne-baba ve değişik rolleri üstlenmek, bazen çok
heyecanlı, gergin, korkmuş iken cinsel organına dokunmak,
arkadaşları ile cinsellik hakkında konuşmak, kızsa erkek, erkekse
kız arkadaşı olduğunu söylemek, giyinirken veya banyo yaparken
yalnız olmak istemek, ayıp şakalar ve sözler duyduğunu söylemek,
bunları tekrar etmek istemek, cinsler arasındaki farkları merak
etmek, karşı cinsten birini rol gereği taklit etmek, hayvanların
üremelerini incelemek, diğer çocukları ve yetişkinleri öpmek,
onların kendisini öpmelerine izin vermek. Tüm bu sayılanlar
çocuğun gelişim düzeyine göre normal sayılabilecek
davranışlardandır. Herhangi birini problem olarak tanımlamadan
önce bazı noktalara dikkat edilmelidir. Bu noktalar ise ; zekâ
düzeyine uygunluk, şiddet, sıklık ve sürekliliktir.
Engelli çocuklara cinsel eğitim verirken bazı zorluklarla
karşılaşılmaktadır. Örneğin bazı çocuklarla göz kontağı kurmada
güçlük çekilebilir; bazıları konuşma problemi nedeni ile soru
soramaz veya sorulan soruları cevaplayamazlar. Ayrıca özrün tipi
ve derecesine göre çok tekrar gerekebilir. Bunların yanında bir
konuya da dikkat edilmelidir. Bu çocuklara cinsel konularda eğitim
verirken üstü kapalı bir anlatım, gizli kelimeler, yapmacık
benzetmeler kullanılmamalıdır. Somut, açık, net, onların yanlış
yorumlamasına izin vermeyecek bir anlatım kullanılmalıdır.
Zihinsel engelli çocuk ve gençlerin giyim tarzına da dikkat
edilmelidir. Bazen takvim yaşı büyük engelli çocuklara çok bebeksi
kıyafetler giydirildiği, saçlarının bebeksi bir modelde tarandığı
görülmektedir. Bu da çocukların çevre tarafından algılanışlarını
etkileyebilmektedir. Aileler bu konuya dikkat etmelidirler.
Maalesef, zihinsel ve fiziksel engelli çocuk ve gençlerin cinsel
hakları olduğu unutulmakta, cinsel konulardaki bilgi
gereksinimleri, cinsellikle ilgili duygu ve düşünceleri çoğu zaman
gözardı edilmektedir.
Pek çok araştırmacı yaptıkları çalışmalarda engelli bireylere
cinsel konularda yeterli bilgi verilmediği görüşündedirler. Normal
çocukların arkadaş ve anne-babadan bilgi alma şanslarının engelli
çocuklardan daha yüksek olduğu bilinmektedir. Gerçekten de engelli
çocukların yeterli arkadaşı yoktur. Pek çoğu özel bir eğitim
programı içindedir ve ayrıca bilgiyi ve olayları anlama ve
değerlendirmede sınırlılıklar vardır. Anne-babasından da bilgi
alamayan engelliler için bilgi alma kaynağı olarak medya
görülmektedir. Oysa çocuk ve gençlerin medyadan bilgi almasının
bazı tehlikeleri vardır. Medyadaki tüm modellerin doğru olduğu
söylenemez ayrıca çocuğun soru sorma, merak ettiklerini tartışma
şansı yoktur. Bu nedenle anne-babalar engelli çocuklarının cinsel
eğitimine gereken önemi vermelidirler. Eğitimcilerin yakındıkları
konulardan biri de küfür etmek, argo kullanmak veya küfür
niteliğinde hareketler yapmaktır. Zihinsel engelli çocukların
küfür etmeleri ve argo kullanmalarının nedenlerini şöyle
sıralayabiliriz ; Çocuk evde anne-baba, kardeşlerinden veya okulda
arkadaşlarından duyuyor olabilir ; kullandığı kelimenin anlamını
bilmiyor olabilir ; kullandığı kelimenin karşısındakini
inciteceğini bilmiyor olabilir ; söylemek istediği şey için uygun
kelimeyi bulamamış olabilir ; karşısındakini gerçekten kırmak,
incitmek istiyor olabilir ; anne-babasının ilgisini çekmek için
kullanıyor olabilir. Aslında hemen hemen tüm çocuklar küfür ya da
argo sayılabilecek pek çok sözcük bilirler. Ancak zihinsel engelli
çocuklar nerede kullanıp nerede saklayacaklarını
denetleyemedikleri için daha çok kullanıyor gibi algılanabilirler.
Aileler öncelikle kendileri iyi modeller sunmaya dikkat
etmelidirler. Çocuğun kelimenin anlamını bilip bilmediği ve
biliyorsa neden kullanmak istediği gözlenmelidir. İstenmeyen
sözcük yerine kullanabileceği seçenekler sunulmalıdır. Bu
alternatif sözcük çocukla beraber bulunabilir.
Zihinsel engelli çocuğun yakın çevresinin çocuğun cinsel
davranışlarına karşılık utanç, öfke, kızgınlık, korkma, acıma,
aşırı merhamet gibi duygularla hareket etmelerinin olumsuz
davranışlara yol açabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Zihinsel engelli çocuklarda istismarın daha yoğun olması,
kendilerini korumalarının daha zor olduğu bilinmektedir. Cinsel
istismar bir insana karşı işlenmiş ağır bir suçtur. Ergenlik
döneminde karşı cinse olan arzularının, art niyetli kişilerce
istismara uğratıldığı, özellikle bu kişilerin; çocukların kendini
ve olayı yeterince ifade edememesinden aldığı güçle bu istismarı
rahatlıkla gerçekleştirdikleri bilinen bir gerçektir. İstismara
(tecavüz, taciz) maruz kalınmaması için kesinlikle çocukların
ilişkide bulunduğu kurum ve yakın çevre kontrol altına
alınmalıdır. Olumsuz gelişmelere zemin hazırlayabilecek her türlü
şartlardan kaçınılmalıdır.
Ergen yaştaki engelli kızlar için en önemli konu menstruasyondur.
Genç kızlar mutlaka konuyla ilgili önceden bilgilendirilmeli,
psikolojik olarak hazırlanmalıdırlar. Vücudunun büyüyüp
olgunlaştığı için bu olayın yaşandığı, artık genç kızlığa adım
attığı anlatılmalı ve bunun yanında bakım ve temizlik konusunda da
rehberlik edilmelidir.İlk menstruasyon erkeklerin erkekliğe adım
atması sayılan sünnette olduğu gibi minik bir kutlama ile
kutlanabilir.
Cinsellik, yaşamımızın ve kişiliğimizin çok önemli bir parçasıdır.
Normal ve engelli tüm bireylerin cinsel konularda
bilgilendirilmeye ihtiyaçları olduğu ve tabii ki yaşlarına, toplum
içindeki konumlarına, ahlâkî değerlerine ve bireysel özelliklerine
göre değişse de cinselliği yaşamaya hakları olduğu
unutulmamalıdır.
Hazırlayan; Erdi KANBAŞ-Özel
Eğitim Uzmanı
KAYNAKÇA
- Artan, İstemihan. Engelli Çocuk ve Gençlerin Cinsel Eğitimi.
Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi. Sayı: 39. Mayıs:2003,
- Bakış. E, Ege. E, Timur, S. Engelli Kadınların Üreme Sağlığı
Sorunlarıve Etkileyen Faktörler. Cumhuriyet Ü. Hemşirelik Yüksek
Okulu Dergisi. Sayı:10. 2006.
- Seyyar, Ali. Zihinsel Özürlülere Yönelik Özel Cinsel Eğitim ve
Bazı Öneriler. www.kardestr.com
- Şatıroğlu, Hakan. Zihinsel Engellilerde Cinsel Yaşam ve Sağlık.
www.sosyalhizmetuzmanı.org
- Zihinsel Özürlü Bireylerde Cinsel Eğitim. Aile Eğitim Seti –
Zihin Özürlüler. www.ozida.gov.tr
|
|
|